BM Güvenlik Konseyi İran’ı görüşmek üzere toplanıyor
ABD’nin istemiyle toplanacak BM Güvenlik Konseyi toplantısında, İran’daki halk ayaklanması ve güvenlik güçlerinin baskısı ele alınacak. İnsan hakları örgütleri, 3 binden fazla protestocunun katledildiğini, 10 binden fazlasının tutuklandığını bildiriyor.
Haber Merkezi- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’daki halk ayaklanmasını ele almak üzere özel bir toplantı düzenleyecek. Güvenlik Konseyi dönem başkanlığının sözcüsüne göre toplantının ana gündemi, İran’da yaşanan son gelişmeler ve ülkedeki mevcut siyasi, güvenlik ve insani koşullar olacak.
Toplantının, Amerika Birleşik Devletleri’nin talebi üzerine gerçekleştirildiği bildirildi. Güvenlik Konseyi üyelerinin, İran’daki son gelişmelerin siyasi, güvenlik ve insani boyutları hakkında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.
ABD’nin bu yöndeki talebi, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce İslam Cumhuriyeti rejiminin protestocuları bastırmaya devam etmesi halinde ABD’nin protestocuları destekleyeceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi. Ancak Trump, dün gazetecilerle yaptığı bir görüşmede, güvenilir kaynaklardan kendisine İran’daki katliamların durduğunun ve hiçbir protestocunun idam edilmeyeceğinin bildirildiğini öne sürdü.
IHR’den ağır ihlallere ilişkin rapor
Trump’ın bu açıklaması, merkezi Norveç’te bulunan sivil toplum kuruluşu İran İnsan Hakları (IHR)’nin 14 Ocak günü yayımladığı raporun hemen ardından geldi. Raporda, İran güvenlik güçleri tarafından en az 3 bin 428 protestocunun öldürüldüğü ve 10 binden fazla kişinin tutuklandığı belirtildi.
IHR raporu, 8–12 Ocak tarihleri arasında protestoların zirveye ulaştığı dönemde en az 3.379 kişinin hayatını kaybettiğini doğruluyor. Bu rakam, protestolarda 12 bin ile 20 bin arasında ölüm yaşandığına dair doğrulanmamış iddialara rağmen paylaşıldı. İran’daki yaygın internet kesintileri nedeniyle insan hakları örgütleri gerçek ölü sayısına ulaşmakta ciddi zorluklar yaşandığını vurguluyor.
İran’daki baskılar sürerken, İnsan Hakları İzleme Örgütü Genel Direktörü Philip Bolopion, protestocuların öldürülmesi ve ülkede yaşanan “kanlı baskının” ele alınması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne acil toplantı çağrısında bulundu.
Uluslararası Af Örgütü de yaptığı açıklamada, “İran’da daha fazla katliamın önlenmesi” için Güvenlik Konseyi’nin acilen toplanması gerektiğini vurguladı. Örgüt, 28 Aralık’tan bu yana barışçıl protestoları bastırmak amacıyla uygulanan baskıların giderek daha ölümcül hale geldiğini ve bunun benzeri görülmemiş sayıda protestocunun ölümüne yol açtığını belirtti. Af Örgütü’ne göre, resmi hükümet rakamları dahi protestolar sırasında en az 2.000 kişinin öldüğünü kabul ediyor.
Bölgedeki askeri gerilim ve protestolar üzerindeki etkisi
Öte yandan dün gece FlightRadar24, İran’ın yeni bir uçuş uyarısı yayımladığını ve ülkenin hava sahasının tüm ticari uçuşlara kapatıldığını duyurdu. Açıklamaya göre, yalnızca İran Sivil Havacılık Örgütü’nden önceden izin almış uluslararası uçuşlara İran hava sahasından geçiş veya iniş izni verilecek.
Katar ve bölgedeki birçok ülke İran’a yönelik uçuşlarını iptal ederken, özellikle Kürdistan Bölgesi başta olmak üzere Irak hava sahasında tanımlanamayan savaş uçaklarının uçtuğu bildirildi. Irak ve Katar’daki ABD üslerinin tam alarma geçirildiği, bazı ABD güçlerinin ise tahliye edildiği ifade ediliyor.
İslam Cumhuriyeti rejimi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla şekillenen bu tablo, ne açık bir savaş ne de bir ateşkes durumu yaratırken, bölgeyi son derece kırılgan bir sürece soktu. İnsan hakları savunucuları, bu askeri ve diplomatik gerilimin İran’daki insan hakları ihlallerinin gölgede kalmasına yol açtığını belirtiyor.
Birçok aktiviste göre, uluslararası alanda yapılan bu uyarılar ve tehditler yalnızca protestoculara destek anlamına gelmiyor; aynı zamanda İran yönetimi tarafından ülkede daha fazla baskı ve katliamı meşrulaştırmak için bir gerekçe olarak da kullanılabiliyor.