Dünya Sağlık Örgütü'nden iklim ve sağlık raporu
DSÖ’nün yayımladığı yeni bir rapor, iklim ve sağlık tedbirlerinin dünya genelinde yılda yaklaşık 1,6 milyon insanın hayatını kurtarabileceğini, bunun yanı sıra mali ve ekonomik kazançlar sağlayabileceğini ortaya koydu.
Haber Merkezi - Acil iklim eylemleri milyonlarca insanın çevresel afetlerin yansımalarından korunmasını sağlıyor.
Yeşil yatırımlar ve karbon emisyonlarının azaltılması, devam eden iklim değişikliği karşısında toplumların güvenliğini güvence altına alırken, ekonomik ve sağlık istikrarını da güçlendiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), iklim ve sağlıkla bağlantılı altı tedbirin yaygınlaştırılmasının dünya çapında yılda yaklaşık 1,6 milyon ölümün önlenmesine katkı sağlayabileceğini ve bunun yanı sıra yılda tahmini 3,9 trilyon dolarlık ekonomik kazanç elde edilebileceğini duyurdu.
Alınacak tedbirler
"İklim Değişikliği ve Sağlığa İlişkin Öncelikli Eylemlerin Genel Faydaları ve Maliyetleri" başlığını taşıyan rapor, bu tedbirlerin; iklim değişikliği ve kirlilik risklerini azaltarak, temel hizmetleri iyileştirerek büyük sağlık, ekonomik ve çevresel faydalar sağlayabileceğini vurguladı.
Raporda önerilen tedbirlerin; sıcak hava dalgalarıyla mücadele için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesini, içme suyu ve sanitasyon hizmetlerinin güçlendirilmesini, el yıkama ve hijyen tesislerinin sağlanmasını, pişirme ve ısınmada daha temiz yakıt ile teknolojilerin kullanılmasını ve etkili fosil yakıt fiyatlandırma politikasının benimsenmesini kapsadığı belirtildi.
Örgütün tahminlerine göre bu tedbirler, arazi kullanımı ve ormanlardaki değişimlerle ilgili emisyonlar hariç olmak üzere, küresel yıllık sera gazı emisyonlarının yüzde 31'ine denk gelen yaklaşık 16,7 milyar ton karbondioksit salınımının önlenmesine katkı sağlayabilir.
Raporda, bu tedbirlerin uygulanmasının ayrıca 5,4 trilyon dolara varan ek kamu geliri sağlayabileceği, önlenebilecek ölümlerin ise dünyadaki her 40 ölümden birine denk geldiği vurgulandı.
Rapor, 2024-2025 yıllarını kapsayan dönemi içerirken, önerilen tedbirlerin kapsamının genişletildiği senaryoyu, kapsamlarında herhangi bir artışın yaşanmadığı bir diğer senaryo ile karşılaştırdı.
Örgüt, bu rakamların gerçekleşmiş kesin sonuçlar değil, geleceğe yönelik model ve tahminlere dayandığını belirtti. Ayrıca bu öngörülerin uzun vadeli varsayımlara ve iddialı uygulama senaryolarına bağlı olduğunu, bunun da onları bir ölçüde belirsizliğe açık hâle getirdiğini vurguladı.