Kitap fuarından kadınlara: Okuyalım, yazalım
Amed 10’uncu Kitap Fuarı’nda okurlarla buluşan yazar Ayşe Erdoğmuş Seçgin, kitaplarının gelirini kız öğrencilere burs olarak bağışlarken, kadınları okumaya, yazmaya ve birbirlerine destek olmaya çağırdı.
EKİN STÊRK
Amed- Tüyap Fuarcılık Grubu’nun Türkiye Yayıncılar Birliği’nin iş birliği ve Amed Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) desteğiyle düzenlediği Amed 10’uncu Kitap Fuarı, 26 Eylül’de Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. 4 Ekim’e kadar sürecek olan fuara çok sayıda yayınevleri stantlarını kurarken, Amedliler tarafından yoğun ilgi ile karşılanıyor.
“Hayatın Bana Armağan Ettikleri” ve “Kendinden Başlamak” kitaplarıyla fuarda yerini alan yazar ve öğretmen Ayşe Erdoğmuş Seçgin, fuara dair konuştu.
‘Kitabın gelirini kız öğrencilere burs olarak verdim’
İki kitabının olduğunu belirten Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Bunlardan biri ‘Kendinden Başlamak’ kitabımdır. Bunda öğrencilerimi anlattığım bir kitap. Bu kitabın tüm gelirini üniversitede okuyan kız öğrencilere burs olarak verdim. Bu da beni mutlu etti. Kitabın amacı beni, kitabın çıkışından daha fazla mutlu etti” dedi.
“Hayatın Bana Armağan Ettikleri” kitabının ise yeni çıktığını söyleyen Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “İlk imzamı bugün burada, fuarda verdim. Arkadaşlarıma, dostlarıma tanıtmak için buradayım. Bu kitabımızda yine gelirini kız öğrencilerine burs olarak vereceğiz. Bizler kadın olarak, bu toplumun bireyleri olarak sesimizi duyurmak için buradayız. Kendimiz okuyan, yazan, haklarını bilen ve mücadeleci kadınlarız. Çevremizi toplamak, kadınlarımızı aydınlatmak, mutlu etmek, daha doğrusu ‘Nasıl mutluluğa gideriz?’ Bu yolları keşfetmek adına buradayız” diye konuştu.
‘Amed, yazarları yalnız bırakmıyor’
Amed’de Kitap Fuarı’nın 10’uncu kez düzenlendiğini hatırlatan Ayşe Erdoğmuş Seçgin, fuarın iyi bir ev sahipliği yaptığını belirterek, “Amed, hiç yazarlarımızı yalnız bırakmıyor. Dışarıdan gelen yazarlar olsun, memleketimizin yazarları olsun. İlgi son derece güzel. Satış çok fazla olmasa da gelip tanışma, sohbet etme, muhabbet etme, yeni renkler tanıma. Bunlar da bizim için değerli şeyler” ifadelerini kullandı.
Fuarın 4 Ekim’e kadar süreceğini kaydeden Ayşe Erdoğmuş Seçgin, tüm okurları fuara davet etti.
‘Kadın, kadının yurdudur’
“Kadın mutluysa dünya da mutludur” diyen Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Dünyanın yarısını biz doğurduk ve yarısı da biziz. O nedenle mutlu olmak bizim hakkımız. Kadınları mücadeleye davet ediyorum. Yaşamlarında iyi bir yer edinsinler. Hepimizin mutlu, mesut, güzel bir şekilde yaşamak hakkımız. Bu nedenle hepimiz okuyalım, yazalım ve birbirimize destek olalım. Kadın, kadının yurdudur” diye konuştu.
‘Kadınlar artık daha fazla okuyor ve yazıyor’
Feodal düzene karşı kadın yazarların gün geçtikçe arttığını belirten Ayşe Erdoğmuş Seçgin, kadınların geçmişte yazmaktan uzak tutulduğunu ifade etti.
Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Kadınlarımızın eskiden neden yazmadığına baktığımız zaman, çünkü kadınları küçük bir dünyaya hapsettiler. İşte çocuk büyütmek en başta, mutfakta güzel yemekler yapmak sırasıyla geliyor. Çalışan kadın okumaya, yazmaya zaman bulamıyordu. Ama bilinç düzeldikçe kadınlarımız artık okuyor ve yazıyorlar da. Gün geçtikçe kitaplarımız fazlalaşıyor. Bu da toplum için sevindirici bir durum. Bundan sonra da daha fazla olacağına ben gönülden inanıyorum” dedi.
Kadınların fuara gösterdiği ilgiden memnun olduğunu dile getiren Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Kadınlar gerçekten fuara geldiği zaman kitapları inceliyorlar. Kendilerini çeken kitap olduğu zaman almak istiyorlar. Yani evet, erkek arkadaşlarımızı ayırt etmiyorum ama kadınlar kesinlikle daha ilgili. Ben bir öğretmen olarak da şunu söylüyorum; sınıfıma baktığım zaman her zaman okuyan kesim kız çocukları oluyor. Onun için ilgi gayet güzel. Kadınlarımız fuara ilgi gösteriyor. Biz de bundan memnunuz” diye konuştu.
‘Bir kadın isterse kitap yazabilir’
Kitap yazmanın başlı başına kolay bir iş olmadığını kaydeden Ayşe Erdoğmuş Seçgin, yazmak için birikim ve zaman gerektiğini söyledi.
Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Kitap yazmak birikim istiyor. Bol bol okumak gerekiyor. Zaman ayırmak gerekiyor. Bir kadın nasıl mesleğini yapıyorsa kitap yazarken de ona zaman ayırması gerekiyor. En azından günde 3-5 saat zaman ayırması gerekiyor. Bu yola çıkarken tabii ki özellikle ilk zamanlar sizin elinizden tutacak, yardımcı olacak insanlar çok değerli. Eğer öyle bir insanla karşılaşırsanız işleriniz yolunda gidiyor. Ama öyle bir insan denk gelmediği zaman tabii bütün iş size düşüyor” dedi.
Yazmanın, kitabın basım ve dağıtımının kolay olmadığını ancak imkânsız da olmadığını belirten Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Yazmak, baskı, dağıtmak, kolay işler değil ama zor işler de değil. Yani bir kadın isterse bunların hepsini yapabiliyor, hepsiyle baş edebiliyor” ifadelerini kullandı.
‘Telefon kitabın yerini alamaz’
Son olarak okurlara kitap okuma çağrısı yapan Ayşe Erdoğmuş Seçgin, “Gerçekten ilgi var, okumak var. Okumak insana farklı dünyalar tanıtıyor. Elimizde gördüğümüz telefon gerçekten bizi alıkoyuyor. İnsanlar eskiden daha çok okuyordu. Teknoloji geliştikçe kitap okumak daha da azaldı. Fakat yine de telefon kitabın yerini alamaz. O nedenle okuyucularımızın ilgi göstermesi, yeni kitaplar okuması, değerlendirmesi hepimiz adına sevindirici olur” dedi.