Evîn Cumaa: Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki saldırılarda çok sayıda sivil katledildi

Suriye İnsan Hakları Örgütü’nden Evîn Cumaa, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’deki saldırılarda katledilen sivillerin sayısının yüksek olduğunu belirterek, kaçırılan veya kaybolanların kesin sayısının ise henüz bilinmediğini ifade etti.

SORGUL ŞÊXO

Qamişlo- Türk devleti ve cihatçı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile işbirliği yapan çeteler, Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik kapsamlı bir saldırı düzenledi.

Binlerce asker, tank ve insansız hava araçlarının kullanıldığı saldırılar beş gün sürdü. Saldırılar sırasında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda sivil katledildi. Mahallelerde büyük yıkım meydana gelirken, çok sayıda erkek ve kadın çeteler tarafından kaçırılırken, akıbetleri ise henüz bilinmiyor.

Suriye İnsan Hakları Örgütü’nden Evîn Cumaa, konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

‘Uluslararası kurumların sessizliği’

Evîn Cumaa, açıklamasının başında Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de yaşanan katliamlara karşı uluslararası kamuoyunun sessizliğine dikkat çekti. Evîn Cumaa, sivillere yönelik işlenen katliamlardan uluslararası güçlerin de sorumlu olduğunu belirterek, faillerin ve suçları işleyen silahlı çetelerin adalete teslim edilmesi yönündeki taleplerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Savaş bölgelerinde sivillerin korunmasının yasal ve meşru bir yükümlülük olduğuna işaret eden Evîn Cumaa, uluslararası ve insani hukukun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Evîn Cumaa, “Bu nedenle sessiz kalmaları ve görmezden gelmeleri onları sorumluluktan kurtarmaz” dedi.

‘Savaş suçu işleniyor’

Evîn Cumaa, her iki mahalleye yönelik saldırıların sivillere karşı doğrudan saldırılar olduğunu belirterek yaşanan kayıplara dikkat çekti. Evîn Cumaa, “Vahşi saldırılar sonucunda çok sayıda sivil mağdur oldu ve yaşamını yitirdi. Aynı zamanda sivillere karşı birçok savaş suçu işlendi. Şu ana kadar çok sayıda ailenin, kadın ve çocuğun akıbeti bilinmiyor, kayıplar var. Birçok kişi gözaltına alındı ve alıkonuldu, binlerce insan ise zorla göç ettirildi. Halk, ağır ve zor koşullar altında yaşamaya zorlandı” sözlerine dikkat çekti.

‘Elimizde net bir sayı yok’

Kaçırılan ve kaybolan kişilerin sayısını belgelemekte ciddi zorluklar yaşadıklarını ifade eden Evîn Cumaa, “Şu anda elimizde net bir sayı bulunmuyor, çünkü bu konuda çalışmalarımız devam ediyor” diye belirtti. Evîn Cumaa, ayrıca sivillere yönelik ihlallerin sürmesinin uluslararası güçleri, insan hakları örgütlerini ve Birleşmiş Milletler’i adalet terazisi önünde ciddi bir sınavla karşı karşıya bıraktığını belirterek, izlenen politikaların ne ölçüde samimi olduğunun bu süreçte açığa çıktığını ifade etti.

Evîn Cumaa, sivillere yönelik saldırıların ve işlenen suçların durdurulması için şimdiye kadar Suriye dosyasında etkili olan güçler tarafından herhangi ciddi bir diyaloğun yürütülmediğini belirtti. Saldırıların devam ettiğine dikkat çeken Evîn Cumaa, “Kuzey ve Doğu Suriye’nin tamamı saldırı tehditleriyle karşı karşıya ve bölgeye yönelik saldırılar durdurulmuş değil. Siviller, özellikle hedef alındıkları için son derece tehlikeli bir ortamda yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılıyor” şeklinde konuştu.

‘Sürecin savaşla değil, siyasi yollarla çözülmesi gerekiyor’

Suriye’nin son derece kötü bir süreçten geçtiğini belirten Evîn Cumaa, kamuoyuna ve uluslararası güçlere sivillerin korunması çağrısında bulundu. Evîn Cumaa, “Bu sürecin bir geçiş ve uzlaşı dönemi olması gerekiyordu. Ancak geçici geçiş hükümetinin, zor kullanarak kendi otoritesini her yerde dayatmak istediği açıkça görülüyor” ifadelerinde bulundu.

Evîn Cumaa, Süveyda ve Suriye’nin kıyı bölgelerinde Alevi ve Dürzilere yönelik yaşanan katliamları ve kanlı olayları hatırlatarak, “Uluslararası güçlerin sessizliği devam ederse, Kuzey ve Doğu Suriye de aynı senaryoyla karşı karşıya kalacaktır” uyarısında bulundu. Sözlerinin sonunda bir kez daha saldırıların sona ermesi ve diyaloga dönülmesi çağrısında bulunan Evîn Cumaa, “Bu sürecin savaşla değil, siyasi yollarla çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu sorunun çözümü her yere etkisini