Fas’ta iki kadın aktivist çocuklara adalet ve eşitliği aşılıyor

Fas’ta iki kadın aktivist, eşitlik mücadelesini eğitim çalışmalarıyla birleştirerek, çocuklardan başlayıp topluma yayılan bir dönüşüm hedefliyor. Erken yaşta eşitlik bilincinin kalıcı değişimin anahtarı olduğunu vurguluyorlar.

HANAN HARET

Fas - Souad Chabane ve Chaimaa Wahab’ın deneyimi, Fas’ta sivil toplum alanında faaliyet gösteren kadınlar için örnek bir model sunuyor. İki aktivist, eşitlik mücadelesini eğitim çalışmalarıyla birleştirerek hem deneyimin birikiminden hem de gençliğin dinamizminden güç alıyor.

8 Mart yaklaşırken, yürüttükleri çalışmalar, sınıflardan başlayıp toplumun geneline yayılan, uzun vadeli kültürel ve eğitsel dönüşümü hedefleyen daha geniş bir hareketin parçası olarak öne çıkıyor. Amaç, çocukluktan kamusal yaşama kadar adalet ve eşitlik değerlerini yerleştirmek.

Souad Chabane, 1998 yılından bu yana farklı kurumlarda kadın hakları alanında aktif rol aldı. 2017’de muhasebecilik görevinden emekli olduktan sonra çalışmalarını farklı bir perspektifle sürdürme kararı alarak Eşitlik ve Vatandaşlık Mücadelesi Derneği’nde eğitim koordinatörü olarak görev almaya başladı. Bu süreçte uzmanlığını, eğitim kurumlarında değerler eğitimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin geliştirilmesine adadı.

Çocuklara düşünme alanı açıyor

Souad Chabane’nin günü erken saatlerde başlıyor. Okulları ziyaret ederek idarelerle koordinasyon sağlıyor, sınıflarda farkındalık oturumları düzenliyor. Karmaşık ve teorik anlatımlar yerine sade bir dil kullanmayı tercih ediyor. Çocuklara düşünme alanı açarak kavramları birlikte tartışıyor ve onların kendi sonuçlarına ulaşmalarını sağlıyor. Bu sürecin sonunda öğrenciler, eşitliğin özünde “herkesin ayrım gözetilmeksizin eşit muamele görmesi” anlamına geldiği sonucuna varıyor.

Souad Chabane, sınıflarda günlük yaşamın ayrıntıları üzerinden tartışmalar başlatıyor; kardeşler arası ilişkiler, kız ve erkek çocuklar arasındaki etkileşim, aile içindeki rol dağılımı, kararları kimin aldığı ve kimin beklediği gibi konuları öğrencilerle birlikte ele alıyor. Ona göre kalıplaşmış yargılar her zaman açık ve yüksek sesle dayatılmıyor; çoğu zaman gelenekler ve günlük dil aracılığıyla sessizce yerleşiyor. Bu nedenle bu kalıplarla aynı sakinlikte, diyalog temelli bir yöntemle yüzleşmeyi tercih ediyor.

‘Sürdürülebilir değişimin tohumları’

“Biz eşitliği doğrudan öğretmiyoruz” diyen Souad Chabane, “Çocukların kendilerini keşfetmesine alan açıyoruz” ifadelerini kullanıyor. Çocukların adalet duygusunu doğuştan taşıdığını ancak bunun kalıcı bir bilinç ve günlük davranışa dönüşmesi için rehberliğe ihtiyaç duyduklarını vurguluyor. Bu dönüşümün küçük ama anlamlı adımlarla başladığını belirten Souad Chabane, bir çocuğun oyuncağını kardeşiyle paylaşmasını ya da bir öğrencinin istediği mesleği seçebileceğini özgüvenle dile getirmesini “sürdürülebilir değişimin tohumları” olarak tanımlıyor.

Bekar annelere destek

Souad Chabane, “Qatrat Haleeb” (Süt Damlası) gibi uzmanlaşmış derneklerle koordinasyon içinde çalışarak bekar annelere sosyal destek ve hukuki rehberlik de sağlıyor. Bu kapsamda annelere, çocuklarının medeni kayıt işlemlerini tamamlayabilmeleri için mahkeme süreçlerinde eşlik ediliyor ve özellikle eğitime erişimde karşılaşabilecekleri olası engellerin önüne geçilmeye çalışılıyor. Souad Chabane’ye göre resmi belgelerin eksikliği, bir çocuğun en temel haklarından biri olan eğitim hakkından mahrum kalmasına yol açabiliyor. Bu nedenle hukuki destek, yalnızca bürokratik bir işlem değil, çocukların toplumsal hayata eşit koşullarda katılımını güvence altına alan hayati bir adım olarak görülüyor.

