Fas’ta ‘Aile Hukuku’ tartışmaları: Şiddete karşı teorik tartışmalar pratik mekanizmalara dönüştürülmeli
Kasablanka’da düzenlenen seminerde, sivil toplum, dini kurumlar ve resmi yetkililer Aile Hukuku’nun gözden geçirilmesini ve şiddetle mücadele yöntemlerini tartıştı.
Fas - Aile Hukuku’nun gözden geçirilmesi bağlamında kadın hakları ve aile politikalarının şekillendirilmesinde farklı referans noktalarının rolü üzerine tartışmalar devam ediyor. Bu tartışmalar, ilerici anayasal düzenlemeler, hızla değişen sosyal dönüşümler ve farklı dini yorumların kesişiminde yoğunlaşıyor.
Bu kapsamda Kasablanka’da, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dini, Kurumsal ve Sivil Katılım” başlıklı bir seminer düzenlendi. Seminer, insan hakları alanında faaliyet gösteren Tachadi Derneği tarafından organize edilirken, seminere sivil toplum örgütleri, insan hakları savunucuları, resmi kurum temsilcileri ile dini liderler katıldı. Seminerde, kadınlara yönelik şiddeti azaltmak ve etkin müdahaleyi sağlamak için farklı aktörler arasındaki koordinasyon mekanizmaları ele alındı.
Katılımcılar, dini kurumların şiddete karşı söylemler geliştirmedeki rolünü, hak temelli yaklaşımların önemini ve sivil toplum ile resmi kurumlar arasındaki iş birliğinin artırılması gerekliliğini vurguladı. Seminerde, şiddetle mücadelede farkındalık yaratma, yasaların uygulanması ve mağdurlara psiko-sosyal destek sağlanmasının birlikte yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Dini referans ve yasal sistem arasındaki sınırlar
Seminerde, Aile Hukuku’nun 2004 yılında yapılan revize edilen yasası hatırlatıldı. Bu düzenleme, “kişisel durumlar” kavramından eşler arası ortaklığı temel alan bir yasal çerçeveye geçişi temsil ediyor ve boşanma hakkı gibi pek çok hakkı güvence altına alıyor.
Katılımcılar, yalnızca yasaları değiştirmekle sorunların çözülmeyeceğini; özellikle kadınların koruma ve destek mekanizmalarına erişiminde hâlâ uygulama boşlukları bulunduğunu vurguladı.
2011 Anayasası çerçevesinde, eşitlik ve hakların korunması ilkeleri doğrultusunda Aile Hukuku’nun gözden geçirilmesi tartışmaları, mevcut yasaların anayasal gelişmelerle uyumunu test eden bir süreç olarak değerlendiriliyor. Tartışmalar, reşit olmayanlarla evlilik, mal yönetimi ve çok eşlilik gibi hâlen çözülmemiş konulara da odaklandı.

Pozitif bir iletişim köprüsü kurma çabası
Seminere katılan Tachadi Derneği yöneticisi Bouchra Abdo, dini aktörlerin şiddetle mücadeleye katılımının önemli olduğunu belirtti.
Bouchra Abdo, seminerin, dini aktörlerle olumlu bir iletişim köprüsü kurarak şiddeti önleme çabalarını desteklemeyi ve Aile Hukuku’ndaki hâlen tartışmalı konular hakkında bilinç geliştirmeyi amaçladığını ifade etti.
Kadın haklarının tam olarak sağlanabilmesi için iki yolun bir arada yürütülmesi gerektiğini belirten Bouchra Abdo, “Bunlardan ilki kadınlara biçilen geleneksel rollerin değiştirilmesi, ikincisi ise yasaların eşitlik ve şiddet karşıtlığı ilkeleriyle uyumlu hâle getirilmesidir” dedi.
Seminerde katılımcıların ortak görüşü, herhangi bir yasal değişikliğin başarılı olabilmesi için teorik tartışmaların pratik mekanizmalara dönüştürülerek, kadınların korunmasını gerçek anlamda garanti altına alması yönünde oldu.