Avukat Çero Şiwani: Kürtlerin birlikteliği bugün Kürt halkının gerçek kimliğidir

Rojava Kürdistanı’na yönelik saldırılar karşısında Kürt halkı dört parçada ve dünyanın her yerinde birleşerek saldırılara karşı tek ses oldu. Avukat ve aktivist Çero Şiwani, “Kürtlerin birlikteliği bugün Kürt halkının gerçek kimliğidir” dedi.

HÊVÎ SALAH

Silêmanî – Kürt tarihinde iç bölünmeler ve siyasi parçalanmışlık, çoğu zaman farklı çıkar ve kimliklere sahip düşman güçlerin Kürt meselesi karşısında ortaklaşmasının başlıca nedeni oldu. Bu ortaklaşma kısa vadeli çıkarlar temelinde oluşurken, asıl hedef Kürtlerin birlik ve gelişimini engellemekti. Tarih boyunca Kürt halkının birliği yalnızca ulusal bir duygu değil, aynı zamanda direniş ve varlığını sürdürme aracı olarak görüldü. Kürtlerin birlik içinde olduğu dönemlerde seslerini dünyaya duyurabildikleri ve siyasi-toplumsal güç oluşturabildikleri; birlik zayıfladığında ise kriz ve parçalanmaların derinleştiği ifade ediliyor.

Kürt halkına yönelik saldırıların sürdüğü bir dönemde birlik ihtiyacı her zamankinden daha güçlü hissediliyor. Parti farklılıkları, coğrafi parçalanmışlık, iç iktidar mücadeleleri ile dış propaganda ve medya saldırıları Kürtler arasındaki güveni zayıflatan başlıca etkenler olarak görülüyor. Bu durumun genel moral, ulusal talepler ve Kürtlerin uluslararası alandaki konumu üzerinde doğrudan etkisi olduğu belirtiliyor. Birliğin korunmasının ise düşünsel ve pratik bir dönüşümü gerektirdiği vurgulanıyor. Buna göre farklı siyasi görüşlerin çatışma nedeni değil güç kaynağı olarak görülmesi; birliğin ise haklar, özgürlük, insan onuruna saygı ve ortak çıkarların korunması gibi temel ilkelerde uzlaşmayı ifade ettiği dile getiriliyor.

Son süreçte gelişen saldırıları, ulusal birlik arayışlarını ve 15 Şubat Komplosunu avukat ve aktivist Çero Şiwani ile konuştuk.

‘15 Şubat komplosu tersine döndü, Kürt halkı mücadelesine yöneldi’

Avukat Çero Şiwani, Kürt birliği ve Abdullah Öcalan’ın mesajlarının etkisine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun neden gerçekleştirildiğinin anlaşılması gerektiğini belirterek, komplonun temel amacının Kürt halkını ve özgürlük mücadelesini tasfiye etmek olduğunu ancak bunun tersine sonuç verdiğini ifade etti. Abdullah Öcalan’ın tutuklanmasının ardından Kürt halkının mücadelesinin zayıflamadığını, aksine her geçen gün daha da büyüdüğünü vurgulayan Çero Şiwani, Kürtlerin Rojava’da bir statü oluşturduğunu ve bunun Kürt devrimi için örnek haline geldiğini söyledi. Çero Şiwani, bugün Kürt halkı açısından gerçek ve devam eden devrimin Rojava’da ortaya çıktığını dile getirdi.

‘Rojava’ya yönelik saldırılar 15 Şubat komplosundan az değildir’

İmralı’dan yapılan açıklamaların yalnızca Kürdistan’ın bir parçasına değil, tüm Kürt halkına ve bölge halklarına hitap ettiğini belirten Çero Şiwani, Kürtlerin kendi halkına ve özellikle birlik ve mücadele konusunda samimi olan siyasi aktörlere daha fazla güvenmesi gerektiğini vurgulayarak, açıklama, protesto ve yazılarla ortaya konan her tutumun önemli bir etkisi olduğunu ifade etti.

Çero Şiwani, Rojava’ya yönelik son saldırıların planlı olduğunu ve 15 Şubat komplosundan geri kalmadığını savunarak, İmralı’dan gelen mesajlarda bu sürecin yalnızca Rojava’yı değil Kürdistan’ın dört parçasındaki tüm Kürtleri hedef aldığına dikkat çekildiğini aktardı. Başta bu değerlendirmelere kuşkuyla yaklaşanların bulunduğunu ancak gelişmelerin bu hedefin açık olduğunu gösterdiğini söyledi. Çero Şiwani, Türkiye’nin Rojava’dan sonra Güney Kürdistan’ı hedef alacağı yönündeki açıklamalara da işaret ederek, barış sürecinden söz edilse de Türkiye’nin planlarını tüm Kürt halkına yönelik genişlettiğini ileri sürdü

‘Rojava direnişi dört parça üzerinde etkili oldu’

Avukat Çero Şiwani, halkın tutumu ve protestolarla ilgili değerlendirmesinde, ortaya konan tepkilerin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı. Rojava’daki direnişin Kürdistan’ın dört parçası ve dünya genelindeki Kürtler üzerinde etkili olduğunu belirten Çero Şiwani, Kürt halkının Rojava’ya destek için farklı biçimlerde ortaya koyduğu tüm tutumların önemli ve etkili olduğunu ifade etti. Son günlerde ortaya çıkan birlik ve dayanışmanın dikkat çekici olduğunu söyleyen Çero Şiwani, Kürt halkının kısa sürede gösterdiği bu birlikteliğin birçok bölgesel güç tarafından Gazze için dahi sağlanamadığını vurguladı. Bu durumun Kürt halkının düşmanlarını rahatsız ettiğini ve farklı yollarla bu birlikteliği zayıflatma çabalarının devreye sokulduğunu belirtti.

