DEM Parti ve DBP’den saldırılara ilişkin açıklama
DEM Parti ve DBP, Halep’te yaşananlara ilişkin, “Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır” uyarısında bulundu.
Haber Merkezi - Suriye geçici yönetime bağlı çetelerin, Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırıları sürüyor. Dünden bu yana çetelerin söz konusu mahallelere yönelik gerçekleştirdiği saldırılarda 7 kişi katledilmiş, 52 kişi yaralanmıştı.
Saldırılara ilişkin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Merkez Yürütme Kurulu açıklama yaptı.
‘Bir imha operasyonu’
Yapılan saldırıların bir “imha” olduğunu belirten DEM Parti MYK, “Bu saldırılarda Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının da yer aldığı belirtilmektedir. Mahallelerde yaşayan sivillerin temel ihtiyaçlarını aylardır engelleyen Şam Yönetimi ve ona bağlı güçlerin bu saldırıları, Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehdit oluşturmaktadır. Hatırlanacağı üzere 10 Mart Mutabakatı uyarınca 2025 Nisan ayında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Kürt mahallelerinden ağır silahlarla çekilmiş ve güvenliği yerel asayişe devretmişti. Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan bu anlaşmayı ortadan kaldırmakta, 200 binin üzerinde sivilin yaşamını da tehlikeye sokmaktadır. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Süveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir” dedi.
‘Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime teslim etmek yanlış’
Açıklamanın devamında şunlar belirtildi: “Şunu unutmayalım ki Suriye, Araplara, Kürtlere, Dürzilere, Ermenilere ve orada yaşayan tüm halklara ve inanç gruplarına ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. Suriye'de yeni bir çatışma ortamının oluşmamasının en önemli yolu ülkenin demokratikleşmesinden geçmektedir. Türkiye'ye düşen görev de bu demokratikleşme sürecine destek olmak, böyle bir süreci teşvik etmektir. Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir.
‘Diyalog sürdürülmeli’
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin. Bir kez daha vurguluyoruz ki Suriye’deki kaosun ve çatışmaların son bulmasının tek yolu tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasından geçmektedir. Bu temelde diyalog sürdürülmeli; askeri, ekonomik ve demokratik entegrasyonunun geliştirilmesi için çaba sarf edilmelidir.”
DBP: Yaşananlar sivillere karşı açık bir ihlal
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Merkez Yürütme Kurulu da, sivillere yönelik saldırının insanlık suçu olduğunu söyledi.
Açıklamada, “Suriye geçici yönetimine bağlı silahlı grupların tanklar ve yoğun bombardımanla yürüttüğü bu saldırılar, aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmıştır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin bilinçli bir şekilde savaş alanına çevrildiğini göstermektedir. Bu tablo, yalnızca askeri bir ‘çatışma’ olarak geçiştirilemez. Yaşananlar, sivillere karşı açık bir ihlal ve uluslararası insancıl hukukun pervasızca çiğnenmesidir. Gece saatlerinde de devam eden saldırılarla Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê fiilen kuşatma altına alınmış, daha kapsamlı ve yıkıcı bir operasyonun zemini hazırlanmaktadır. Bu, tesadüfi değil; bilinçli, planlı ve siyasi sonuçları olan bir tercihtir” denildi.
Uluslararası kurumlara çağrı
Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır. Sivillerin korunması yönünde derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Aksi halde Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır.”