Basın özgürlüğü gününde kadınlara perde: Afganistan’da gerçek bu

Kabil’de 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü etkinliğinde kadın gazeteciler erkeklerden perdeyle ayrıldı. Gazeteci Hatıra Feyzi, atmosferi “hapishane”ye benzetti.

BAHARİN LEHİB

Kabil – Afganistan’da 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, resmi söylemlerin aksine baskı ve kısıtlamaların gölgesinde geçti. Kabil’de düzenlenen etkinliğe katılan bağımsız gazeteci Hatıra Feyzi, yaşanan atmosferi “kendimi hapishanede gibi hissettim” sözleriyle anlatarak, kadın gazetecilerin maruz kaldığı ağır baskıyı gözler önüne serdi.

Kabil’de düzenlenen etkinlikte resmi söylemler olumlu bir tablo çizmeye çalışsa da, sahadaki gerçeklik gazetecilerin özellikle de kadın gazetecilerin ağır baskılar altında çalıştığını ortaya koyuyor. Artan tehditler, gözaltılar ve mesleki kısıtlamalar, ülkede basın özgürlüğünün giderek daraldığını ve gazeteciliğin her geçen gün daha riskli hale geldiğini gösteriyor.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla Afganistan Gazeteciler Merkezi Kabil’de bir etkinlik düzenledi. Etkinliğe Taliban’ın üst düzey yetkilileri de davet edildi. Kadın gazetecilerin katılımı için erkeklerle aralarına perde çekildi. Program, Taliban yetkililerinin konuşmalarıyla başladı. Konuşmalarda, Afganistan’da mevcut durumun gazetecilik açısından “iyi” olduğu iddia edildi.

İhlaller kaydedildi

Gazeteciler Merkezi’nin açıklamasında ise Afganistan’da gazetecilerin karşı karşıya olduğu olumsuz koşullara dikkat çekildi.  Açıklamada, son 12 ayda Taliban tarafından basın özgürlüğüne yönelik 150 ihlalin kaydedildiği, bunların 127’sinin tehdit, 20’sinin ise gazetecilerin gözaltına alınması olduğu belirtildi. Gözaltına alınanlardan 5’inin halen cezaevinde olduğu ifade edildi.

Kadın sesi yasaklandı

Açıklamada ayrıca bazı kentlerde kadın sesinin tamamen yasaklandığı, birçok resmi programda kadın gazetecilerin etkinliklere katılmasına izin verilmediği kaydedildi.

Öte yandan Afganistan Bağımsız Medyayı Destekleme Kurumu da yayımladığı raporda 2025 yılında gazetecilere yönelik ihlallerin 13 vaka arttığını bildirdi.

Birkaç gün önce Taliban Enformasyon ve Kültür Bakanlığı tarafından medyaya yeni bir talimat gönderildi. Buna göre özellikle siyasi programlara davet edilen konukların bakanlık onayı alması zorunlu kılındı; aksi halde medya kuruluşlarına yasal işlem uygulanacağı belirtildi.

Basın özgürlüğü sıralamasında 175. sırada

“Sınır Tanımayan Gazeteciler” örgütünün raporuna göre Afganistan, 180 ülke arasında basın özgürlüğü sıralamasında 175. sırada yer alıyor. Bu durum ülkeyi özellikle kadın gazeteciler için en tehlikeli yerlerden biri haline getiriyor.

‘Kendimi hapishanede gibi hissettim’

Dün düzenlenen etkinliğe katılan bağımsız gazetecilerden Hatıra Feyzi, mevcut koşulları şöyle anlattı: “Şu an ifade ve basın özgürlüğünden söz etmek bu kavramlarla alay etmek gibi. Dün etkinliğe girdiğimde kendimi hapishanede gibi hissettim. Biz kadınlar bu baskıyı evde, sokakta ve iş yerinde her gün yaşıyoruz ama etkinliğin ortamı çok daha ağır ve boğucuydu. Katılan tüm kadınlar pişmandı.”

‘Baskı ve ihlalleri gizlemeye çalıştılar’

Hatıra Feyzi, Taliban yetkililerinin konuşmalarına ilişkin ise “Konuşmalarında Kur’an ayetlerini kullanarak gazetecilere yönelik baskı ve ihlalleri gizlemeye çalıştılar. Sanki Afganistan herkes için, özellikle çalışan kadınlar için güvenli ve ideal bir ülkeymiş gibi anlattılar. Orada bulunmamam gerektiğini düşündüm ama aynı zamanda bu tür ortamlar Taliban’ın ve radikal anlayışın gerçek yüzünü daha iyi görmemi sağladı. Gelecekte birileri Taliban’ı savunursa, benim gibi baskı ve şiddet yaşayan milyonlarca Afgan kadının tepkisiyle karşılaşacaktır” dedi.