Dayê Xoxê: Biz şehitlere söz verdik, o sözü tutacağız
Şengal’de özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren oğlu Dijwar’ın mezarını ziyaret eden Dayê Xoxê, ferman sürecini, savaşçıların fedakarlıklarını ve KDP’nin ihanetini anlatarak “Biz şehitlere bir söz verdik, o sözü tutacağız” dedi.
GULÎSTAN EZÎZ
Şengal – Êzidî halkı, ölülerini gömdükleri yere “Zehman” diyor. Bu kez Dayê Xoxê ile birlikte “Şehitler Zehmanı”na gittik. Dayê Xoxê’nin tek oğlu Dijwar, Şengal’de ölümsüzler kervanına katılmış. Dayê Xoxê, fermanın başlangıcından bugüne kadar neredeyse Şengal’in yeniden inşasına tanıklık etmiş. Şehitlik yapılırken de, toprağa bunca can verilirken de Dayê Xoxê, Şengal’de bir çınar ağacı gibi dimdik ayakta duruyor ve çalışmaların içinde yer alıyor.
‘Düşman nereden gelirse gelsin önünü kesiyorlardı’
Dayê Xoxê, “Bu zehman (mezarlık) şehit Dilgeş ve şehit Berxwedan’ın adıyla yapıldı ve şimdi 3 Ağustos 2014’ten beri yüzlerce şehit burada yatıyor” dedi. Dayê Xoxê’nin gözleri hüzünle bakıyor. Sanki “Bu anne neden böyle bakıyor?” dedirtiyor. O gözlerle insanın kalbine işliyor. Dayê Xoxê o günleri ve kahramanların fedakârlığını şöyle anlatıyor:
“Burada yatan bu şehitler, fermanı durdurmak için savaşırken şehit düştüler. DAIŞ geliyordu, Deriyê Gelî’den geliyordu, Qiblet tarafından, batıdan ve doğudan geliyordu. Hangi taraftan gelirse gelsin bu şehitlerimiz ve savaşçılarımız önlerini kesiyor, karşılık veriyor ve şehit düşüyorlardı.”

‘Şengal uğruna şehit düşenlerin hepsi bizdendir’
Dayê Xoxê, bu şehitlikte sadece Êzidîlerin değil, farklı milletlerden ve farklı inançlardan insanların da şehit düştüğünü belirterek şöyle konuşuyor:
“Kim hangi örgüte katılmışsa gelip burada şehit düştü. Hiçbirinin hakkını yiyemeyiz. Bütün bu şehitlerin bizim yanımızda kıymeti büyüktür. Onları kendi çocuklarımız gibi görüyoruz, en yakınımız gibi, yüreğimiz onlar için yanıyor. Geldiklerinde bizim için, DAIŞ’in önünde durduklarında, fermanlara karşı koyduklarında onlar bizim şehitlerimizdir. Biz onları Şengal’den sayıyoruz, yabancı görmüyoruz. Aramızdan çıkıp Şengal’i terk edip başka yerlere gidenler bizden değildir. Ama bu şehitler nereden olursa olsun bizimdir.”
‘Biz onlara Heval diyorduk’
Dayê Xoxê, bu canlardan çoğunu tanıdığını ancak isimlerini bilmediğini söyleyerek şöyle açıkladı:
“Şengal için çok emek verdiler. O günlerde biz de çalışıyorduk, onlara ‘Heval’ diyorduk. Üzerimizde kirli bir siyaset vardı, ‘Şengal’i bir kurtaralım’ diyorduk. Yürüyüşler, açıklamalar, meclislerin kurulması… Birçok işle uğraşıyorduk. Şengal için büyük emek verdiler, fermanların önüne geçtiler.”
Dayê Xoxê, kız kardeşi, kızı ve geliniyle birlikte savaş döneminde yaklaşık 6 ay boyunca savaşçılara ekmek yaptıklarını anlattı:
“O günler hareketli günlerdi, fırınlar yoktu. Savaş ve zorluklar içindeydik. Arkadaşlara ekmek yapıyorduk. Şu anda bu şehitlikte yatanlar, bizim Êzidî kızlarımız için, başımıza gelen ferman için, çöllerde kalan çocuklar için, Şengal için şehit düştüler.”
