Çocuk hakları kağıt üzerinde kaldı: Şiddet, yoksulluk ve göç sürüyor

1 Haziran Dünya Çocuk Günü’nde çocuk haklarına ilişkin uluslararası sözleşmeler yeniden gündeme gelirken, milyonlarca çocuk savaş, yoksulluk, şiddet, çocuk işçiliği ve eğitim hakkından mahrum bırakılma gibi ihlallerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

LAVE KURDE

Haber Merkezi- 1 Haziran Dünya Çocuk Günü, her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Ancak çocuk hakları küresel düzeyde yasal olarak tanınmış olmasına rağmen uygulamada ciddi ihlaller yaşanmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan ülkelerde dahi milyonlarca çocuk, silahlı çatışmalar, yoksulluk, çocuk işçiliği, eğitim hakkından mahrum bırakılma ve temel sağlık hizmetlerine erimeme gibi sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Bu durum, çocuk haklarının yasal güvence ile sahadaki gerçeklik arasında derin bir uçurumla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Çocuk Hakları Sözleşmesi en kapsamlı uluslararası belge

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (UNCRC), 18 yaşın altındaki her birey için yaşama, gelişme, korunma ve katılım hakkını güvence altına alan 54 maddeden oluşuyor. ABD dışında dünyanın tüm ülkeleri tarafından onaylanan sözleşme, insan hakları tarihinin en yaygın kabul gören uluslararası anlaşması olarak kabul ediliyor.

Çocuk hakları her gün ihlal ediliyor

Buna rağmen insan hakları örgütleri, çocuk haklarının dünyanın birçok yerinde sistematik olarak ihlal edildiğine dikkat çekiyor. Özellikle silahlı çatışma bölgelerinde yaşayan çocuklar; okul saldırıları, zorla silah altına alınma, yerinden edilme ve şiddetin farklı biçimleriyle karşı karşıya kalıyor.

Sosyal koruma sistemlerinin yetersizliği de milyonlarca çocuğu yoksulluk, istismar ve eşitsizlikle baş başa bırakıyor. Temel yaşam, eğitim ve korunma haklarından mahrum bırakılan çocuklar arasında en ağır ihlalleri ise dezavantajlı ve dışlanmış topluluklarda yaşayanlar görüyor.

Dünya genelindeki çarpıcı veriler

Uluslararası kuruluşların verileri çarpıcı gerçeği ortaya koyuyor:

*Dünya genelinde yaklaşık 1.6 milyar çocuk herhangi bir sosyal koruma sisteminden yararlanamıyor.

*333 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

*Beş yaş altındaki her üç çocuktan ikisi ciddi gıda yoksulluğuyla karşı karşıya bulunuyor.

*Yaklaşık 1 milyar çocuk, yani dünya çocuk nüfusunun yarısından fazlası, her yıl duygusal, fiziksel veya cinsel şiddetin bir biçimine maruz kalıyor.

*İlkokul çağındaki 64 milyon çocuk eğitim dışında bulunuyor.

*Her yıl en az 330 bin çocuk, göçmen ya da mülteci olmaları nedeniyle 80 ülkede göçmen gözaltı merkezlerinde tutuluyor.

*Dünya genelinde silahlı grupların elinden kurtarılan çocukların sayısı 200 bini aşıyor.

*10-19 yaş arasındaki ergenlerin yüzde 14’ünden fazlası ruh sağlığı sorunları yaşıyor. İntihar ise bu yaş grubunda üçüncü sıradaki ölüm nedeni olarak öne çıkıyor.

Kürt çocukları da çok yönlü tehditlerle karşı karşıya

Kürt çocuklarının durumu ise yaşadıkları bölgelere göre farklılık gösterse de birçok ortak sorun barındırıyor. Başûr, Bakur, Rojhilat ve Rojava’da eğitim olanakları belirli ölçüde gelişmiş olsa da anadilinde eğitim hakkı önünde ciddi engeller bulunuyor.

Savaşın yıkıcı etkileri, zorunlu göç, vatansızlık, çocuk işçiliği ve eğitime erişimde yaşanan sorunlar çocukların yaşam koşullarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Verilere göre, ekonomik olarak dezavantajlı kesimlerde ortaöğretimi tamamlama oranı yüzde 37’ye kadar düşüyor. Süregelen jeopolitik istikrarsızlık ve çatışmalar ise büyük bir iç göçmen ve mülteci nüfusunun oluşmasına neden oluyor.

Ekonomik sıkıntılar özellikle kırsal ve çatışmalı bölgelerde yaşayan çocukları çalışmaya zorlayarak eğitim ve gelişim fırsatlarını sınırlandırıyor.

Sınır bölgelerindeki çocuklar güvenlik tehdidi altında

Sınır bölgelerinde yaşayan Kürt çocukları, sınır ötesi askeri operasyonlar ve kuşatmalar nedeniyle sürekli güvenlik tehdidi altında yaşıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Türkiye'nin insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği bazı saldırıların Kürt aileleri hedef aldığını ve bu saldırılarda çocukların yaşamını yitirdiğini belgeleyen raporlar yayımladı.

Öte yandan Kobanê gibi kentler etrafında uygulanan kuşatmaların sağlık hizmetlerine, gıdaya ve yakıta erişimi zorlaştırdığı; bunun da yaralanmalar, yetersiz beslenme ve önlenebilir ölümlere yol açtığı belirtiliyor.

Uzmanlar, çocuk haklarının yalnızca uluslararası sözleşmelerde yer almasının yeterli olmadığını, devletlerin ve uluslararası kurumların bu hakları hayata geçirecek somut adımlar atması gerektiğini vurguluyor. Bugün dünya genelinde milyonlarca çocuk için haklar hala kâğıt üzerinde kalırken, savaşlar, yoksulluk ve şiddet çocukların yaşamlarını tehdit etmeyi sürdürüyor.