Faslı Aktivist Laila Amili: Değişim mümkün herkes hakkını bilirse
Fas’ta kadın hakları son yıllarda ilerleme kaydederken, kırsal bölgelerde hâlâ ciddi zorluklar yaşanıyor. Aktivist Laila Amili, yasal ilerlemeleri, günlük hayattaki engelleri ve kadınların eşit haklara erişmesi için öncelikli mücadele alanlarını anlattı.

HANAN HARET
Fas- Son yirmi yılda Fas’ta kadın hakları önemli ilerlemeler kaydetti, ancak özellikle kırsal ve uzak bölgelerde hâlâ ciddi zorluklar yaşanıyor. İnsan hakları aktivisti ve Serbest Eller Derneği Başkanı Laila Amili, cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadele etmek için çalışmalar yürütüyor.
Laila Amili, mevcut Fas mevzuatının kadınların eşitliği sağlama açısından ilerleme kaydettiğini belirtiyor. Fas, kadın haklarını güçlendirme konusunda önemli adımlar atıldığını belirten Laila Amili yapılan düzenlemeleri şöyle sıraladı: “2004 Medeni Kanunu (Aile Yasası) ile evlilik, boşanma ve velayet konularında kadınların durumu iyileştirildi; 2007 Vatandaşlık Yasası ile kadınlara çocuklarına vatandaşlık hakkı tanındı; 2011 Anayasası eşitlik ve adil temsil ilkesini güvence altına aldı; 2018 Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Yasası ile şiddet karşıtı yasal düzenlemeler hayata geçirildi.”
Yasaların fiilen uygulanmasında yaşanan sorunlar
Laila Amili, “Bu yasalar özellikle küçük yaştaki evlilikleri önleme, çok eşliliği düzenleme ve mülkiyet haklarını koruma açısından somut iyileştirmeler sağladı. Ancak en büyük zorluk, bu yasaların fiilen uygulanmasıdır. Özellikle köy ve uzak bölgelerde gelenekler ve sosyal pratikler yasal metinlerle çatışabiliyor. Bu nedenle, kadın ve toplumda hak bilincinin güçlendirilmesi, eşitliğin sadece kâğıt üzerinde kalmaması için temel şarttır” dedi.
Laila Amili hangi yasaların değiştirilmeye veya yenilerinin çıkarılmaya ihtiyaç duyduğunu da şöyle açıkladı: “Şiddet ve ayrımcılığı önlemeye yönelik kapsamlı bir çerçeve yasasına acil ihtiyaç vardır. Bu yasa, fiziksel, psikolojik, ekonomik ve sosyal tüm şiddet ve ayrımcılık türlerini kapsamalı, iş yerinde, toplumda veya aile içinde doğrudan ve dolaylı ayrımcılığı içermelidir. Çerçeve yasa yalnızca koruma sağlamakla kalmaz; ihlallerin izlenmesi için yerel komiteler ve uzman kurumlar oluşturur ve mağdur kadınlara hukuki ve sosyal destek sunar.”
“Ayrıca, emeklilikte eşitliğin sağlanması ekonomik ve sosyal adalet açısından kritik öneme sahiptir” diyen Laila Amili, “Örneğin, bir kadın çalışan vefat ettiğinde eşinin veya çocuklarının maaş hakkı erkek çalışanla eşit olmalıdır. Bu tür düzenlemeler, kadının finansal bağımsızlığını korur ve gerçek eşitliği güçlendirir” ifadelerini kullandı.
Tüm kadınları kapsayan bir sistem
Laila Amili, çerçeve yasasının fark yaratacağını belirterek şunları söyledi:
“Çerçeve yasası yalnızca bir metin değil, hakları fiilen hayata geçirecek stratejik bir araçtır. Yerel komiteler aracılığıyla şehir ve köylerde kadın haklarının izlenmesini sağlar, şikâyetlerin alınmasını ve gerekli hukuki/sosyal desteğin sunulmasını garanti eder. Hukuki ve hak temelli uygulamaları standartlaştırır; böylece kadına yönelik koruma bölgeler arasında farklılık göstermez. İhlallerin takibi ve cezalandırılması net mekanizmalarla yapılır, toplumsal farkındalık artar. Hükümet, sivil toplum ve hak örgütleri arasında etkili iş birliği sağlar, tüm kadınları kapsayan bir sistem kurar. Kültürel ve sosyal dönüşüm sağlar; topluma haklara saygı ve ihlallerin etkin şekilde ele alındığı bir model sunar. Bu sayede yasalar, kadınların kamusal hayata katılımını ve eğitim, çalışma ve karar alma süreçlerine eşit erişimini güçlendirir.”
‘Kadınların erkeklerle eşit ücret alması gerekiyor’
Sosyal ve ekonomik öncelikleri de vurgulayan Laila Amili, eşitliğin sadece yasal metinlerle sınırlı olmadığını belirterek, “Eşitlik ekonomik ve sosyal adaleti de kapsar. Kadınların erkeklerle eşit ücret alması gerekir; ücret farkları kadının mali bağımsızlığını ve ailesine yeterli yaşam sunma kapasitesini doğrudan etkiler. Emeklilik hakları korunmalı, kadının vefatı durumunda ailesi de maaş hakkından faydalanabilmelidir. Çevresel haklar özellikle kırsal ve marjinal bölgelerde kadınları etkiler; iklim değişikliği ve doğal kaynak eksikliği tarım, su ve gıda erişiminde sorun yaratır. Eşitlik ve sürdürülebilir kalkınma bu bağlamda birbirine bağlıdır. Kadınların karar alma süreçlerine katılımını ve ekonomik fırsatlara eşit erişimini sağlayacak politika ve kurum değişiklikleri gerekir.”
‘Değişim mümkündür herkes haklarını bilirse’
Laila Amili “Eşitlik, adalet ve hakkaniyet bir lüks değil, temel bir haktır” diyerek, Faslı kadınların tüm alanlarda kendilerini kanıtladığını; bazılarının erkeklere ayrılmış pozisyonlarda, örneğin imar, maliye ve ekonomi bakanlıklarında görev yaptığını vurguladı. Kadınların güçlendirilmesinin ve adaletin sağlanmasının, toplumun gelişimi için şart olduğunu ifade eden Laila Amili, “Değişim mümkündür; herkes haklarını bilirse ve uygularsa, şehirlerden köylere, dağlara kadar toplumda eşitlik sağlanabilir. Gençler bu hakları koruyacak ve eşitlik mücadelesini sürdürecek nesildir” dedi.