‘Evlerimiz yıkıldı, şimdi de kuşatma altındayız’
Serêkaniyê’den göç etmek zorunda kalan siviller, Hesekê’deki kamplarda bombardıman, soğuk ve açlıkla mücadele ediyor; kadınlar savaşın sona ermesini ve güvenli dönüşü istiyor.
ZİLAN EBDO
Hesekê- Cihatçı Heyet Tahrir el-Şam ve Türk devleti destekli çetelerin Rojava’ya dönük saldırıları devam ediyor. Serêkaniyê’den göç etmek zorunda kalan ve Serêkaniyê ile Waşokani kamplarında yaşayan sivillerin yaşadığı zorluklar giderek derinleşiyor. Kuşatma ve temel hizmetlerin yokluğu, kamplardaki yaşamı daha da zorlaştırıyor.
Savaşın ve bombardımanın yeniden başlamasıyla birlikte, göçmen ve yerinden edilmiş insanların acıları bir kez daha gündeme geldi. 2019 yılında Türk devletinin kente yönelik saldırıları ve işgali sonrası Serêkaniyê’den göç etmek zorunda kalanlar, bugün yenilenen saldırılar ve geçici yönetim tarafından uygulanan kuşatma nedeniyle çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıya.
Buna ek olarak, çok sayıda insani yardım kuruluşunun faaliyetlerini durdurması; yakıt, su, tıbbi malzeme ve gıda dâhil olmak üzere temel ihtiyaçların karşılanamamasına yol açıyor.
Binlerce yerinden edilmiş insan, en asgari yaşam koşullarından yoksun çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Kış mevsiminin soğuğu ve yağmurlarla birlikte; açlık, soğuk, kuşatma ve güvensizlik, kamplardaki hayatı daha da katlanılmaz hâle getiriyor.
Kamplarda yaşayan kadınlar, güvenli bir şekilde evlerine dönme taleplerini dile getirdi.
‘Evlerimiz yıkıldı, şimdi de bombardıman ve savaş altında kuşatıldık’
Yedi yıldır kampta yaşayan Hediye Şeyh Ali Muhammed, yaşadıkları göçü şöyle anlattı: “Bombardıman ve saldırılar nedeniyle göç etmek zorunda kaldık. Evlerimiz yıkıldı, sahip olduğumuz her şeyi kaybettik. Burası güvenli olduğu için geldik.”
Ancak savaşın yeniden başladığını vurgulayan Hediye Şeyh Ali Muhammed, bugün bombardıman ve kuşatma altında, sürekli bir korku içinde yaşadıklarını söyledi. Çocuklarının, patlama sesleri nedeniyle uykusuzluk ve yoğun korku yaşadığını belirtti.
Savaşın, bombardımanın ve yıkımın sona ermesini isteyen Hediye Şeyh Ali Muhammed, güvenli dönüş talebini yineleyerek şu soruyu sordu: “Bu durumda daha ne kadar yaşayacağız?”
‘Güvenli dönüş temel talebimiz’
Şeha Fenuş Davud (50) ise, Hesekê’ye yönelik süren saldırılar ve kuşatma altında yaşadıkları zorlukları anlattı:
“Eşim engelli, ailede hastalar var. İlaç temin edemiyorum. Bombardıman ve savaş nedeniyle Heseke’ye gidemiyorum.”
Çocuklarının, kendisinin hareket halindeyken yaralanabileceği korkusuyla sürekli tedirgin yaşadığını ifade eden Şeha Fenuş Davud, temel hizmetlerdeki ciddi eksikliğe de dikkat çekerek şöyle dedi:
“Üç gündür ekmek yok. Yoğun bir kuşatma ve saldırı altındayız. Günlük yaşam için gerekli hiçbir şeye ulaşamıyoruz.”
Tüm göçmen ailelerin ortak talebinin güvenli dönüş olduğunu vurgulayan Şeha Fenuş Davud, resmi güvencelerin sağlanması gerektiğini belirterek, “Evlerimize dönmek istiyoruz ama orada bulunan silahlı gruplardan korkuyoruz. Güvenlik, barış ve istikrar içinde yaşamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Yedi yıllık göç ve acı
Bir başka göçmen kadın ise, “Savaştan, bombardımandan ve uçak saldırılarından kaçarak göç ettik. Birçok sivil öldürüldü, yollarda kaldık. Kampta güvenliği bulmuştuk, ancak bugün savaş yeniden başladı; ağır bir kuşatma ve gıda sıkıntısı yaşanıyor” dedi.
Hastaların, engellilerin ve yaşlıların durumuna dikkat çeken kadın, tüm ailelerin yoksulluk ve destek eksikliği içinde yaşadığını, insani yardım kuruluşlarının kamplarda bulunmadığını ifade etti.
Yetkili kurumlara ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunan göçmen kadın sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Isınma malzemeleri sağlanmasını istiyoruz. Çocuklar dondurucu soğukta yaşıyor. Savaşın bitmesini ve evlerimize dönmeyi talep ediyoruz. Savaşlardan bıktık. Yıllardır bir yerden başka bir yere göç ediyoruz, nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Savaşın durmasını ve bize güvenli bir yaşam sağlayacak barışçıl bir çözüm bulunmasını istiyoruz.”