KJK’den 25 Kasım çağrısı

KJK Koordinasyonu, 25 Kasım’a ilişkin açıklama yaptı. KJK: “25 Kasım’da tek ses ve tek yürek olalım ve 21. yüzyılı kadın özgürleşmesinin zamanları hâline getirelim” dedi.

Haber Merkezi - Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJK) Koordinasyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

Erkek egemen şiddete karşı kadınların örgütlülüğünü ve birliğini güçlendirmenin önemine dikkat çeken KJK, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kadınların özgür katılımı ve özgürlük mücadelesi açısından yeni olanaklar yaratacağını belirtti.

KJK’nin açıklaması şu şekilde:

"Kadına yönelik şiddet hiçbir çağda bu denli derinlikli ve sistemli bir şekilde yürütülmemiştir. Korkunç düzeylerde açığa çıkan ve yılın her ayına, her gününe, her anına yayılan erkek egemen şiddetine karşı dur demek kaçınılmaz bir düzeye gelmiştir. Bu anlamda çağımızın kastik katil sistem temsilcisi olan kapitalist modernite ve onun türevlerinin geliştirdiği ve yaşamın tüm hücrelerine enjekte ettiği kadın kırımına, yaşam kırımına, toplum ve doğa kırımına karşı ancak kadınlar olarak hep birlikte, örgütlü mücadele edilirse etkili bir sonuç alınabilir.

Toplumsal yaşamın her gözeneğine kodlanmış şiddet kültürüne karşı, kadınlar olarak günlük yaşamın, ilişkilerin düzenlenişinden, alternatif özgür yaşam düzeneklerini kurmaya kadar çok yönlü bir mücadele perspektifini oluşturacak planlamalara ve projelere ihtiyaç vardır. Tam da şiddetin bir kültüre ve yaşam biçimine dönüştüğü bir dönemde, Rêber APO’nun başlattığı demokratik entegrasyon süreci bir yandan tüm halkları ve ezilenleri bir ilişkisellik bağlamında buluştururken öte yandan başta kadınlar olmak üzere tüm ezilenlere yeni bir mücadele ufku açmaktadır.

Barış ve Demokrasi Süreci’nin gelişimi ile kadın özgürlük çizgimiz, alternatif yaşamın tohumları çok daha güçlü bir şekilde gelişecektir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin en temel hedeflerinden biri de kadınların demokratik, özgür bir şekilde katılımlarının önünü açacak olmasıdır. Kadına yönelik şiddet başta olmak üzere yaşam içinde kadını ötekileştiren, nesneleştiren tüm yaklaşımlara karşı da bu süreç vesilesi ile daha kapsamlı, derinlikli bir mücadele geliştirmenin zeminleri gelişecektir. Dolayısı ile Demokrasi ve Barış Süreci aynı zamanda kadınların özgürlük zamanlarını, kadın özgürlük anlayışlarını, kadınların temel insani haklarını yaşamın her alanında geliştirecek bir süreç olacaktır.

Bu yılki 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü yeni ve kapsamlı, derinlikli bir perspektif ile karşılıyoruz. Kadınlar olarak Kürdistan’da, Ortadoğu’da, dünyada kadın birliğini güçlendirerek, kadınların ortak mücadelesini yükselterek cevap veriyoruz. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü her yıldan daha güçlü bir şekilde bir kadın ortaklaşmasına, birlikteliğine ve mücadelesine çevirelim.

Kadın özgürlük stratejisi temelinde çok yönlü mücadele vermemiz şart

25 Kasım gerçekliği her şeyden önce biz kadın hareketlerine kadın aklıyla örgütlenip kadın öncülüğüyle toplumu demokratikleştirme görev ve sorumluluğunu yüklemektedir. Bu nedenle başta kadın komünarlar olmak üzere attığı her adımda örgütlenmesini geliştirip büyütmeli, bunu özgürlük yürüyüşü olarak şehirlere, köylere, sokaklara, mahallelere, fabrikalara, okullara, evlere, bireylere kadar başarıyla taşımalıdır. Toplumun ve kadının mezar kazıcısı olan erkek egemenlikli sistem, küresel, bölgesel, yerel her düzeyde stratejik ve politik yaklaşıyor. Bunu yaşamın her anında çok yönlü olarak hayata geçiriyorsa, kadın hareketleri olarak bizlerin de her yerde ve her anda kadın özgürlük stratejisi ve politikası temelinde çok yönlü mücadele vermemiz şarttır.

Mücadeleyle, örgütlenmeyle, öz savunma gücüyle kendi anlam dünyamızı büyüttükçe varoluşumuzu geliştirebiliriz. Bu temelde toplumu, erkeği değiştirip dönüştürebilir, nefes alınabilir bir dünya yaratabiliriz. Ve böylece Mirabal kardeşlerden başlayan, Sakine Cansızlara kadar ulaşan 25 Kasım Kadına Dönük Şiddetle Mücadele Günü geleneği şiddetsiz bir dünyanın kapılarını açacaktır.

Özgürlük, eşitlik ve adalet temelinde mücadele veren kadınlarla yeni bir yaşamın nüvelerini atmak ve şiddeti aşmak için “Şiddete karşı kadın örgütlülüğü ile şimdi öz savunma zamanı” şiarıyla örgütlü, ortak kadın mücadelemizi yükseltelim. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde tek ses ve tek yürek olalım ve 21. yüzyılı kadın özgürleşmesinin zamanları hâline getirelim. Yaşasın binlerce yıllık kadın mücadelemiz! Yaşasın dünya kadın konfederalizmi! Jin, jiyan, azadî! Yaşasın Özgürlük ve Barışın Mimarı Rêber Apo!"