‘En karanlık anlarda bile değişimin ışığını yakar, umudu yeniden canlandırırız’
Kadınların en karanlık anlarda bile değişimin ışığını yaktığını ve umudu yeniden canlandırdığını belirten Tunuslu aktivistler, tüm Ortadoğulu kadınlara, “Kendinizle ve başardıklarınızla gurur duyun” diyerek direnişin yükseltilmesi çağrısında bulundu.
NEZİHA BOUSSAİDİ
Tunus- Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki savaşlar ve çatışmalar, kadınların yaşamlarını derinden etkileyerek onları şiddet, yoksulluk ve yerinden edilmeye karşı daha savunmasız hale getiriyor. Kadınlar bombalama ve yaralanma tehlikesine doğrudan maruz kalıyor, savaş ve göç sırasında fiziksel ve cinsel şiddet riskiyle karşılaşıyor. Buna rağmen, dirençlerini koruyarak tüm zorluklarla yüzleşmeye devam ediyorlar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların adaletsizliğe, baskıya ve ayrımcılığa karşı verdikleri uzun mücadeleyi hatırlatıyor. Ancak kazanılan haklar, savaş ve çatışmaların yarattığı tehditlerle giderek daha fazla tehlike altında. Bu çalkantılı dönemde, barış, güvenlik ve istikrar talebi öncelik kazanırken, kadınlar dayanışma ve ortak mücadeleyle seslerini duyurmaya devam ediyor.
‘Tüm kadınlar hedef alınıyor’
Tunus Demokratik Kadınlar Derneği Başkanı Raja Dahmani, “Tahran, Suriye, Irak, Lübnan, Tunus veya dünyanın herhangi bir ülkesinde kadınları hedef almak, bizim için tüm kadınlara yönelik bir saldırıdır. Bu, aynı zamanda sosyal adalet ve insan haklarına inanan, modern feminist projelerimizin temel taleplerinden biri olan tam ve etkili eşitliğe bir hakarettir” dedi. Raja Dahmani, birkaç gün önce Tunus toplumunu sarsan ve çok sayıda kınama açıklamasına yol açan feminist aktivist Yenar Mihamed’in suikastına ve İran’da bir kız okulunun bombalanmasının ardından 130’dan fazla kız öğrencinin hayatını kaybetmesine de dikkat çekti. Raja Dahmani, bu olayların insan hakları ve çocuk haklarının açık ihlali olduğunu vurguladı.
‘Saldırı altında olan kadınların yanındayız’
Raja Dahmani, dünyanın dört bir yanında bombalama altında yaşayan kadınlarla dayanışma içinde olduklarını ve tırmanan savaşlar ile kadınların savunmasızlığını artıran kapitalist ve liberal sistemler nedeniyle topraklarından göç etmek zorunda kalan kadınların yanında olduklarını ifade etti. Raja Dahmani, “8 Mart, dimdik durduğumuz ve dayanışma içinde olduğumuz bir an olmaya devam ediyor. Uluslararası standartların ve yasaların uygulanmasını, savaşların sona ermesini ve kadınların haklarından tam olarak yararlanmalarının güvence altına alınmasını talep etmek için yenilenmiş bir fırsattır” diyerek sözlerini tamamladı.
Filistinli kadınlara seslendi
Feminist aktivist Fathia Al-Saidi, dünyanın dört bir yanındaki silahlı çatışma bölgelerinde yaşayan kadınlara özellikle Filistinli kadınlara seslendi. Fathia Al-Saidi, bu kadınların yalnızca aile içinde veya yerel toplulukta cinsiyete dayalı şiddete maruz kalmadığını, aynı zamanda siyasi şiddet ve devlet terörizmiyle de karşı karşıya olduklarını belirtti. Bu durumun, kadınlara uygulanan şiddeti artırdığını ve acılarını derinleştirdiğini vurgulayan Fathia Al-Saidi, siyonist politikalardan kaynaklandığını ifade ettiği soykırım suçları bağlamında Filistinli kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çekti.
‘Kadınlar için barış hakim olsun’
Fathia Al-Saidi, baskılar ve karmaşık çatışmalar altında yaşayan İranlı kadınlara da desteğini ileterek, bu bağlamda kadınların acılarının, yabancı müdahaleler ve bombalamalar nedeniyle daha da arttığını dile getirdi. Uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletleri çatışmaları izlemeye ve sivilleri koruyan dört Cenevre Sözleşmesi’nin uygulanmasını sağlamaya çağıran Fathia Al-Saidi, savaşın ortasında yaşayan ve barışın bekçiliğini yapan kadınlar için barışın hakim olmasını umut ettiğini sözlerine ekledi.
Birlik vurgusu
İnsan hakları aktivisti Najat Al-Zamouri de, silahlı çatışmalar, güvenlik tehditleri, ekonomik krizler ve insan hakları ihlallerine rağmen kadınların direncin, yaşam gücünün ve gelecek nesiller için ilhamın sembolü olmaya devam ettiğini vurguladı. “Zorluklar karşısında gösterdiğiniz her sabır anına ve kendinizi, ailenizi ve topluluğunuzu korumak için aldığınız her karara değer veriyoruz” diyen Najat Al-Zamouri, birlik içinde kalmanın, dayanışma ve ortak güçlendirmenin adaletsizlikle mücadelede en etkili araçlar olduğunu belirtti.
Najat Al-Zamouri, kadınların onurlarını ve güvenliklerini savunmaktan çekinmemeleri gerektiğini, çünkü en karanlık anlarda bile iradelerinin değişimin ışığını yakmaya ve umudu yeniden canlandırmaya muktedir olduğunu ifade etti. Najat Al-Zamouri, “Kendinizle ve başardıklarınızla gurur duyun, ne kadar küçük görünürse görünsün, bu daha adil ve barışçıl bir topluma doğru atılmış bir adımdır. Sizler yaşam, umut ve değişim yaratıcılarısınız” sözleriyle kadınlara mesajını iletti.