Barış Anneleri Meclis’te savaş politikalarına karşı barışı savundu
24 kentten Ankara’ya gelen Barış Anneleri Meclis’teki temasları ardından ortak açıklama yaparak tecrit son bulmadan ve somut adımlar atılmadan bu sürecin ilerlemeyeceğini vurguladı.
Ankara- Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde somut adımların atılması talebiyle Ankara’da iki günlük eylem gerçekleştiren Barış Anneleri, Meclis’teki siyasi parti görüşmelerinin ardından basın açıklaması düzenledi. "Biz sizin kirli oyunlarınızın ortağı değiliz" diyen anneler, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi, siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması ve sürecin ilerlemesi için acil çağrıda bulundu.
Kurtuluş parkı nöbetinden meclis kürsüsüne
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, cezaevlerindeki siyasi tutsakların serbest bırakılması ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında somut adımlar atılması talebiyle “Barış için Adım At” şiarıyla 24 kentten Ankara’ya gelen 300’ü aşkın Barış Annesi, kararlı mücadelesini Ankara sokaklarına taşıdı. Kurtuluş Parkı’nda gece boyunca sürdürdükleri nöbet eyleminin ardından sabaha kadar direniş ruhunu büyüten anneler, sabah saatlerinde DEM Parti Grup Toplantısı’na katıldı. Meclis’te siyasi parti gruplarıyla bir dizi görüşme yürüten Barış Anneleri; taleplerini, eleştirilerini ve çözüm önerilerini doğrudan siyasetin merkezine iletti ve siyasi partilere konuya ilişkin hazırladıkları dosyaları da sundu. Ardından Meclis önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirerek yaşanan tıkanıklıklara ve iktidarın politikalarına tepki gösterdi.
‘Önderlik özgür olmadan bu süreç ilerleyemez’
Meclis önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında kürsüye çıkan Barış Annesi Müzeyyen Üstün, yarım asrı aşan çatışmalı ortama, akıtılan kana ve annelerin yüreğinde açılan yaralara dikkat çekti. 52 yıldır yürütülen kirli savaşın bu topraklara sadece gözyaşı getirdiğini belirten Müzeyyen Üstün, “Dağ başındaki gerilla çocuklarımız için, her alanda ileriye gitmek için Önderliğin özgürlüğü sağlanmalı. Biz sizin kirli oyunlarınızın ortağı değiliz” dedi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının ve cezaevlerindeki binlerce siyasi tutsağın serbest bırakılmasının hayati bir eşik olduğunu vurgulayan Müzeyyen Üstün, Önderliğin özgürlüğünün esas alınmadığı hiçbir girişimin hedefine ulaşamayacağını ve sürdürülebilir bir yol olamayacağını dile getirdi.
‘Savaş politikalarına ayrılan destek barış için de verilmeli’
Tüm siyasi aktörlere ve iktidar kanadına çağrıda bulunan Müzeyyen Üstün, barışın ancak ortak sorumluluk alınarak inşa edilebileceğinin altını çizdi. “Türkiye savaşa destek veriyorsa barışa da vermeli” diyen Müzeyyen Üstün, iktidarın ve siyaset kurumunun annelerin feryadına kulak vermesi gerektiğini belirtti. Bütün dünya anneleri adına konuştuğunu ve acının renginin, dilinin olmadığını, esas olanın onurlu ve demokratik bir yaşam olduğunu ifade eden Müzeyyen Üstün, özgür bir Türkiye için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini yineledi.
Açıklama, “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla sona erdi.