Dêrazorlu kadınlardan medyaya uyarı: Nefret dili gerilimi ve bölünmeyi artırır

Dêrazor’daki kadınlar, Suriye’deki çatışmaların medya tarafından çarpıtılmasına karşı uyarıda bulunarak, nefret söylemlerinin Suriye halkının çıkarlarına hizmet etmediğini, aksine gerilimi ve bölünmeyi artırdığına dikkat çekti.

ZEYNEB XELÎF

Dêrazor - Kuzey ve Doğu Suriye’nin Dêrazor kantonundaki kadınlar, Suriye’de yaşanan çatışmaların medya tarafından çarpıtılmasına ve farklı toplumsal kesimleri birbirine düşman etmeye yönelik söylemlere karşı uyarıda bulundu.

Kadınlar, toplumun kaderinin kadınların elinde olduğunu vurgulayarak, kadınların güçlendirilmesinin ülkenin istikrarı, barışı ve geleceği için kritik önemde olduğunu belirtti. Bölgedeki kadınlar, toplumsal dayanışmanın ve kadınların aktif rol almasının, çatışmaların önlenmesinde ve halkların bir arada yaşamasının en önemli güvencesi olduğunu ifade etti.

‘Kadınların ötekileştirilmesi bir ulusun ilk işgal biçimini temsil eder’

Dêrozor kentinin Hejin kasabasından Hind Al-Salem, “Kadınlar hak ettikleri yere geri getirilmedikçe toplum gerçek gücünü ortaya koyamaz. Toplumun kaderi kadınların ellerindedir, çünkü onlar yaşamın temelidir. Kadınların ötekileştirildiği bir ülke ne yükselebilir ne de istikrara kavuşabilir. Kadınları suçlamak veya onları zayıf olarak etiketlemek, aslında bir korkaklık ve aldatmadır. Eğer kadınlar zayıf olsaydı, güçlü bir ulus inşa edilemezdi. Kadınların ötekileştirilmesi bir ulusun ilk işgal biçimini temsil eder, kadınların ezilmesi ise toplumsal çöküşün başlangıcıdır ve başarısız, faşist bir devletin modelini oluşturur. Toplumun gücü, kadınların gücünden gelir. Erkekler ve kadınlar, uyumlu bir ulus inşa etmek için birlikte çalışmalıdır” ifadelerinde bulundu.

Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinde faaliyet gösteren kadın örgütlerine minnettarlığını dile getiren Hind Al-Salem, bu örgütleri toplum ve bölge için bir güç kaynağı olarak değerlendirdi.

‘Suriye Demokratik Güçleri güvenlik sağlıyor’

Halkın birliğinin ve tüm bileşenlerin dayanışmasının toplumu bölünmelerden korumanın gerçek garantisi olduğunu belirten Maryam Al-Ali ise, farklılığın çatışma anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Farklılık, karşılıklı saygı ve işbirliğine dayandığında bir güç kaynağı olabilir” dedi. Maryam Al-Ali, Suriye Demokratik Güçlerinin bölgede halkı korumada ve güvenliği sağlamada çok önemli bir rol oynadığını ifade ederek, Suriye’nin yaşadığı zorlu güvenlik koşulları göz önüne alındığında varlıklarının özellikle kadınlar ve çocuklar için güven duygusunu güçlendirmeye katkıda bulunduğunu kaydetti.

Maryam Al-Ali, Özerk Yönetim’in kurulmasını Suriye için daha iyi bir geleceğe doğru atılmış önemli bir adım olarak değerlendirdi. Maryam Al-Ali, bu yapının, tüm bileşenlerin kendi işlerini yönetmede gerçek anlamda söz sahibi olmasına ve kadınların siyasi ve sosyal hayatta aktif rol almasına olanak sağladığını belirtti. Maryam Al-Ali, bazı medya kuruluşlarının kullandığı tehdit edici ve çarpıtıcı dil konusunda endişelerini dile getirerek, bu tür söylemlerin ve nefret dilinin Suriye halkının çıkarlarına hizmet etmediğini, aksine gerilimi ve bölünmeyi artırdığını vurguladı. Maryam Al-Ali, sözlerinin sonunda, çözümün, gerçeği aktaran ve sivil barışı güçlendirmeye katkıda bulunan sorumlu medyada yattığını ifade etti.