‘Barışın toplumsallaşması için somut adımlar atılmalı’
“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyasına imza atan ÖHD Eş Genel Başkanı Ekin Yeter, barış ve demokratik toplum sürecinin toplumsallaştırılması gerektiğini belirterek, “Çerçeve yasanın bir an önce uygulanması gerekiyor” dedi.
EKİN STÊRK
Amed – “Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası, 12 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen etkinlikle kamuoyuna duyuruldu. Farklı toplumsal kesimlerden isimlerin yer aldığı kampanyayla barış ve demokratik toplum sürecine toplumsal katkı sunulması hedefleniyor.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanı Ekin Yeter, kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İmza metninin yalnızca devletten belirli adımlar atmasını talep eden bir metin olmadığını belirten Ekin Yeter, “Aynı zamanda toplumdaki birçok kesim tarafından Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde dile getirilen taleplerin destekçisi olduğuna dair bir tavır, bunu ortaya koyan bir irade beyanı” dedi. Ekin Yeter, hukukçular, aydınlar, sanatçılar, kadınlar, gençler ve işçiler başta olmak üzere geniş bir bileşenle hazırlanan metnin, barış ve demokratik toplum sürecinin önünü açmaya dönük bir tavır olduğunu söyledi. ÖHD olarak metne imzacı olmalarının nedenini ise “Hem bu taleplerin destekçisi hem de pratikte gerçekleştirilmesi için mücadele edecek iradeyi ortaya koyduk” diye konuştu.
‘Sürecin önü yeterince açılmadı’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yaklaşık iki yıldır sürdüğünü belirten Ekin Yeter, geçen süreye rağmen toplumdaki beklenti ile sürecin gidişatının birbirini karşılamadığını ifade etti. Ekin Yeter, “Halen aslında atılması gereken adımların atılmadığı ve sürecin önünün yeterince açılmadığı koşullarda yürütülmeye çalışılıyor” dedi.
Sürecin önünün açılmasının temel hedeflerden biri olduğunu belirten Ekin Yeter, demokratikleşme ve demokratik toplumun inşası için atılması gereken çok sayıda adım bulunduğunu söyledi. Ekin Yeter, “Halkların özgürlüğünün tesis edilmesi, halkların bir arada yaşadığı o demokratik yaşamı kurmak için atılması gereken çok fazla adım var ve bu adımların atılmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Çatışmasızlık tek başına yeterli değil’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin çatışmasızlık zemininin oluşturulması ve Kürt sorununun şiddet yöntemi yerine demokratik yöntemlerle çözülmesi iradesiyle geliştiğini belirten Ekin Yeter, sürecin demokratik siyaset ve hukuk zemininde ilerlemesi gerektiğini söyleyerek, “Sadece çatışmasızlığın gelişmiş olması barışın toplumsallaşması için yeterli olan bir mesele değil. Çatışmanın yarattığı tahribatın da konuşulması ve giderilmesi için bazı adımların atılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Barışın toplumsallaşmasıyla halkların birbirine yakınlaşabileceğini belirten Ekin Yeter, bunun için geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini kaydetti.
‘Eşit yurttaşlık anayasal güvenceye alınmalı’
Demokratik Cumhuriyet tartışmasının da sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu ifade eden Ekin Yeter, halkların birlikte yaşamının demokratik bir zeminde ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin demokratikleşmesi için yürütülen hukuki mücadelenin desteklenmesi gerektiğini belirten Ekin Yeter, eşit yurttaşlık taleplerinin anayasal güvenceye alınmasına dikkat çekti.
Ekin Yeter, “Yerel yönetimlerin güçlendirildiği, yargı bağımsızlığının esas alındığı, demokratik anayasa tartışmalarını biraz daha halkların bir arada yaşamını tesis edecek demokratik bir toplumsal sözleşme bağlamında kuran değerlendirmeler” yapılması gerektiğini söyledi.
Kadın ve ekolojinin de bu mücadelenin kurucu unsurları olduğunu belirten Ekin Yeter, ÖHD’nin bu nedenle metne imzacı olduğunu ifade etti.
‘AİHM kararları uygulanmalı’
Ekin Yeter, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesine bağlanmaması gerektiğini vurguladı. AİHM kararlarının Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında uygulanması gereken kararlar olduğunu belirten Ekin Yeter, “Bu kararlar zaten alınmış kararlardır. Zaten hukuken uygulanması gereken, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında uygulamakla yükümlü olduğu meselelerdir” diye belirtti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında verilen “umut hakkı” kararına da değinen Ekin Yeter, “Uygulanmaması için hukuken hiçbir sebebin olmadığı bir meseledir” ifadelerini kullandı.
Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkında verilen AİHM kararlarına da dikkat çeken Ekin Yeter, bu kararların uygulanmamasının sürecin geldiği aşamayla uyumlu olmadığını söyledi.
‘Çerçeve yasa güveni sarsıyor’
Çerçeve yasa tartışmasının sürecin hukuki zemine taşınması açısından önemli olduğunu belirten Ekin Yeter, yasanın uygulanmasının geciktirilmesini eleştirdi. Ekin Yeter, yasanın uygulanmasının Milli Güvenlik Kurulu’nun kararına bağlanmasının sürecin güvenlikçi bir politikayla ele alındığı yönündeki tartışmaları güçlendirdiğini söyledi.
“Milli Güvenlik Kurulu’nun ne zaman bu tespiti yapacağı, ne zaman bu kanun uygulamaya gireceği halen belli değil” diyen Ekin Yeter, bu durumun toplumdaki güveni ve beklentiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Ekin Yeter, “Barışın toplumsallaşmasını ve bütün kesimlerin sürece sahip çıkmasını isteyen bir noktadaysak çerçeve yasanın bir an önce uygulanacağı koşulların oluşturulması gerekiyor” dedi.
‘Binlerce insan tahliye edilmeli’
Çerçeve yasanın uygulanmasıyla birlikte hapishanelerde bulunanlar ve hukuki süreçlere maruz bırakılan kişiler açısından somut adımlar atılması gerektiğini belirten Ekin Yeter, yasanın başvuru imkanlarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa’ya gitmek zorunda kalan kişilere de dikkat çeken Ekin Yeter, “Yüzlerce, binlerce insanı etkileyen bu meselenin artık hayata geçirilmesini, pratikte karşılık bulmasını ve yasada da belirttiği gibi başvuru imkanlarının tanınarak bu davaların artık ertelenmesi gerektiğini ve hapishanelerdeki binlerce insanın da tahliye olması gerektiğini” ifade etti.
İmza metninin ardından mücadelenin büyütülmesi gerektiğini belirten Ekin Yeter, “Hem bunu talep eden, hem bunun için irade ortaya koyan ve mücadele edeceğini de belirten bir zeminde meseleye yaklaşıyoruz” dedi.