Avusturalya ABF Genel Başkanı Suzan Saka: Bu zulmü durdurun

Devlet yetkililerine, uluslararası sivil toplum kuruluşlarına seslenen Avusturalya Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Suzan Saka, “Bir an önce zulüm durdurulmalı ve kamuoyu önünde adaletin karşısında, katiller yargılanmalıdır” çağrısı yaptı.

BINEVŞ STÊRK   

Haber Merkezi- Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve Türkiye destekli çetelerin 6 Ocak’tan bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik soykırım saldırıları devam ediyor. Kuzey ve Doğu Suriye halklarına destek amacıyla Kürdistan’ın dört parçasında ve birçok ülkede halk sokaklara çıkarak çetelerin saldırılarına karşı direnişi büyüterek, uluslararası kamuoyunun sessizliğine tepki gösteriyor.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki soykırım saldırılarını ve halkın direnişini ajansımıza değerlendiren Avusturalya Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Suzan Saka, Cihatçı Colani’nin ve cihatçı HTŞ geçici yönetiminin meşru gösterilmesini, “Bunu asla kabul etmiyoruz. Çünkü son 2 senedir özellikle Aleviler başta olmak üzere Kürtler, Dürziler, Hristiyanlar, Araplar ve seküler Sünnilere karşı sistematik bir şekilde katliam uygulanmaktadır” sözleri ile kınadı. 
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların boyutuna dikkat çeken Suzan Saka, şunları söyledi: “IŞİD ve onun yandaşlarının, onun ideolojisini savunan kişilerin sokaklara dökülerek başta kadınları, çocukları, kızları öldürmesi olmak üzere oradaki Kürt halkına yapmış olduğu zulmü de şiddetle kınıyoruz.”

‘Sessiz kalarak bu zulme alet oluyorlar’

Uluslararası alandaki sessizliği eleştiren Suzan Saka, duyarsızlığa dönük tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Son iki sene içerisinde özellikle bu yaşanan katliamlar tüm dünyanın gözü önünde olurken bunlara sessiz kalan başta devlet başkanları, dışişleri bakanları olmak üzere, yine, kısmen ses çıkarmaya çalışan Birleşmiş Milletler ve Af Örgütü'nü de dahil ederek, sessiz kalan tüm kesimlerin sessizliğiyle bu zulme de alet olduklarını ifade etmek istiyorum.”

‘YPJ’nin İŞİD çetelerine karşı onurlu mücadelesini hiçbirimiz unutmadık’

Zulme sessiz kalan kesimlere seslenen Suzan Saka, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yapılan insanlığa karşı bir zulüm, insanlığa karşı yapılmış bir haksızlıktır. Özellikle 12-13 sene önce YPJ'li yani Kürt kadınlarının Rojava'yı özerk hale getirmesi, o süreç içerisindeki IŞİD çetelerine, İslami cihadistlere karşı göstermiş oldukları onurlu, gururlu mücadeleyi hiçbirimiz unutmadık.”

‘İŞİD’lileri bırakarak gözümüzün önünde katliamlar yaptırıyorlar’

Kürtlerin, diğer halklar ve inançlara da huzur içerisinde yaşayacakları bir ortam yaratmaya çalışıldığını ifade eden Suzan Saka, özellikle Êzidi kadınlarının durumuna değinerek, cezaevlerindeki DAİŞ’lilerin serbest bırakılmasına, “Ama şu an Colani hükümeti Amerika'yla birlikte o bölgelere de gözünü dikerek özellikle son günlerde IŞİD'in hapishanelerde bulunan 5.000'e yakın militanını sokağa salarak bu katliamları gözümüzün önünde yapmaya devam ediyor” sözleri ile tepki gösterdi.

‘Kadınlara yapılan bu zulmü kınıyorum’

Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı olarak, bir Alevi olarak, bir kadın olarak rahatsızlığını dile getirdiğini aktaran Suzan Saka, “Başta kadınlara karşı yapılmış olan bu zulmün, bu katliamın, bu patriyarkal sistemin özellikle tecavüz gibi işlemleri, aletleri kullanarak kadın onurunu, kadın benliğini kullanmasını şiddetle kınıyorum” dedi.

‘İŞİD’e verilen destek bir an önce durdurulsun’

Suzan Saka, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri başta olmak üzere IŞİD'e verdikleri desteği siyasi anlamda, diplomasi anlamında, silah anlamında bir an önce durdurması gerektiğini söylüyorum. Çünkü özellikle o bölgede yaşayan halkların birlik, beraberlik içerisinde, demokrasi içerisinde yaşaması elzemdir. Irak'ta, Suriye'de, İran'da yaşanan katliamlar, özellikle emperyalist ülkelerin bu katliamlara çanak tutması, oraya silah yardımlarında bulunması, diplomasi olarak katilleri tanıyor olması, bir gün bu kanın da Türkiye topraklarına sıçrayacağının da göstergesi olur.”

‘Her bireyin yaşam hakkını korumak zorundayız’

Yaşam hakkının korunmasının önemine de değinen Suzan Saka, “Dolayısıyla bizler eğer bir şeyi, mücadeleyi kazanmak istiyorsak, gerçekten de toplumsal barışın gelişmesini istiyorsak, yanı başımızda ölen, öldürülen, cinsiyeti, kimliği, inancı, etnisitesi fark etmeden her bireyin yaşam hakkını korumak zorundayız” diye konuştu.

‘Colani hükümetine verilen destek bir an önce durdurulsun’

Avustralya hükümeti başta olmak üzere bütün devlet yetkililerine, bakanlara, enternasyonal, uluslararası sivil toplum kuruluşlarına, Alevi örgütlerine, Kürt örgütlerine, diğer örgütlere seslenen Suzan Saka, “Güçlü bir mücadeleyle lobiler yaratarak, kamuoyu oluşturarak, özellikle Birleşmiş Milletler'in gözetimi altında oraya giderek gerekli raporların tutulması, katillerin bir an önce yargılanması ve Colani hükümetine verilen desteğin de diğer devletler nezdinde bir an önce durdurulması için gerekli çağrıları buradan bir kez daha sizlerin aracılığıyla yapıyorum” diye belirtti.

‘Kürt halkına yapılan zulüm asla ve asla kabul edilemez’

Özellikle kadın mücadelesini, YPJ'nin sürdürdüğü mücadeleyi de selamlayan Suzan Saka, “Kürt halkına yapılan zulüm asla ve asla kabul edilemez. Orada yaşayan Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin, Hristiyanların, Arapların seküler Sünnilerin ve şu an ismini hatırlayamadığım ya da kendilerini güvende hissetmeyen her bireyin, bir an önce yaşam hakkı güvenlik altına alınmalıdır” diye belirtti.

‘Katiller yargılansın’

“Yoksa bu zulmün ortağı, bu şiddetin ortağı ve bu kan da hepinizin ellerinde olacaktır” uyarısında bulunan Suzan Saka, konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Bir an önce zulüm durdurulmalı ve kamuoyu önünde adaletin karşısında suçlular, katiller yargılanmalıdır.”