‘KDP bir gecede bizi terk etti, geri dönmelerini istemiyoruz’
Dayê Xoxê, konu KDP güçlerinin Şengal’e dönme çabalarına geldiğinde öfkeye kapılıyor ve şöyle diyor:
“Başımıza 70’ten fazla ferman geldi. Ferman öncesi arkamızda bir güç vardı. ‘Sizi koruyoruz, yanınızdayız’ diyorlardı. Bir gecede bizi terk ettiler, DAIŞ’in pençesinde bıraktılar. Şimdi ‘geri döneceğiz’ diyorlar. Bu fermanın ve şehitlerimizin sebebi oldular. Nasıl buraya gelecekler? Çok zor. Biz ne yüzümüzü ne de onların yüzünü kara etmek istemiyoruz. Onların gelmesini istemiyoruz. Babasını, kardeşini öldürmüş, annesinin ve kız kardeşlerinin esir alınmasına sebep olmuş birinin Şengal’e gelmesi nasıl mümkün olur?”

‘Şehitlerimiz bu toprak için canlarını feda etti’
Dayê Xoxê, bu kutsal ve özgür toprağı inşa edenlerin canlarını feda edenler olduğunu vurgulayarak şöyle devam ediyor:
“Şehitlerimiz toprakları için canlarını feda ettiler. Toprağın olmazsa kendini koruyamazsın. Toprağımız bizim şerefimiz ve namusumuzdur. Neden? Çünkü kutsal değerlerimiz burada. Burada doğduk. Doğuşumuz da ölümümüz de burada. Bu toprağı korumak zorundayız, düşmanın ayağının buraya basmasına izin vermemeliyiz. Geriye sadece kadın kalmış olsa bile, kadınlar Şengal’i koruyacaktır. PKK kadar şehit veren başka hiçbir parti ve örgüt yoktur. Yine Êzidî toplumu kadar fermanlara maruz kalmış başka bir toplum da yoktur. İnanın, eğer yürekten ve güçlü olmasaydık bu inanç artık yok olurdu. Şengal’de geriye sadece 100 insan kalsa bile, bu inanç yok olmaz.”
‘Şehit Dijwar’ın aklı ve kalbi herkesten daha iyiydi’
Dayê Xoxê, gururla ve hüzünle kalbinin bir tanesini şöyle anlatıyor:
“Evdeki adı Merwan’dı, arkadaşları ona Dijwar derdi. Ferman döneminde eve hiç gelmiyordu. Biz onlara ekmek yapıyorduk, o da gelip hevallere götürüyordu. Bir gün yine ekmek almaya gelmişti. Bana dedi ki, ‘Dayê, unumuzunasıl yapıyorsun? Hiç bitmiyor mu?’ Ben güldüm ve ‘Bereket unumuza düştü’ dedim.”
‘Bir söz verdik, o sözü tutacağız’
Anılarını anlatırken sık sık duraksıyor. Belki de bir kez daha o günlere gitmek, o insanlara ulaşmak istiyor. Dayê Xoxê devamında şunları söylüyor:
“Bir gün geldi ve ‘Dayê, ben katılacağım’ dedi. Ben dedim ki ‘Dayê, sen zaten katıldın, oradasın, eve gelmiyorsun, neye katılacaksın daha?’ Dedi ki ‘Her heval bir yerden, savaş çıkınca birbirimizi tanımıyoruz. Yoldaşlıkla bir güç oluşturmak istiyoruz ki ne yapabildiğimizi bilelim.’ Heval Dijwar birçok şey biliyordu. Birçok şeyi birlikte düşünüyorlardı. Yüreği yufka idi, halkı için yanıyordu. Bunca acıyı çektikten sonra katılmak istiyordu. Küçük-büyük, biz sağ oldukça, dünya başımıza yıkılsa bile biz şehitlerimizin davasının peşinde olacağız. Bir söz verdik, o sözün üzerindeyiz. Kızlarımız ve gençlerimiz bu şehitleri unutmayacak. Bu şehitler sayesinde kızlarımız ve gençlerimiz şimdi Şengal’deler. Bu şehitlerin sayesinde konuşabiliyor, düşmana karşı durabiliyorlar. Şengal şehitlerin kanıyla sulandı. Şehitlerimizin istemediği hiçbir şeyi yapmayız. Bu dağlar ve varlığımız tamamen şehitler sayesindedir.”