Fas’taki kadın örgütünden 8 Mart çağrısı: Kadın hakları için reformlar hızlandırılmalı
Fas’taki Ayyadi Hurra Derneği, 8 Mart dolayısıyla yaptığı açıklamada savaşlar ve krizlerin kadınları etkilediğini belirterek, kadınların kazanılmış haklarının korunması ve eşitliği güçlendirecek yasal reformların hızlandırılması çağrısında bulundu.
Fas – Dünyanın birçok bölgesinde insani krizler ve silahlı çatışmaların artmasıyla birlikte uluslararası raporlar, bu durumların en ağır sonuçlarını kadınlar ve kız çocuklarının yaşadığını ortaya koyuyor. Doğrudan hedef alınma ya da temel yaşam koşullarını kaybetme gibi nedenlerle kadınların durumu diğer etkilenen gruplara kıyasla daha kırılgan hale geliyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Faslı Ayyadi Hurra Derneği (Özgür Eller Derneği), yaptığı açıklamada kadınların elde ettiği hakların korunması ve eşitlik ile adalet sürecini destekleyen hukuki ve sosyal reformların hızlandırılması çağrısında bulundu.
Dernek, “Kadınların kazanımlarını korumak ve eşitlik ile adalet sürecini güçlendirmek için” sloganıyla yayımladığı açıklamada, bu yılki 8 Mart’ın uluslararası alanda gergin bir ortamda kutlandığını belirtti. Açıklamada, artan çatışmaların, insani ve çevresel krizlerin özellikle kadınlar ve kız çocukları üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
Dernek ayrıca, kadınların onlarca yıllık mücadeleyle kazandığı hakların uluslararası sistemdeki dengesizlikler, savaşlar ve doğal afetler nedeniyle gerileme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Açıklamada, insan hakları ihlallerinin arttığı bu süreçte birçok çatışma bölgesinde sivil kayıpların büyük bölümünü kadınlar ve çocukların oluşturduğu belirtildi. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) raporlarına atıf yapılarak, silahlı çatışmalarda kadınların iki kat daha ağır yük taşıdığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca Gazze Şeridi başta olmak üzere Filistin halkının yaşadığı ağır insani durumun; geniş çaplı yerinden edilme, ölümler ve temel yaşam koşullarının çökmesiyle kendini gösterdiği ifade edildi. Bunun yanı sıra Sudan’da devam eden savaşın kadınlar üzerinde cinsel şiddet, zorla göç ve sağlık hizmetlerinin çökmesi gibi trajik sonuçlar doğurduğu belirtildi. Dernek, bu durumların uluslararası sistemin çatışma dönemlerinde kadınları koruma konusundaki yetersizliğini gösterdiğini vurguladı.
Fas içindeki zorluklar
Ulusal düzeyde ise dernek, 8 Mart’ın yalnızca sembolik kutlamaların ötesine geçmesi ve Fas’taki kadınların gerçek durumunun sorgulanması için bir fırsat olması gerektiğini belirtti. Açıklamada, son yıllarda yasal ve kurumsal alanda bazı ilerlemeler kaydedilse de yasalar ile günlük yaşam arasındaki farkın hâlâ sürdüğü ifade edildi.
Dernek özellikle Fas Aile Yasası’nın reformunun geciktiğine dikkat çekti. Ayrıca kadınlara yönelik şiddetle mücadeleyi düzenleyen 103.13 sayılı yasanın da kadınları tam anlamıyla korumakta yetersiz kaldığı; dijital şiddet ve siyasi şiddet dâhil olmak üzere farklı şiddet türlerinin devam ettiği belirtildi.
Ekonomik ve sosyal sorunlar
Açıklamada kadınların karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal zorluklara da dikkat çekildi. Kadınların iş gücü piyasasına katılım oranının düşük olduğu, önemli bir kısmının ekonomik faaliyetlerin dışında kaldığı ifade edildi. Ayrıca ücretsiz ev içi emeğin büyük ölçüde kadınların omuzlarında olduğu vurgulandı.
Dernek, özellikle boşanmış kadınlar ve ailesinin geçimini sağlamak zorunda kalan annelerin kırılgan bir ekonomik durumda bulunduğunu belirtti. Ekonomik krizler ve doğal afetler sırasında kamu politikalarında toplumsal cinsiyet yaklaşımının yeterince dikkate alınmadığı da ifade edildi.
Reform çağrısı
Dernek, ulusal yasaların insan haklarına ilişkin uluslararası yükümlülüklerle uyumlu hale getirilmesi için yasal reformların hızlandırılması çağrısında bulundu. Bu kapsamda özellikle Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ile uyumun sağlanması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca Aile Yasası reformunun hızla tamamlanması, kadınlara yönelik şiddetle mücadele mevzuatının güçlendirilmesi, eşitlik ve ayrımcılıkla mücadele kurumlarının etkinleştirilmesi ve kadınların ekonomik yaşama gerçek anlamda katılımını sağlayacak daha adil ekonomik ve sosyal politikaların uygulanması çağrısı yapıldı.
Dernek açıklamasının sonunda savaşlar, çatışmalar ve insani felaketlerin mağduru olan kadınlarla dayanışma içinde olduğunu belirtti. Filistin, Sudan ve diğer kriz bölgelerindeki kadınların direnişine destek veren dernek, kadın haklarını savunmanın insan onuru ve adalet için yürütülen küresel mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.