Ayşegül Doğan: Çerçeve yasa Temmuz’da Meclis gündemine gelmeli
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sürecin yasal güvenceye kavuşturulması için Geçiş Hukuku Yasası’nın gecikmeden Meclis’e getirilmesi gerektiğini belirtti. Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının düzeltilmesi gerektiğini söyledi.
Ankara– DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek, "Geçiş Hukuku Yasası" ya da kamuoyunda bilinen adıyla "çerçeve yasa"nın Temmuz ayında Meclis gündemine gelmesi gerektiğini belirtti. Ayşegül Doğan ayrıca, İmralı ile yürütülen görüşmelerin kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının sürece uygun hale getirilmesi çağrısında bulundu.
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında yapılan değerlendirmeler ve alınan kararlar hakkında parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Ayşegül Doğan, gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Öğretmenlerin taleplerine destek
Ayşegül Doğan, taban maaş ve özlük hakları talebiyle Meclis önünde eylem yapan ve gözaltına alınan özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin durumuna değinerek, öğretmenlerin açlık grevinde olduğunu ve hakları için direndiğini söyledi.
İktidarın öğretmenlerle diyalog kurmaktan kaçındığını belirten Ayşegül Doğan, DEM Parti olarak güvenceli çalışma hakkını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.
‘Sürecin yasal güvenceye kavuşturulması kaçınılmaz’
Açıklamasında "çerçeve yasa" tartışmalarına da değinen Ayşegül Doğan, sürecin ilerleyebilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
İmralı Heyeti’nin önce iktidar temsilcileriyle görüştüğünü, ardından heyete yöneltilen sorulara doğrudan yanıt verdiğini ve son olarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir araya geldiğini hatırlatan Ayşegül Doğan, bu temasların önemli olduğunu ve devam edeceğini söyledi.
Görüşmelerde "Geçiş Hukuku Yasası", "çerçeve yasa" ya da bazı çevrelerin kullandığı ifadeyle "kod yasa" başlıklarının ele alındığını belirten Ayşegül Doğan, söz konusu düzenlemelerin kapsamı ve buna ilişkin toplumsal-siyasal uzlaşının görüşüldüğünü ifade etti.
Ayşegül Doğan, "Sürecin ilerleyebilmesi için Meclis çalışmalarına ara vermeden bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Artık sürecin yasal güvenceye kavuşturulması kaçınılmaz hale gelmiştir" dedi.
‘Takvim belirlenmeli’
Yasal düzenlemeler konusunda somut bir takvime ihtiyaç olduğunu dile getiren Ayşegül Doğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile yapılan görüşmenin esas gündeminin de bu konu olduğunu söyledi.
Kapsam konusunda genel bir mutabakat bulunduğunu belirten Ayşegül Doğan, Numan Kurtulmuş’un da daha önce yaptığı açıklamalarda Meclis tatile girmeden önce bu konuda çalışma yürütülmesi gerektiğini ifade ettiğini hatırlattı.
TBMM Başkanlığı makamının yalnızca temennide bulunmakla yetinmemesi gerektiğini vurgulayan Ayşegül Doğan, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclis Başkanı sıfatıyla ve aynı zamanda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na başkanlık eden kişi olarak Sayın Kurtulmuş’un bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Bu makam, yalnızca iyi niyet açıklamaları yapmakla değil, yol haritasını ortaya koymakla ve siyasi partiler arasında uzlaşı zemini oluşturmakla yükümlüdür. Beklentimiz sadece zamanlama konusunda fikir birliği değil, bu zamanlamanın gerektirdiği adımların da süratle atılmasıdır."
‘Siyasi irade Meclis’te somutlaşmalı’
Geçiş Hukuku Yasası’nın önüne yeni engeller çıkarılmaması gerektiğini söyleyen Ayşegül Doğan, yıllardır insanların geleceğinin çalındığını ifade ederek, artık somut adımların atılması gerektiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürecin hızlanacağına ilişkin açıklamalarını hatırlatan Ayşegül Doğan, "Biz bu sözlerin sahadaki karşılığını görmek istiyoruz. Siyasi iradenin artık Meclis zemininde somut biçimde ortaya çıkmasını bekliyoruz" dedi.
‘Çerçeve yasa Temmuz ayında gündeme gelmeli’
Ayşegül Doğan, temel hedeflerinin çerçeve yasanın Temmuz ayında Meclis gündemine alınması ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi.
Bu konuda kararlı olduklarını belirten Ayşegül Doğan, "Sesimizi yükseltmek istiyoruz. İnsan hayatından daha önemli ne olabilir? Meclis bunun için çalışmayacaksa ne için çalışacak?" ifadelerini kullandı.
