Şengal’in entegrasyonuna ilişkin açıklama

Şengal Direniş Birlikleri Komutanlığı, Irak’ın federal güvenlik sistemine resmen entegre olduklarını duyurarak anlaşmanın bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi ve Êzidîlerin haklarının güvence altına alınması açısından bir güvence oluşturduğunu belirtti.

Haber Merkezi - Çeyrek asırdan fazla süren savaş, başta Kürt halkının yaşadığı bölgeler olmak üzere özellikle Ortadoğu’yu hedef aldı. Bu savaşın amacı, insanlık tarihinin izlerini günümüze taşıyan felsefe ve inanç sistemlerini ortadan kaldırmaktı. Sonuç olarak, bu yirmi beş yılda birçok korumasız toplum soykırım tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ortadoğu’da örgütlenen çete yapıları aracılığıyla bir dizi işgal ve katliam gerçekleştirildi; bu durum en çok Kürdistan coğrafyasında kendini gösterdi.

Bu vahşetler arasında en önemli olaylardan biri, kadim bir Kürt inancına sahip Şengal’deki Êzidî toplumunun durumu oldu. 2014 yılında DAİŞ çeteleri Şengal’i kuşattı ve büyük bir katliam gerçekleştirme amacıyla saldırı düzenledi. Ancak bölge halkının direnişi, HPG ve YJA Star gerillalarının desteği ve Rojava’dan giden savaşçıların yardımıyla bu planlı katliamın önüne geçildi. Daha sonra Şengal, kendini örgütleyebilecek ve savunmasını güçlendirebilecek özerk bir statüye kavuştu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın inisiyatifi ve mücadelesi sayesinde ortaya çıkan Demokratik Toplum ve Barış süreci sonucunda, Êzidî toplumu ile Bağdat arasındaki görüşmelerle bugün Şengal dağlarında yapılan ortak bir açıklamayla entegrasyon sürecinin resmen başladığı duyuruldu.

Şengal şehitleri anıldı

Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ), süreçle ilgili bir açıklama yaptı.

Açıklamada, “Şehitlerin kanına saygı ve halkımızın onurunu korumak için, Êzidî halkının soykırım şehitlerini ve tüm Irak şehitlerini anıyoruz. Bunların başında şehit Aba Nûrî, Mam Zekî, Şêx Xêrî, kadın şehitler Bêrîvan ve Berfîn, şehit Zerdeşt Şengalî, pilot şehit Macîd El-Têmîmî, Merwan Bedel ve Irak toprağını, halkını ve egemenliğini korumak için canlarını feda eden herkes yer alıyor. Ayrıca soykırımın ilk günlerinden bugüne kadar Êzidî toplumuna yardım eden herkesi de anıyoruz. Onların fedakârlıkları ve değerli tutumları her zaman omuzlarımızda bir emanet ve söz olarak kalacaktır” ifadeleri yer aldı.

YBŞ, federal Irak hükümetiyle anlaştıklarını duyurarak şu bilgileri verdi: “Irak’ın birliği ve egemenliğine olan inancımız temelinde ve Şengal’de güvenlik ile istikrarı güçlendirmek için, federal Irak hükümetiyle bağımsız askeri bağlılığımızın, yani Şengal Direniş Birlikleri ve Şengal Kadın Birlikleri’nin sona erdirilmesi konusunda anlaştığımızı bildiriyoruz.”

Ortak sorumluluğun yeni bir aşaması

YBŞ, her iki birliğin kadın ve erkek savaşçılarının toplam sayısının 4 bin 165 olduğunu belirtilerek şu bilgileri paylaştı: “Yasal ve kurumsal çerçeveler ile varılan mutabakatlar doğrultusunda, her iki birim federal güvenlik sistemi içine entegre edilecek ve silahlar devletin elinde toplanacaktır. Bu adım, ulusal işbirliği ve ortak sorumlulukta yeni bir aşamanın temelini atacaktır. Bu anlaşma; Şengal’in tarihi ve IŞİD çeteleri tarafından Ağustos 2014’te Êzidî halkına karşı gerçekleştirilen soykırım bağlamında ele alınmaktadır. O dönemde halkımız katliam, kaçırılma, göç ettirilme ve yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Irak topraklarının yaklaşık üçte biri, Ninova vilayeti de dahil olmak üzere terör örgütünün kontrolüne girdiğinde, Şengal Dağı kahramanlarının ve Êzidî direniş savaşçılarının direnişiyle karşı koymuştur. Halkını, topraklarını ve onurunu korumak için savaşmış; iradesiyle soykırım karşısında direnişin ve var kalmanın anlamını göstermiştir.”

