DFG: Mart ayında 21 gazeteci gözaltına alındı
DFG'nin Mart ayı raporuna göre, 21 gazeteci gözaltına alındı, 8'i tutuklandı. 21 gazeteci haber takibinde şiddete maruz kaldı, 3 gazeteci de sınır dışı edildi.

Amed - Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), "2025 Mart Ayı Gazetecilere Yönelik Hak İhlali Raporu'nu" açıkladı. Raporda, ifade, düşünce ve basın özgürlüğüne yönelik ağır darbelerin yaşandığı bir ayı geride bırakıldığına dikkat çekilerek, ekonomik sebeplerle kapanan veya küçülmeye giden basın kuruluşlarına değinildi. Raporda, "Basın İlan Kurumu'nun (BİK) internet siteleri için şart koştuğu koşulların ağırlığı ile Google algoritmalarında yaşanan değişiklik, bağımsız medyayı zora sokmaya devam ediyor. İktidarın ekonomi politikaları ile basın kuruluşları kıskaca alınırken, Artı Gerçek, Medyascope ve 10 Haber'in küçülmeye gitmesinin ardından Gazete Duvar da kapandığını duyurdu. Yine Amerika'nın Sesi, Trump'un isteği doğrultusunda kapandı" ifadeleri yer aldı.
17 gazeteci şiddete uğradı
Raporda, 19 Mart'ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması ve ardından tutuklanması ile başlayan halk protestolarında polis şiddetine dikkat çekildi. Bu müdahaleler esnasında 17 gazetecinin fiziki şiddet ve kötü muameleye maruz kaldığına yer verildi.
21 gazeteci gözaltına alındı
Mart ayında yaşanan ihlallere işaret edilen raporda, "Mart ayında 21 gazeteci gözaltına alınırken, 17 gazeteci protestoları takip ettiği için gözaltına alındı. 24 Mart'ta İstanbul’da gözaltına alınan Yasin Akgül, Ali Onur Tosun, Bülent Kılıç, Zeynep Kuray, Kurtuluş Arı, Gökhan Kam ve Muhabir Hayri Tunç hakkında önce adli kontrol ile serbest bırakılırken ardından savcının karar değiştirmesi ile tutuklandı. Savcının karar değiştirmesi 'Talimat geldi' şeklinde yorumlanırken gelen tepkiler sonucu gazeteciler iki gün sonra serbest bırakıldı. Mart ayında aralarında İsveçli Gazeteci Joakim Medin'in de bulunduğu 8 gazeteci tutuklanırken, gazeteci İsmail Saymaz'a da ev hapsi verildi" denildi.
3 gazeteci sınır dışı edildi
Raporda RTÜK'ün basın yayın organları üzerindeki baskısına da yer verilerek şu ifadeler kullanıldı: "RTÜK, sansür tehdidiyle kanalların yayınını durdurdu, sokağın sesini dünyaya duyurmaya çalışan gazeteciler ve basın kuruluşların ise sanal medya hesapları kapatıldı. Demokratik tepkisini gösteren gençlik örgütlerinin, sokakta uygulanan işkence ve hak ihlallere dair hukuki mücadele yürüten hukuk örgütlerinin ve kadına dönük her türlü şiddet ve katliamlara karşı mücadele yürüten kadın kurumlarının sanal medya hesapları kapatıldı. Hem Newroz'u hem de Saraçhane'deki eylemleri takip eden 3 yabancı gazeteci sınır dışı edildi, biri tutuklandı."
269 hesaba erişim engeli
Raporda RTÜK’ün verdiği cezalara dair şu bilgilere yer verildi: "Hitler döneminin Gobbels’i gibi hareket eden RTÜK Başkanı, önce protestoları yayınlayan kanalları tehdit etti, ardından ise 1 kanala 10 gün ekran karartma cezası, 4 kanala ise 18 program durdurma ve para cezası verdi. X, yaptığı açıklama ile Türkiye’nin 700 hesaba erişim engeli getirdiğini duyururken aralarında gazetecilerin, gençlik ve kadın örgütlerinin de oldu 269 hesaba erişim engeli getirildiğini tespit ettik. Kişisel hesaplarla bu sayının 700’ün üzerinde olduğunu tahmin etmekteyiz. Bu süreçte Bianet’in X hesabı, Mezopotamya Ajansı’nın İnstagram hesabı kapatılırken; Adıyaman 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Mezopotamya Ajansı’nın web adresi erişime engellendi. Mart ayında 3 siteye ve 6 habere ise erişim engeli getirildi."
Basın üzerinden baskıyı artırması beklenen ve AKP'nin hazırlayarak TBMM'ye getirdiği Siber Güvenlik Kanun Teklifin Meclis'te kabul edildiğine işaret edilerek, bununla basın özgürlüğünün ağır bir yara daha aldığına dikkat çekildi. Raporda, "İktidar, düşünce, ifade ve basın özgürlüğüne saldırılarını sürdürürken tablo giderek daha karanlık hale geldi. Tüm bu karanlığa inat, gazeteciler görevlerinin başında hakikati yazmaya devam ediyor. Bir kez daha yineliyoruz; Hakikati hiçbir güç perdeleyemez, gazetecilik yargılanamaz" diye belirtildi.