Toplumda sürekli bir beklenti hali yaratılmasının zamanla bir tür işkenceye dönüştüğünü söyleyen Ayşegül Doğan, özellikle kamuoyunda sıkça sorulan bazı başlıklara ilişkin somut ilerleme sağlanamadığını dile getirdi.
Meclis komisyonlarında bazı ortak tespitler ve mutabakatlar oluşmasına rağmen gerekli adımların hâlâ atılmadığını belirtti.
‘Kendi görüşmelerimizi de sürdüreceğiz’
İmralı Heyeti’nin temaslarının sürdüğünü ifade eden Ayşegüül Doğan, DEM Parti’nin de farklı toplumsal ve siyasal kesimlerle görüşmeler gerçekleştirmeye devam edeceğini söyledi.
Bu kapsamda sivil toplum kuruluşları, çeşitli toplumsal kesimler, kanaat önderleri ve siyasi partilerle temasların süreceğini belirten Ayşegül Doğan, parti çalışmalarının İmralı Heyeti’nden gelen değerlendirmeler doğrultusunda sürdürüldüğünü kaydetti.
Abdullah Öcalan’ın koşulları gündemde
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çalışma ve görüşme koşullarına ilişkin tartışmalara da değinen Ayşegül Doğan, sürecin başından bu yana kullanılan dilin önemine dikkat çektiklerini söyledi.
Abdullah Öcalan’ın farklı kişi, kurum ve çevrelerle daha etkin görüşebilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığı yönündeki değerlendirmeleri hatırlatan Ayşegül Doğan, şu soruları yöneltti:
"Eğer gerçekten bir engel yoksa neden bu düzenlemeler yapılmıyor? Eğer engel varsa neden kamuoyuna aksi yönde açıklamalar yapılıyor? Mevzuat buna imkan tanıyorsa sürecin ilerlemesine katkı sunacak adımlar neden geciktiriliyor?"
Bu belirsizliklerin süreç karşıtlarının elini güçlendirdiğini belirten Ayşegül Doğan, İmralı Adası’na yapılacak ziyaretlere ilişkin çok sayıda sorunun hâlâ yanıt beklediğini ifade etti.
‘Belirsizlik ortadan kaldırılmalı’
İmralı görüşmelerinin belirli bir sistem ve takvime bağlanması gerektiğini vurgulayan Ayşegül Doğan, toplumun farklı kesimlerinin belli aralıklarla görüşme yapabilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi.
Abdullah Öcalan’ın farklı toplumsal kesimlerle görüşmesinin hem kendileri hem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından uzun süredir önemli görüldüğünü belirten Doğan, sürecin ihtiyaçlarına uygun koşulların oluşturulması ve iletişim imkanlarının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
DEM Parti kongresi 20 Eylül’de
Ayşegül Doğan, DEM Parti’nin 5’inci Olağan Kongresi’nin 20 Eylül’de Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleştirileceğini açıkladı.
Parti olarak önemli bir dönemeçte kongreye hazırlandıklarını belirten Ayşegül Doğan, barış, demokratik çözüm ve demokratik toplum tartışmalarının yürütüldüğü bir dönemde kongrenin yapılacağını söyledi.
Program ve tüzük çalışmaları sürüyor
Kongre hazırlıkları hakkında da bilgi veren Ayşegül Doğan, il, ilçe ve bölge düzeyinde gerçekleştirilecek konferansların kongre sürecinin ön hazırlıkları niteliğinde olacağını ifade etti.
Partiyi yeni dönemin ihtiyaçlarına hazırlamak amacıyla uzun süredir sahada olduklarını belirten Ayşegül Doğan, kapsamlı bir yenilenme ve yeniden yapılanma süreci yürüttüklerini kaydetti.
‘Yeni dönemin sözlerini birlikte kurmaya davet ediyoruz’
Konuşmasının sonunda Geçiş Hukuku Yasası’nın hayata geçtiği bir Türkiye tablosu çizen Ayşegül Doğan, sürgünlüğün sona erdiği, dönüşlerin başladığı, cezaevlerinin boşalmaya başladığı ve insanların demokrasiye yönelerek nefes alabildiği bir ülke hayal ettiklerini söyledi.
Böyle bir dönemde gerçekleştirilecek kongrenin siyasetin toplumsal köklerini güçlendireceğini ve toplumun barış beklentisine yanıt vereceğini belirten Ayşegül Doğan, hem kongre hazırlıklarını hem de yasal düzenlemelerin bir an önce gündeme gelmesi için yürüttükleri çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti.
Ayşegül Doğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Yeni bir dönemin yepyeni sözlerini birlikte söylemeye davet ediyoruz."