‘Farkındalık ve örgütlenme kazanımlarımızı korumanın anahtarıdır’
Kuzey ve Doğu Suriye’de farkındalık ve örgütlenmenin kadın kazanımlarının devamlılığını sağlamak ve olası tehditlerden korumak için anahtar olduğunu vurgulayan Amina Omar, kazanımların her türlü yolla korunması gerektiğinin altını çizdi.
ASMA MUHAMMED
Qamişlo- Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Suriye geçiş yönetimi 29 Ocak’ta bir anlaşmaya vardı. Anlaşmaya dair 30 Ocak’taki yapılan açıklamaya göre, ateşkes yürürlüğe girecek ve askeri birimler ön cephelerden geri çekilecek. İç güvenlik güçleri, Hesekê ve Qamişlo’nun merkezlerine konuşlandırılacak ve bölgede güvenlik entegrasyonu başlatılacak. QSD’ye bağlı askeri birimlerden üç tugay kurulacak. Anlaşma kapsamında Özerk Yönetim kurumları Suriye devlet mekanizmalarıyla entegre olacak, sivil personel görevlendirilecek ve Kürt halkının eğitim ve sivil hakları güvence altına alınacak. Ayrıca göçmenlerin yerleşim alanlarına dönüşü desteklenecek. Anlaşmanın temel hedefi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, bölgesel entegrasyonu güçlendirmek, taraflar arasındaki iş birliğini artırmak ve ülkenin yeniden inşasına katkıda bulunmak olarak açıklandı.
‘Kadınlar bölgedeki temel unsur’
Anlaşmanın ardından bölge, hızlı ve kapsamlı siyasi değişimlere sahne olurken, kadınlar sosyal ve siyasi mücadelede vazgeçilmez bir aktör olarak öne çıkıyor. Siyasi ve idari yapıda yaşanacak her türlü değişikliğin, kadınların uzun soluklu çabalarla kazandığı hakları doğrudan etkileyebileceği görülüyor. Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların rolü ise hem sosyal hem siyasi alanda güçlü ve kararlı bir şekilde devam ediyor. Derin farkındalık, titiz örgütlenme ve çeşitli alanlarda sürdürülen çalışmalar, kadınları bölgedeki tüm dönüşümlerde temel bir unsur haline getiriyor ve sosyal ile siyasi istikrarın sağlanmasında kritik bir rol üstlendiklerini ortaya koyuyor.
‘Kadınlar tarihi bir dönüm noktasını oluşturdu’
Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi Koordinasyon Üyesi Amina Omar, bölgedeki kadınların son yıllarda elde ettikleri kazanımları tehdit eden önemli ve karmaşık zorluklarla karşı karşıya olduğunu doğruladı. Amina Omar, “Tüm bu zorluklara rağmen, kadınlar sosyal ve siyasi dengenin korunmasında temel bir taş olmaya devam ediyor. 2012’de başlayan Kadın Devrimi, kadınların siyasi, hukuki ve sosyal alanlarda kayda değer kazanımlar elde etmesiyle tarihi bir dönüm noktasını oluşturdu. En dikkat çekici kazanımlar arasında, kadınların her düzeyde karar alma süreçlerine aktif katılımının güçlendirilmesi, kadın haklarını güvence altına alan özel yasaların çıkarılması ve kadın haklarını savunmayı, bağımsızlıklarını pekiştirmeyi ve yerel topluluklardaki rollerini genişletmeyi amaçlayan hareketlerin kurulması ve örgütlenmesi yer alıyor” diye belirtti.
‘Kadınlar önemli katkılar sunuyor’
Amina Omar, son siyasi ve idari değişikliklerin kadınların elde ettiği bazı kazanımları etkileyebileceğini belirterek, “Ancak kadınlar, derin bilinçleri, sürekli örgütlenmeleri ve her alandaki yorulmak bilmeyen mücadeleleri sayesinde haklarını ve kazanımlarını korumada her zaman aktif ve kilit bir rol oynayacak” dedi. Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın hareketinin, kadınların toplumda ve karar alma süreçlerinde daha görünür olmalarını sağlamak açısından hayati bir işlev üstlendiğini vurgulayan Amina Omar, “Kadınlar, toplum ve toprakların savunulmasında, hakların korunmasında, terörizmle mücadelede ve güvenlik ile istikrarın sağlanmasında önemli katkılar sunuyor. Ayrıca siyasi ve idari karar alma süreçlerinde de her zaman etkili ve aktif ortaklar olarak yer alıyorlar” şeklinde konuştu.
