Dêrazorlu kadınlardan Şêx Meqsûd halkı için acil insani yardım çağrısı

Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşanan savaş suçlarına tepki gösteren Dêrazorlu kadınlar, ihlallere karşı uluslararası sessizliği eleştirerek, özellikle çocukların korunması için acil insani yardım çağrısında bulundu.

ZEYNEB XELÎF

Dêrazor – Halep’in Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zêd mahallelerinde halk ve savunma güçleri, Türk devletinin desteklediği El-Emşat ve El-Hamzat çeteleri ile Nûr El-Din grubu ve cihatçı Heyet Tahrir el-Şam’a (HTŞ) karşı tarihi bir direniş sergiledi. Aylar süren kuşatmanın ardından başlatılan saldırılar, ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı mahalleleri hedef aldı. Günlerce süren çatışmalarda mahalle sakinleri ile İç Güvenlik Kuvvetleri, çetelerin yoğun saldırılarına karşı direndi.

Çatışmaların ardından dijital medyada dolaşıma giren bazı görüntüler, bölgede yaşanan ağır hak ihlallerine ilişkin ciddi endişeleri beraberinde getirdi. Paylaşılan görüntülerde, katledilen savaşçıların işkenceye maruz bırakılarak beden bütünlüklerinin tahrip edildiği görülürken, bu durum işlenen insanlık suçlarının ve vahşetin boyutlarını açıkça ortaya koyuyor. Söz konusu görüntüler, bölgede giderek derinleşen şiddet ortamını ve uluslararası insani hukuk ilkelerine uyulması gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Dêrazor kentindeki kadınlar, yaşananlara ilişkin ajansımıza konuştu.

‘Uluslararası sessizlik ihlallere ortak olmaktır’

Çocuk Koruma Ofisi Üyesi Alaa al-Daher, Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşananlara ilişkin uluslararası sessizliğin, sivillere yönelik ihlallere dolaylı ortaklık anlamına geldiğini ifade etti. Açıkça ilan edilen ateşkesin ihlal edildiğini belirten Alaa al-Daher, bu ihlalleri kesin bir dille reddettiklerini vurguladı. Alaa al-Daher, yoğun bombardımanın, başta sürekli korku ve güvensizlik altında yaşayan çocuklar olmak üzere siviller açısından ciddi bir insani trajediye yol açtığını söyledi.

Acil insanı yardım çağrısı

Sağlık Otoritesi Kadın Ofisi Üyesi Iman Habshan da bölgede yaşanan insani duruma dikkat çekti. Şêx Meqsûd mahallesinde yaşanan son olayları ve sivillere yönelik ağır ihlalleri sert bir dille kınadıklarını belirten Iman Habshan, uluslararası kamuoyunun süregelen sessizliğini eleştirdi. Bölge halkının zorunlu yerinden edilme, açlık ve güvensizlik gibi son derece ağır koşullarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Iman Habshan, bu durumdan en fazla çocukların etkilendiğini vurguladı.

Çocukların korku ve şiddet ortamına maruz bırakılmasının temel hakların açık bir ihlali olduğunu kaydeden Iman Habshan, sivillerin, özellikle de çocukların korunması ve haklarının güvence altına alınması için acil insani yardım çağrısında bulundu.