Açıklamada, o kritik tarihi aşamada YBŞ ve YJŞ’nin acılar içinden, hayatta kalma iradesiyle ortaya çıktığı hatırlatıldı. YBŞ açıklamasını şöyle sürdürdü: “Amacımız soykırıma uğrayan halkı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan toprakları ve küçültülmeyi kabul etmeyen onuru korumaktı. Kadın ve erkek savaşçılarımız savunma ve kurtarma savaşlarında yer almış; halkımızı ve topraklarımızı korumak uğruna 530 şehit ve yüzlerce yaralı vermiştir. Ayrıca IŞİD Şengal’den çıkarıldıktan sonra oraya Irak bayrağını asan ilk güç biz olduk. Bu durum, Şengal’in Irak’ın temel ve ayrılmaz bir parçası olduğunu ve halkımızı korumanın hiçbir zaman ulusal sorumluluğumuzdan ayrı olmadığını kanıtlamıştır.”

Amaç, terörün geri dönüşünü engellemek ve istikrarı sağlamak

YBŞ, bugün ne kendi tarih sayfalarını kapattıklarını ne de direniş yıllarının fedakârlıklarını reddettiklerini vurgulayarak şunları kaydetti: “Soykırım ve savaşın bize dayattığı bir aşamadan, devlet kurumları içerisinde yeni bir çalışma aşamasına geçiyoruz. Silahların devletin elinde toplanmasının ve güvenlik kararının tekleştirilmesinin; egemenliği güçlendirmenin, terörün geri dönüşünü engellemenin ve istikrarı artırmanın temeli olduğunu vurguluyoruz. Ancak bu anlaşmanın uygulanması; kadın ve erkek savaşçıların haklarının korunması, şehitlerin hatırasına sahip çıkılması ve Şengal halkının güvenliği, hakları ve özgünlüklerinin güvence altına alınmasıyla hayata geçirilmelidir.

Güç; halkını kucaklama, fedakarlıklarını tanıma ve haklarını güvence altına alma kapasitesiyle de ölçülür. Bu nedenle, bu anlaşmanın başarıya ulaşması; yapılan mutabakatların ciddi bir şekilde uygulanmasını, soykırımın sonuçlarının giderilmesini, kayıpların akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, kurbanların ailelerine adalet sağlanmasını, göçzedelerin dönüş koşullarının hazırlanmasını, Şengal’in yeniden inşasını ve bu felaketin bir daha asla tekrarlanmamasının garanti edilmesini gerektirmektedir.”

Ulusal ruh vurgusu

Şengal’deki sivil kurumların ve yerel yönetimlerin rolünün güçlendirilmesinin ile demokrasinin geliştirilmesinin önemine dikkat çeken YBŞ, şu ifadeleri kullandı: “Şengal’in tüm bileşenlerinin katılımını güvence altına alacak ve burayı tüm halklarının birliği altında buluşturacak bir yaklaşımı vurguluyoruz. Irak Bakanlar Konseyi Başkanı’na, hükümet, güvenlik, siyasi ve toplumsal kurumlara, ilgili komite ve kurullara, soykırımın ilk günlerinden bu yana Êzidî toplumuna destek olan herkese ve diyaloğun başarısında, görüşlerin yakınlaştırılmasında ve engellerin kaldırılmasında rol oynayan herkese en içten teşekkür ve saygılarımızı sunuyoruz. Sürdürülebilirliğinin ve hedeflerine ulaşmasının garanti edilmesi, ayrıca Şengal’in tüm halkı için istikrar, işbirliği ve hizmet alanında yeni fırsatların kapısının aralanması için, anlaşmanın uygulanması aşamasında da bu ulusal ruhun sürmesini umuyoruz.”

‘Savaş alanlarında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirdik’

YBŞ Komutanlığı açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi: “Şehit, yaralı ve kayıp ailelerimize, ayrıca Êzidî halkımıza ve tüm Irak halkına şunu vurguluyoruz ki; fedakarlıklarımız sadece silahlar için değil, insan, toprak, onur ve yaşam içindi. Savaş alanlarında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirdik ve bugün yeni bir aşamada sorumluluğumuzu sürdürüyoruz. Irak’ın birliği ve egemenliği, Şengal’in güvenliği, halkının onuru ve tüm halkı için güvenli ve adil bir geleceğin inşa edilmesi temel hedeflerimizdir. Şehitlere gösterilecek gerçek saygı, geçmişteki savaşın içinde kalmak değil; onların uğrunda şehit düştükleri değerleri korumaktır. Soykırıma karşı elde edilecek en büyük başarı; halkımızın kendi toprakları üzerinde canlı, özgür, güvende kalması, varlığını sürdürmesi ve ülkesi Irak’ta haklarının korunmasıdır.”