Federe Kürdistan’da kadınların 2025 mücadelesi: Şiddete, krizlere ve sisteme karşı direniş

Federe Kürdistan ve Irak’ta 2025 yılı, kadınların şiddet, krizler ve ayrımcı yasalara karşı yürüttüğü mücadeleyle öne çıktı. Kadınlar; barış, grevler ve toplumsal eylemler yoluyla ataerkil zihniyete karşı güçlü bir duruş sergiledi.

HELÎN AHMED

Silêmanî - Federe Kürdistan Bölgesi ve Irak, olaylar ve değişimlerle dolu bir yılı geride bıraktı. Federe Kürdistan Bölgesi’nde kadınlar farklı alanlarda aktif roller üstlendi ve çeşitli mücadele biçimleriyle işgalciliğe, iktidar sistemine ve ataerkil zihniyete karşı direniş gösterdi.

Tüm dünya ve Federe Kürdistan ile Irak’ta krizlerle yüz yüze olan kadınlar bu krizlere karşı mücadelelerine devam ediyor. Hak savunucusu Bahar Munzir, kadınların elde ettiği kazanımlar ve maruz kaldıkları şiddeti ajansımıza değerlendirdi. Özellikle son yıllarda kadın katliamları ve şiddet vakalarının arttığına dikkat çeken Bahar Munzir, “Son bir yıl içinde kadınlar çok sayıda engel ve cinayetle karşı karşıya kaldı. Aynı zamanda örgütlü çalışmalar da kısıtlandı; bunun amacı kadın aktivistlerin cinayetler ve şiddet olayları üzerinde çalışmasını engellemekti. Ancak kendi çabamız ve kurumların desteğiyle kadın haklarını savunmak için çalışmalar yürütebildik. Kadınlara yönelik tüm ihlalleri belgeleyerek faillerin hukuk önüne çıkarılması için çaba gösterdik” dedi.

‘Kadınların sahaya çıkması aynı zamanda bir yüzleşme’

2025 yılında 8 Mart Ağı’nın kurulmasının kadınlar için önemli bir kazanım olduğunu dile getiren Bahar Munzir, “Bu ağ sayesinde kadınlara yönelik şiddetle kolektif biçimde mücadele edilmesi sağlandı. Ayrıca, Kişisel Statü Yasası’na karşı eski ve gerici alternatiflere karşı durabilecek bir çalışma zemini oluşturuldu. Çünkü bu yasa kadınlara yönelik şiddeti artırmakta ve kadınları ikinci sınıf konumuna itmektedir. Mevcut yasalar da kadınlara karşı şiddeti beslemektedir. Buna rağmen biz kadınlar umutla çalışmaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz. Bu nedenle Kürdistan Bölgesi’nde kadınların sahaya çıkması, şiddet ve ataerkil zihniyetle yüzleşmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

‘Kadın ve barış birbirinden ayrılamaz iki meseledir’

2025 yılında kadınların elde ettiği kazanımların barış ve kadın platformları alanında da öne çıktığını belirten Bahar Munzir, kadınların barışta aktif bir rol oynadığını vurguladı. Bahar Munzir, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Kadın ve barış birbirinden ayrılamaz iki meseledir. Kadınlar birlik kongrelerinde ve kadın meselelerine ilişkin çalışmalarda güçlü bir rol oynadı. Ortadoğu’nun farklı bölgelerinden kadınların katılımıyla birçok kongre düzenlendi; bu çalışmalar kadınların sorun ve sıkıntılarına çözüm üretmeyi amaçladı. Kadınlar ayrıca maaş sorunu nedeniyle yapılan memur ve öğretmen grevlerinde de önemli rol oynadı. 2024’ün sonundan 2025’in başına kadar süren öğretmen grevlerinde üç kadın öncü rol üstlendi, ardından diğer kadınlar da destek verdi. Kadın öğretmenler her zaman maaş meselesinde öncülük yaptı. Geçmişte öğretmenlik, siyaset ve peşmergelik denildiğinde daha çok erkekler akla gelirdi; ancak bugün kadınların ilerlemesiyle bu tablo tersine dönmüştür. Kadınlar, maaşların ödenmesi ve temel ihtiyaçların karşılanması talepleriyle düzenlenen protestolarda öncü rol üstlenmektedir. Çünkü eğer yalnızca erkekler bu eylemlere katılsaydı, toplumun tüm kesimlerinin sesi duyurulamazdı. Bu nedenle kadınlar halkın sesini duyurmada etkin rol oynamıştır. Bunun yanı sıra kadınlar siyasi ve askeri alanlarda da güçlü roller üstlenmeye devam etmektedir.”

‘Kadın ve erkeğin birlikte hareket etmesi önemli’

Bahar Munzir, bu yılın önemli gelişmelerinden birinin ‘özgür kadınların’ ortaya çıkışı olduğunu belirterek, bu kadınların kadın mücadelesinde büyük bir rol ve etki yarattığını söyledi. Bahar Munzir, “Kadınlar üzerindeki baskıların ve dayatmaların kırılmasında önemli bir rol oynadılar. Yasal, siyasi ve ekonomik engeller kadınların ilerlemesini zorlaştırsa da özgür kadınlar bu engellerin aşılmasında aktif rol aldı. Kadınlar siyasi süreçlerde ve mücadelelerde bir araç olarak kullanılmaktadır; bu nedenle kadınların toplumda ve siyasette öncü olması gerekmektedir. Kadın ve erkeğin birlikte hareket etmesi önemli. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele kapsamında düzenlenen 16 Günlük Kampanya süresince kadın meselelerine dair birçok önemli etkinlik gerçekleştirildi. Bunların en dikkat çekeni, bu yıl öldürülen 53 kadını simgeleyen 53 maskenin yapılmasıydı. Ayrıca çeşitli paneller ve etkinliklerle kadınlar ve toplum sürekli olarak bilinçlendirildi; böylece hakları için mücadele etmeleri ve Kişisel Statü Yasası’na karşı durmaları hedeflendi” diye ifade etti.

Bahat Munzir sözlerini şöyle tamamladı:

“Her vatandaşın birlikte mücadele etmesi gerekiyor. Yeni yılda da çalışmaya ve mücadeleye devam etmeliyiz. Barıştan yana olanlar her zaman kadınların yasalar ve toplum içinde dışlanmaması için çaba gösterir. Bu nedenle çalışmalarımız ve faaliyetlerimiz sürecek, kadın meselelerine önem vermeye devam edeceğiz.”