DFG: Şubat’ta baskı arttı, tutuklu gazeteci sayısı 30’a çıktı

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin Şubat ayı hak ihlalleri raporuna göre gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, sansür ve yargı baskısı sürdü. Ay içinde 5 gazeteci tutuklandı, iki ajansın hesaplarına erişim engeli getirildi.

Haber Merkezi – Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Şubat ayına ilişkin gazetecilere yönelik hak ihlalleri raporunu açıkladı. Raporda, gazetecilerin yaşam hakkı, güvenliği ve ifade özgürlüğünün ciddi tehdit altında olduğu belirtilirken, 4 Mart 2026 itibarıyla tutuklu gazeteci sayısının 30’a yükseldiği kaydedildi.

ETHA’ya baskı

Raporda, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle meslektaşlarının fiziksel saldırıya uğradığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakıldığı yer aldı. Yine raporda, “Şubat ayında Etkin Haber Ajansı’na (ETHA) yapılan baskın, bu baskı zincirinin son halkası olmuştur. Ajansın kapısı kırılarak büroya girilmiş, haber ekipmanlarına el konulmuştur. Baskın sonucunda gözaltına alınan beş gazeteciden dördü tutuklanmıştır. Gazeteci Alican Uludağ ise yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Şubat ayının son gününde, İncirlik Üssü’ndeki hareketliliği haberleştirdikleri için aralarında ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener’in de bulunduğu üç gazeteci gözaltına alınmıştır” denildi.

İki ajansın hesabına erişim engeli

Şubat ayında beş gazetecinin tutuklanmasıyla birlikte tutuklu gazeteci sayısının 30’a yükseldiği belirtilen raporda, “Cezaevinde bulunan gazeteciler de ihlallerle karşı karşıya kalmaktadır. Maltepe 1 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan gazeteci Ali Barış Kurt, Kasım 2025’te tahliye edilmesi gerekirken Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nun kararıyla hukuksuz biçimde cezaevinde tutulmaya devam edilmektedir. Ocak ayında zirve yapan sansür, Şubat ayında da sürmüştür. Ocak ayında dört kez erişim engeliyle karşılaşan Mezopotamya Ajansı ve JİNNEWS’in dijital medya hesapları Şubat ayında da birer kez erişime kapatılmıştır” şeklinde belirtildi.

Raporun devamında şu verilere yer verildi:

Yaşam hakkı ve güvenlik ihlalleri

*6 gazeteci saldırıya uğramış,

*11 gazeteci gözaltına alınmış,

*5 gazeteci tutuklanmış,

*6 gazetecinin evine baskın düzenlenmiş,

*3 gazeteci kötü muameleye maruz kalmış,

*1 gazeteci tehdit edilmiş,

*3 gazetecinin haber takibi engellenmiş,

*Hapishanelerde 2 ayrı gazeteci ihlali tespit edilmiştir.

İfade özgürlüğüne yönelik baskılar

*3 gazeteci hakkında soruşturma açılmış,

*5 gazeteci hakkında dava açılmış,

*9 gazeteciye toplam 6 yıl 7 ay 6 gün hapis cezası ve 45 bin TL para cezası verilmiştir,

*30 dosyada 45 gazetecinin yargılaması devam etmektedir,

*4 Mart 2026 itibarıyla 30 gazeteci tutuklu bulunmaktadır.

Şubat ayında da yargı süreçleri, gazeteciler üzerinde sistematik bir baskı aracı haline gelmeye devam etmiştir.

Medya kuruluşlarına yönelik sansür ve engellemeler

*Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 2 ayrı yayına idari para cezası verilmiş,

*10 yayın yasağı kararı uygulanmış,

*31 habere erişim engeli getirilmiş,

*272 sosyal medya içeriği erişime kapatılmıştır.”

Raporda son olarak şu ifadelere yer verildi: “Bu tablo yalnızca gazetecileri değil, halkın haber alma hakkını da hedef almaktadır. Gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, baskı ve sansür uygulamaları kabul edilemez. Basın özgürlüğü, demokratik toplumun temel güvencesidir. Yetkilileri, gazetecilere yönelik ihlallere son vermeye; ulusal ve uluslararası kamuoyunu ise Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan hak ihlallerine karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz.”