Federal Kürdistanlı kadınlar şiddete karşı somut adımlar atılmasını istiyor

Federal Kürdistan’da 2025 yılında en az 53 kadın katledilirken, cezasızlık politikalarına son verilmesi ve şiddete karşı somut adımlar atılması çağrısında bulunan aktivistler, ayrıca toplumsal farkındalık çalışmalarının önemine dikkat çekti.

HÊLÎN EHMED

Silêmanî – Federal Kürdistan’da kadınlara yönelik şiddet ve katliamlar artarak sürerken, hükümet yetkililerinin şiddetin önlenmesine yönelik etkili adımlar atmaması tepkilere yol açıyor. Ajansımızın verilere göre, 2025 yılı içerisinde Federal Kürdistan’da 53’ten fazla kadın erkekler tarafından katledildi. 2026 yılının Aralık ayında 8 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirirken, Şubat ayında ise 4 kadın katliamı yaşandı.

Şubat ayı içerisinde kaydedilen bazı vakalar şöyle:

1 Şubat: Ranya ilçesinde ateşli silahla ağır yaralanan 20’li yaşlardaki bir kadın, Ranya Acil Hastanesi’ne kaldırıldığı sırada hayatını kaybetti.

2 Şubat: Silêmanî’nin Darbendixan ilçesinde 35 yaşındaki bir kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

3 Şubat: Silêmanî kentinin Said Sadiq ilçesine bağlı Tasluja köyünde genç bir kadın, erkek kardeşi tarafından katledildi.

26 Şubat: Khabat kasabasındaki Eski Köprü mevkiinde bir kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, olaydan önce kadın ile takside bulunan bir yolcu arasında tartışma yaşandı. Olayın ardından kadının hayatını kaybettiği bildirildi.

Cezasızlığa karşı somut adım çağrısı

Kadın hakları savunucuları, artan şiddet vakalarına karşı mevcut yasaların etkin biçimde uygulanması ve faillerin cezasız kalmaması için yetkililere çağrı yapıyor. Kadına yönelik şiddetin önlenebilmesi için somut, kalıcı ve caydırıcı adımların atılması gerektiği ifade ediliyor. Öte yandan bazı kadın katliamlarının gizlendiği, kimi vakaların olay ya da intihar olarak kayıtlara geçirildiği yönündeki iddialar kamuoyunda ciddi kaygı yaratıyor. İş yerlerinde kadınlara yönelik fiziksel ve psikolojik şiddetin arttığına dair başvuruların da çoğaldığı belirtiliyor.

Şiddete karşı toplumsal farkındalık

Aktivistler, kadınların dayanışma ağlarını güçlendirerek örgütlü bir şekilde şiddete karşı mücadele etmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Federal Kürdistan’ın tüm şehir ve kasabalarında yuvarlak masa toplantıları ve seminerlerin düzenlenmesi gerektiğini söyleyen aktivistler, şiddete karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğinin altını çiziyor.

Gazeteci Sazian Shahid Talib, kadınlara yönelik şiddetin artık katliam boyutuna ulaştığını belirterek, mevcut istatistiklerin kadınların güvenliğinin ve yaşamlarının ciddi tehdit altında olduğunu gösterdiğini ifade etti. Federal Kürdistan Bölgesi’nde kadınların yaşam güvencesinin zayıfladığını vurgulayan Sazian Shahid Talib, kadınlara yönelik şiddetin farklı biçimlerde sürdüğünü söyledi. Sazian Shahid Talib, fiziksel ve psikolojik şiddetin yanı sıra, kadınların iş yerlerinde de şiddet ve tacizle karşı karşıya kaldığını aktardı. Birçok kadının işini kaybetme korkusuyla iş yerindeki şiddet konusunda sessiz kalmayı tercih ettiğini kaydeden Sazian Shahid Talib, “Ancak şiddet yaşandığında kadınların seslerini yükseltebilmeleri için aralarında daha güçlü bir farkındalık ve dayanışma oluşturulmalı. Bu konuda kadınlarla birlikte çalışacağız” dedi.

‘Şiddete dair hiçbir gerekçe kabul edilemez’

Yazar Avesta Fayeq, kadınlara yönelik şiddet istatistiklerinin sürekli arttığını belirterek, bölgeler arasındaki kültürel farklılıkların bu tablo üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Toplumsal bilinç ve kültürel düzeydeki değişkenliğin kadın katliamları ve artan şiddet vakalarında rol oynadığını vurgulayan Avesta Fayeq, Kürt kadınlarının tarih boyunca cesur ve öncü bir rol üstlendiğini, bu tarihsel birikimin günümüzde kadınların farkındalık ve mücadele düzeyini düşürmemesi gerektiğini söyledi. Avesta Fayeq, şiddetin hiçbir gerekçesinin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların yönetim mekanizmalarında ve silahlı mücadelede aktif rol aldığını hatırlatan Avesta Fayeq, kadınların sürekli olarak kendilerini ve topraklarını savunmaya çalıştığını ifade etti. Özerk Yönetim modelinin Kürdistan’ın diğer bölgelerinde nadir görüldüğünü söyleyen Avesta Fayeq, ayrıca Kürt bölgelerindeki diğer farklı halkların kültürel etkilerinin toplumsal yapıyı etkilediğini dile getirdi.