‘Diyalog ve yapıcı iletişimi teşvik etmek için çalışmalıyız’
Kadınların bu önemli savunma ve toplumsal rolünün vazgeçilmez olduğunu ve küçümsenemeyeceğine dikkat çeken Amina Omar, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu rolün korunması, hem bölgenin istikrarını sağlamak hem de kadınların kazandığı hakları korumak için temel ve hayati bir koşuldur. Tehdit veya silah diline güvenmek yerine diyalog ve yapıcı iletişimi teşvik etmek için hepimiz çalışmalıyız. Kadınların bu önemli rollerini koruyarak kazanımlarının devamlılığını sağlamalı, varlıklarını ve etkilerini güçlendirmeli ve bölgede siyasi ve sosyal dengeyi temin etmeliyiz. Kadınların elde ettiği kazanımlar herhangi bir parti tarafından verilmedi, bunlar uzun bir mücadele, sürekli çabalar ve ısrarlı direnişin sonucudur. Bu kazanımların korunması sorumluluğu kadınlardan başlayarak kadın örgütlerine, toplumsal kurumlara ve nihayetinde toplumun tamamına aittir. İçinde bulunduğumuz aşama hassas ve karmaşıktır. Her kadının kazanımlarının farkında olması, haklarını sağlamlaştırmak için etkili bir şekilde örgütlenmesi ve daha büyük bir mücadele yürütmesi gerekiyor. Farkındalık ve örgütlenme, bu kazanımların devamlılığını sağlamak ve olası tehditlerden korumak için anahtardır.”
‘Kadınların sesleri duyulmalı’
Kadınların siyasi ve sosyal karar alma süreçlerinin tüm aşamalarında yer almasının son derece hayati olduğunun altını çizen Amina Omar, “Bu durum, bölgede şiddetin tırmanması veya terörizmin büyümesi olasılığını azaltan ve hem siyasi hem de sosyal düzeyde toplumsal istikrarı sağlayan bir denge oluşturmaya katkıda bulunuyor” dedi. Kadınların karar alma pozisyonlarından dışlanmasının toplumun yarısını marjinalleştirdiğini ve bunun şiddetin artmasına ile terör örgütlerinin yeniden ortaya çıkmasına yol açtığını kaydeden Amina Omar, “Bölgede siyasi ve sosyal dengeyi koruyabilmek ve toplumun kazanımlarını bütün olarak muhafaza edebilmek için kadınların varlığı her zaman güçlü ve aktif olmalı, sesleri duyulmalı ve net olmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘Kolektif sorumluluk’
Bu aşamada kadınların rolünün herhangi bir şekilde marjinalleştirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Amina Omar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kadınların kazanımlarının korunmasını ve önde gelen, etkili rollerinin devamını sağlamak için gelecekteki tüm müzakerelerde ve siyasi ile idari süreçlerde temel ortaklar olarak kalacaklar. Kadın haklarını korumak, toplumdaki tüm aktörlerin sürekli farkındalığını ve sürekli mücadelesini gerektiren kolektif bir sorumluluktur. Mesajımız açık: Kuzey ve Doğu Suriye'deki kadınlar son yıllarda büyük ve somut kazanımlar elde ettiler ve bunları her türlü yolla korumalıyız. Kadınların sesi ve sürekli varlığı, denge ve istikrar için iki temel faktördür ve bu önemli rolden herhangi bir geri çekilme, toplumun güvenliğini ve istikrarını tehlikeye atmak ve bölgedeki sosyal ve siyasi dengeyi bozmak anlamına gelir.”