Cumartesi Anneleri Hasan Ocak’ın akıbetini sordu
Cumartesi Anneleri, bin 095’inci hafta buluşmasında Hasan Ocak dosyasında etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi talebini yineledi.
İstanbul- Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, eylemlerinin bin 95’ncisini gerçekleştirdi.
Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, kayıpların fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşındı. Bu haftaki eylemde 31 yıl önce İstanbul Avcılar’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Hasan Ocak’ın akıbeti soruldu.
Eylemde basın metnini Hasan Ocak’ın yakını Türkan Ocak okudu.
Hasan Ocak’ın kayıp hikayesini okuyan Türkan Ocak, Emine Ocaksız ilk Hasan Ocak buluşması olduğunu vurgulayarak, “Bayram; aynı sofrada buluşmanın, sevdiklerine sarılmanın, birlikte olmanın sevincidir. Ama bizim için bayram, eksik kalan bir buluşmanın, yarım bırakılmış hayatların ve cevapsız soruların ağırlığıyla gelir. Sevdiklerimizi kaybedenler, yalnızca onları bizden koparmadı; bayramlarımızı, kutlamalarımızı, ortak sevinçlerimizi de bizden aldı. Bu yüzden bayram, bizim için tamamlanmamış bir hikâyenin, yarım kalmış bir kavuşmanın adı oldu” diye konuştu.
‘Emine Ocaksız ilk Hasan Ocak buluşmamız’
Bu hafta Emine Ocak olmadan, oğlu Hasan için adalet talebiyle bir araya geldiğini hatırlatan Türkan Ocak, “Emine Annemiz şahsında, adalete ulaşamadan aramızdan ayrılan tüm annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi saygıyla anıyoruz. Onların yıllara yenilmeyen direnci ve ısrarı, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” dedi.
Hasan Ocak’ın sosyalist kimliğiyle tanınan 30 yaşında bir öğretmen olduğunu belirten Türkan Ocak atanmayı beklediği süreçte Beyazıt’ta bir iş hanında çay ocağı işlettiğini söyledi. Hasan Ocak’ın 21 Mart 1995 akşamı işyerinden ayrılırken annesini arayarak, “Balık getireceğim, akşam için yemek hazırlama” dediğini hatırlattı ve “Ancak o akşam bir daha evine dönemedi” ifadelerini kullandı. Ailesinin günlerce haber alamadığını aktaran Türkan Ocak, “Hasan Ocak’ın gözaltına alındığının öğrenildiğini ancak yetkililerin bu durumu inkâr ettiğini belirterek, “Aile savcılıktan emniyete, valilikten bakanlıklara kadar her kapıyı çaldı” dedi.
İnkar edildi
Dönemin yetkililerinin inkârına dikkat çeken Türkan Ocak, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’in, “Hasan Ocak’ın gözaltında olmadığını” yönünde açıklamalar yaptığını hatırlattı. Buna rağmen tanıkların Hasan Ocak’ı emniyette gördüğünü ifade ettiğini belirten Türkan Ocak, “Tüm bu beyanlar inkârın ardındaki gerçeği ortaya koyuyordu” dedi.
Ailenin 58 gün süren arayışı sonucunda Hasan Ocak’ın işkence izleri taşıyan cenazesine ulaşıldığını söyleyen Türkan Ocak, “Meçhul kişi olarak defnedildiği kimsesizler mezarlığında bulundu” ifadelerini kullandı.
‘Yargı etkili soruşturma yürütmedi’
Dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığını belirten Türkan Ocak, mahkemenin 2004 yılında etkin soruşturma yürütmediği gerekçesiyle Türkiye’yi mahkum ettiğini ifade etti. Türkan Ocak” Bu karara rağmen Hasan Ocak dosyası, etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen yargı tarafından zamanaşımına terk edildi” ifadelerini kullandı. Hasan Ocak dosyasında etkili soruşturma yükümlülüğü ihlal edildiğini belirten Türkan Ocak, "Kaç yıl geçerse geçsin Hasan Ocak ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
‘Kayıp değil suçu gizleme çabası’
Ardından konuşan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak şunları söyledi:” 1995 yılında tam da bugün gözaltına alındı bir daha geri dönemedi. Biz gerçeği biliyoruz gözaltında kaybedildi. Bu sadece bir kayıp değil bir suçu gizleme çabasıdır. Devlet bu suçu örtbas etmek için kimsesizler mezarlığına götürmüştür.”
Eylem kayıplar için Galatasaray Meydanında bırakılan karanfillerin ardından son buldu.