Bessie Shamari: Protestolar ‘Jin, Jiyan, Azadî’ devriminin devamıdır
İran ve Rojhilat Kürdistan’daki protestoların “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin devamı olduğuna dikkat çeken Bessie Shamari, “Protestolar bu slogan etrafında ne kadar erken şekillenirse o kadar anlam kazanacak” dedi.
ŞEHLA MUHAMMEDİ
Haber Merkezi - İran ve Rojhilat Kürdistan’da ülke geneline yayılan protestolar, yedi siyasi parti ile 11 kadın örgütünün grev çağrılarının ardından yeni bir aşamaya girdi. Ulusötesi Demokratik Kadın Platformu üyesi Bessie Shamari, protestoların 13. gününde geldiği noktayı değerlendirerek eylemlerin “Jin, Jiyan, Azadî” devriminin devamı olduğunu, taleplerin sistem içi reformların ötesine geçtiğini ve Rojhilat Kürdistan başta olmak üzere birçok bölgede toplumsal muhalefetin güçlü bir biçimde sokağa yansıdığını belirtti.
‘Kitlesel eylemler sürüyor’
Sözlerinin başında İran ve Rojhilat Kürdistan’da protestoların 13 gündür sürdüğünü belirten Bessie Shamari, yedi siyasi partinin ve 11 kadın örgütünün çağrısı üzerine dün Rojhilat Kürdistan’ın tüm bölgelerinde kitlesel eylemlerin gerçekleştiğini söyledi. Eylemlerin gün boyunca devam ettiğini, hava karardıktan sonra ise meydanların halk tarafından doldurulduğunu ifade eden Bessie Shamari, internet kesintileri nedeniyle sahadaki gelişmelere dair ayrıntılı bilgilere ulaşmanın zor olduğunu dile getirdi.
‘Resmi kurumlara derin bir güvensizlik var’
Son protestoların 2017 ve 2019 ayaklanmalarının devamı niteliğinde olduğunu vurgulayan Bessie Shamari, bu sürecin “Jin, Jiyan, Azadî” devrimiyle aynı hatta ilerlediğini belirterek, eylemlerin ideoloji ve sınıf sınırlarını aşan bir karakter taşıdığını ve taleplerin sistem içi reformların çok ötesine geçtiğini söyledi. Bessie Shamari, "Bu devrimin temel bileşenlerinden biri kolektif ve bireysel liderliktir. İran genelinde resmi kurumlara ve geleneksel muhalefete karşı derin bir güvensizlik var. Bu güvensizlik sloganlarda ve protestoların biçiminde açıkça görülüyor. Sloganlar çoğunlukla İslam Cumhuriyeti'ne bir bütün olarak 'hayır' anlamına geliyor” ifadelerinde bulundu.
Bessie Shamari, protestoların 13 gün boyunca yavaş ama istikrarlı bir biçimde önce çarşılardan yoksul merkezlere, ardından Rojhilat Kürdistan ve Sistan-Belucistan gibi bölgelere yayıldığını belirtti. Bugün gelinen aşamada hareketin üçüncü adımının, kendi kökenlerine dönerek oluşan olumlu boşluğu “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla doldurmak olduğunu ifade eden Bessie Shamari, protestoların bu slogan etrafında ne kadar erken şekillenirse o kadar anlam kazanacağını kaydetti. Bessie Shamari, bunun eylemlerin gerçek anlamda halk protestoları olduğunu göstereceğini, insanların yalnızca neyi istemediklerini değil, aynı zamanda ne istediklerinin de farkında olduklarını daha net biçimde ortaya koyacağını vurguladı.
‘100 yıllık sahte tarih anlatısı’
Bessie Shamari, liderlik boşluğunu ulus-devlet sistemi perspektifinden ele alarak, “Bu açıdan bakıldığında liderlik boşluğu doğaldır. Böyle dönemlerde düşünce kuruluşları ve medya tarafından daha kolay uyum sağlayacağı varsayılan, anlaşılır, sembolik ve tanınmış isimler öne çıkarılır” dedi. Bu bağlamda Rıza Pehlevi ismine değinen Bessie Shamari, “Rıza Şah’ın torununun yüceltilmesi farklı açılardan değerlendirilmelidir. Öncelikle sembolik bir önemi var mı, buna bakmak gerekir. İslam Cumhuriyeti’nin baskısı altında yaşayan toplumun bir kesimi için Pehlevi ismi, özellikle 1957 öncesi dönemi yaşamamış olanlar açısından bir istikrar ya da güçlü bir hükümet hatırlatıcısı olabilir. Ancak o dönemi yaşayanlar, o sistem ile halkın iradesine dayalı bir yönetim arasında hiçbir ortak nokta olmadığını çok iyi bilir. 100 yıllık sahte tarih anlatısı, 2 bin 500 yıllık monarşi söylemi ve muhalefetin örgütlenme konusundaki zayıflığı, gerçek alternatiflerin yokluğunda bu ismin daha görünür hale gelmesine yol açtı. Bu durum da onlara medya açısından belirgin bir avantaj sağladı” ifadelerinde bulundu.
‘Alternatiflerin yokluğu Rıza Pehlevi’yi öne çıkardı’
Bessie Shamari, cumhuriyetçiler, solcular, ulusal-dini ve sivil güçlerin dağınık olduğunu ve toplumsal uzlaşma sağlayabilecek bir figürün bulunmadığını belirtti. Bessie Shamari, birçok potansiyel liderin ya hapiste olduğunu ya da fiilen siyasi sahneden uzaklaştırıldığını, bu nedenle Rıza Pehlevi isminin daha sık gündeme geldiğini ifade etti. Medyanın bu süreçte belirleyici rol oynadığını vurgulayan Bessie Shamari, medyanın Rıza Pehlevi’nin demokrasi, referandum ve laiklik söylemini öne çıkararak stratejik bir belirsizlik yarattığını kaydetti. Bessie Shamari, “Sahadaki kanıtlar, gerçek bir alternatif için gereken örgütlü sosyal taban, liderlik ağı, siyasi kadro, net bir program ve uzlaşma kapasitesinin olmadığını gösteriyor. Rıza Pehlevi’nin sembolik sermayesi, toplumsal meşruiyeti ve durumu yönlendirme yeteneği yok. Onun abartılı söylemleri ise gerçek bir gücün göstergesinden çok, alternatiflerin yokluğunu ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.
‘Rojhilat Kürdistan bilinçli bir adım attı’
Kutuplaşmanın tehlikelerine dikkat çeken Bessie Shamari, son olarak şu hususlara dikkat çekti:
"Sistemin çöküşünden önce monarşistler ve cumhuriyetçiler arasında yaşanacak bu kutuplaşma, geniş laik-demokratik koalisyonun zayıflamasına ve rejime propaganda malzemesi sağlamasına yol açabilir. İran'ın geleceği nostaljiyle değil, kurum inşası, farklı uluslar arasında siyasi anlaşma ve bir geçiş planıyla inşa edilecektir. Protestoların on üçüncü günündeyiz ve neredeyse tüm şehirler büyük bir katılımla sokağa döküldü. Siyasi olgunluğuyla Rojhilat Kürdistan, ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganını haykırarak ve siyasi partilerin ve kadın örgütlerinin çağrısına yanıt vererek bir kez daha bilinçli bir adım attığını gösterdi. Zagros bölgesindeki bu siyasi yükseliş, son 47 yıldır süregelen yorulmak bilmeyen ve aralıksız mücadelelerin bir sembolüdür; umarım bu mücadeleler yakın gelecekte İran toplumunun siyasi mücadelelerinin de bir sembolü olur."