Kürtlerin bu birlikteliğini bozma girişimlerine rağmen, her açıklama sonrası halkın birlik konusundaki kararlılığının daha da güçlendiğini ifade eden Çero Şiwani, barış sürecinin başından itibaren Abdullah Öcalan’ın tüm Kürt halkına ve siyasi aktörlere ulusal birlik kongresinin toplanması çağrısı yaptığını hatırlatarak, Kürtlerin dört parçada elde ettiği kazanımlara karşı planların sürdüğünü vurguladı. Rojava’da yaşananların sona ermediği, Kürtlere yönelik planların devam ettiğini belirten Çero Şiwani, ulusal birliğin bu saldırılar karşısında en temel güç olduğu ifade etti. Yapılan saldırılar karşısında Kürt halkının ortaya koyduğu tutumun birçok planı boşa çıkardığını, elde edilen sonuçların halkın beklentilerini tam karşılamasa da saldırıların büyüklüğü düşünüldüğünde önemli görüldüğünü dile getiren Çero Şiwani, sürecin yalnızca Suriye ile sınırlı olmadığını; Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın da dahil olduğu daha geniş bir planın parçası olduğu öne sürülürken, uluslararası sessizliğe dikkat çekti. Çero Şiwani, büyük güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini belirterek Kürtlerin kazanımlarını koruyabilmesi için ortak bir siyasi dil oluşturması, sokak eylemlerinin sürmesi ve özellikle diasporanın uluslararası kamuoyuna ulaşma açısından rolünü artırması gerektiğini vurguladı.

‘Kendi toprağımızda olmak ve diğer halkları kabul etmek istiyoruz’

Avukat Çero Şiwani, açıklamalarının devamında Abdullah Öcalan’ın mesajlarının adım adım halka ulaştırılması gerektiğini belirterek, Rojava’daki gelişmelerin ardından demokratik ulus ve halkların kardeşliği fikrine yönelik saldırıların arttığını söyledi. Büyük güçlerin bölgede hegemonya kurmak istediğini ifade eden Çero Şiwani, etnik ve inanç farklılıklarının çatışma yaratmak için kullanıldığını, istikrarsızlık ve savaş ortamının dış müdahaleleri kolaylaştırdığını dile getirdi.

Halkların kardeşliği anlayışının demokratik ve özgür bir birlikte yaşamı kabul eden halklarla mümkün olduğunu vurgulayan Çero Şiwani, Kürtlerin başka halkların topraklarında gözü olmadığını, kendi topraklarında yaşamak ve diğer halklarla birlikte yaşamı kabul ettiklerini belirtti. Ancak hiçbir gücün Kürtleri işgal etmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.

Öncelikle Kürtler arasında birlik ve kardeşliğin sağlanması gerektiğini vurgulayan Çero Şiwani, siyasi aktörlere bireysel ve dar çıkarları bir kenara bırakarak tarihi fırsatı değerlendirme çağrısı yaptı. Aksi halde Kürtlerin, yüz yıl önceki Sykes-Picot sürecinden daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceğini söyledi. Bugün Kürtlerin geçmişe göre daha güçlü olduğunu belirten Çero Şiwani, ortaya konan sistem ve programın yalnızca Kürtler için değil, bölgedeki tüm halklar için alternatif sunduğunu ve büyük güçlerin bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanma politikalarına karşı bir model oluşturduğunu ifade etti.

‘İhanet çizgisine karşı ciddi bir tutum alınmalı’

Çero Şiwani, sözlerinin sonunda Kürt halkının bugün dünyada farklı bir gözle değerlendirildiğini belirterek, Rojhilat Kürdistan’daki “Jin, Jiyan, Azadî” isyanı, Rojava direnişi ve Güney Kürdistan’daki halk tutumunun Kürtlerin güncel kimliğini oluşturduğunu söyledi. Halklara ve özellikle Kürtlere çağrıda bulunan Çero Şiwani, mevcut sürecin dikkatle ele alınması, birlik ve ortak tutumun korunması gerektiğini vurguladı. Kürt halkının mücadelesine güvenilmesi gerektiğini ifade eden Çero Şiwani, “ihanet çizgisine” karşı net bir duruş sergilenmesi çağrısı yaptı. Siyasi aktörlere de birlik çağrısında bulunan Çero Şiwani, ulusal kongrenin en kısa sürede toplanması gerektiğini belirterek, mevcut sürecin Kürtlerin geleceğini belirleyeceğini söyledi.