Kişisel deneyimini kadın hakları savunuculuğuna dönüştürdü

Aynı dernek bünyesinde Shaimaa Wahab ise tamamlayıcı bir alanda faaliyet yürütüyor. 2017 yılında, özellikle annesi olmak üzere çevresindeki kadınların maruz kaldığı adaletsizlik ve ayrımcılığa tanıklık etmesinin ardından derneğe katılan Shaimaa Wahab, kişisel deneyimini kadın hakları savunuculuğuna dönüştürdü. Çalışmaları yalnızca farkındalık yaratmakla sınırlı kalmıyor, kadınları dinlemeyi, hukuki destek sunmayı, hastane süreçlerinde eşlik etmeyi ve yasal prosedürleri takip etmeyi de kapsıyor.

Shaimaa Wahab, Fas’ta kadın hakları aktivizminin zaman zaman erkeklere karşı bir meydan okuma olarak yanlış yorumlandığını belirtiyor. Oysa amaçlarının çatışma yaratmak değil, aileden okula ve toplumun geneline kadar her alanda adalet ve eşitlik değerlerini yerleştirmek olduğunu vurguluyor. Shaimaa Wahab, “Kadınları güçlendirmeye ve hakları konusunda bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Hedefimiz kadınlarla erkekler arasında gerilim oluşturmak değil, toplumun bütününde adaleti teşvik etmek” ifadelerini kullanıyor.

Shaimaa Wahab, okullarda yürüttüğü çalışmaları şu sözlerle anlatıyor:

“Okullarda atölye çalışmaları düzenliyoruz, kısa filmler izliyor ve ardından grup tartışmaları yapıyoruz. Amacımız, çocukların kendi günlük deneyimlerinden yola çıkarak adalet ve eşitliğin hem okulda hem evde hayatlarının doğal bir parçası olması gerektiğini fark etmelerini sağlamak. Onlara hazır cevaplar vermiyoruz, yaşadıkları durumları konuşarak birlikte anlamlandırıyoruz. Aile içinde zorluk yaşayan çocuklara da destek veriyoruz. Çocukların günlük olaylarla adil bir şekilde başa çıkabilmelerini, kendilerini dışlanmış ya da haksızlığa uğramış hissetmeden ifade edebilmelerini önemsiyoruz. Bana göre değişim, hakları tanımakla başlar. Kadınlar ve çocuklar için kendilerini özgürce ifade edebilecekleri ve hak ettiklerini talep edebilecekleri güvenli alanlar oluşturduğumuzda gerçek dönüşüm mümkün olur.”

Sorunla başa çıkma becerisi kazandırıyorlar

Shaimaa Wahab, okullarda düzenledikleri atölye çalışmalarıyla çocukların günlük yaşamda karşılaştıkları sorunları adalet ve eşitlik perspektifiyle değerlendirmelerine destek olduklarını söylüyor. Çocukların zaman zaman evlerinde yaşananları ya da kişisel deneyimlerini paylaştığını belirten Shaimaa Wahab, bu oturumlarda hiçbir çocuğun kendisini dışlanmış ya da haksızlığa uğramış hissetmeden sorunlarla nasıl başa çıkabileceğini birlikte ele aldıklarını kaydediyor.

Kadın hakları ve eşitlik mücadelesinin ilk savunma hattı

Yürüttükleri çalışmaların medyada geniş yer bulmadığını ancak uzun vadeli ve kalıcı etkiler yarattığını vurgulayan Shaimaa Wahab, genç yaşta eşitlik ve eleştirel düşünme bilincinin geliştirilmesinin toplumsal dönüşüm açısından belirleyici olduğunu ifade ediyor. Dernek bünyesinde çalışan kadınların, toplumda kadın hakları ve eşitlik mücadelesinin ilk savunma hattını oluşturduğunu dile getiren Shaimaa Wahab, “Kadınların ve kız çocuklarının haklarının verilmediğini, aksine gasp edildiğini bilmelerini istiyoruz. Eğer seslerini çıkarmazlarsa, hiçbir değişiklik olmayacak. Onların haklarını tanımalarına ve savunmalarına olanak sağlayacak alanlar yaratmak bize düşüyor" diye ekliyor.

Derneğin kapısının herkese açık olduğunu söyleyen Shaimaa Wahab, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Amacımız hazır çözümler sunmak ya da sadece belirli yasal prosedürler uygulamak değil. Kadınları, gençleri ve çocukları öğrenme, katılım ve sürekli farkındalık yoluyla güçlendirmek istiyoruz. Günlük yaşamlarında vatandaşlık ve eşitlik değerlerini benimsemelerini hedefliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini azaltmak çocuklukta başlıyor. Uluslararası raporlar da gösteriyor ki eşitlik değerleri küçük yaşta kazandırıldığında, ileride ayrımcılığı besleyen kalıplar değişebiliyor. Bu nedenle yaptığımız çalışma yalnızca yerel değil, daha geniş bir anlam taşıyor.”