BM’ye çağrı: Kürt halkının haklı davası için acil adım atın
Kürt Kadın Birliği Platformu, Rojava’ya destek kapsamında BM’ye ve uluslararası insan hakları örgütlerine seslenerek, Suriye’de Kürt meselesinin demokratik ve anayasal güvenceyle çözülmesini, hak ihlallerinin durdurulmasını istedi.
Haber Merkezi- Rojava Kürdistanı direnişine destek kapsamında, Kürt Kadınlar Birliği Platformu, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası insan hakları örgütlerine bir mesaj sundu.
Kürt Kadınlar Birliği Platformu, BM ve uluslararası insan hakları örgütlerine; Suriye’de Kürt halkının haklı davasının korunması ve krizin barış ve diyalog yoluyla sona erdirilmesi için acil önlemler alınması çağrısında bulundu.
Açıklama şöyle:
“Bugün, Birleşmiş Milletler’in üzerine kurulduğu değerler ve insan onurunu, adaleti ve halkların kaderini tayin hakkını güvence altına alan ilkeler adına; uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde çağrıda bulunuyoruz.
Suriye’deki Kürt meselesi, hâlâ adil biçimde çözüme kavuşturulmamış temel sorunlardan biridir. İnsani, siyasi ve insan hakları boyutlarını da kapsayan kapsamlı bir çözüm gerekmektedir.
Yıllardır Kürt halkı inkâr ve yok sayma politikasıyla karşı karşıya
On yıllardır Suriye’deki Kürt halkı inkâr ve kimliği yok sayma politikalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Kürtler en temel sivil ve kültürel haklarından yoksun bırakılmıştır. Bu siyaset, krizin ve istikrarsızlığın derinleşmesine doğrudan neden olmuştur.
Son yıllarda Kürtler, Suriye’deki yıkıcı savaşın ön saflarında yer aldı. Sivil barışın korunmasındaki açık ve sorumlu rollerine rağmen en fazla zararı gören ve bedel ödeyen taraf oldular.
Terör örgütlerine karşı verdikleri mücadele ve toplumlar arası ortak yaşamın korunmasına dönük çabaları, Suriye krizine çözüm olabilecek bir çizgi ortaya koymuştur. Ancak siyasal ve hukuki gelecekleri, kapsamlı bir uluslararası belgede hâlâ güvence altına alınmamıştır.
Bu çerçevede Kürt kadınları, teröre karşı yürütülen savaşta tarihi ve önemli bir rol oynamıştır.
İnsani değerlerin korunması göz ardı edilemez. Kürt kadınları, ister terör örgütlerine karşı ön cephede, ister toplumun korunmasında olsun; benzersiz örnekler ortaya koymuştur. Kararlılıkları ve fedakârlıkları eşitlik, adalet ve barışçıl yaşam ilkelerini güçlendirmektedir. Bu rol yalnızca bir kesimi temsil etmiyor; aynı zamanda fiili bir mücadele biçimidir. Ancak aynı zamanda Kürt toplumunun evrensel değerlere, insan haklarına ve kadın haklarına bağlılığının yaşayan bir sembolüdür.
Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunuyoruz;
*Suriye’deki Kürt meselesinin uluslararası bir çerçevede ciddi biçimde çözülmesi için çalışılmalıdır. Siyasi süreç, Suriye krizinin çözüm yoludur.
*Kürt halkının ulusal, kültürel ve siyasi haklarını anayasal güvence altına alacak demokratik ve anayasal bir çözüm desteklenmelidir.
*Kürt bölgelerinde insan hakları korunmalı; hak ihlallerine, demografik değişimlere ve zor uygulamalarına karşı önlem alınmalıdır.
*Eşitlik, yurttaşlık, adalet ve hukukun üstünlüğü temelinde, Suriye’deki tüm bileşenler arasında barışçıl diyalog geliştirilmelidir.
Birleşmiş Milletler’e ve Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunuyoruz: Uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca insani yardımların güvenli ve engelsiz biçimde ulaştırılması garanti altına alınmalıdır.
Genel Sekreter, sivillere yönelik düşmanlığın durdurulması ve insani saldırıların engellenmesi için gerekli tüm önlemleri almalıdır. Bununla birlikte, hak ihlallerinden etkilenen kişilerin korunması ve yerinden edilmişlere yardım sağlanması amacıyla barış gücü temsilcileri ya da uluslararası gözlemciler gönderilmelidir.
Kürt meselesinin görmezden gelinmesinin sürdürülmesi, yalnızca halkların haklarını zedelemekle kalmayacak; aynı zamanda adalet ve işbirliği temelinde barışçıl ve birleşik bir Suriye inşa etme ihtimaline de tehdit oluşturacaktır.”