Avrupa kentlerinde 15 Şubat yürüyüşleri: Önderlik ve Rojava kırmızı çizgimizdir

Hamburg, Strasbourg ve Marsilya’da binlerce kişinin katıldığı yürüyüş ve mitinglerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Rojava’ya statü talebi öne çıktı.

Haber Merkezi - 15 Şubat 1999 Uluslararası Komplosu’nun 27’nci yıl dönümü dolayısıyla Avrupa’nın farklı kentlerinde kitlesel yürüyüş ve mitingler düzenlendi. Eylemlerde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve Rojava’ya statü talepleri dile getirildi.

Hamburg

Hamburg’da YJK-E ve KCDK-E’nin “Önderliğe Özgürlük Rojavaya Statü” şiarı ile, 15 Şubat Komplosu’nun 27’nci yılı dolayısıyla gerçekleştirilen yürüyüşte “Önderlik ve Rojava kırmızı çizgimizdir” mesajı verildi.

Almanya'da Hamburg Demokratik Kürt Toplum Meclisi (HDKTM) ve Rojbin Kadın Meclisi öncülüğünde, 15 Şubat 1999’da gerçekleştirilen Uluslararası Komplo’nun 27’nci yılı dolayısıyla Hamburg Sternschanze Bahnhof‘da yürüyüş gerçekleştirdi.

YJK-E ve KCDK-E’nin “Önderliğe Özgürlük Rojavaya Statü” şiarı ile Sternschanze Bahnhof’tan Dammtor semtinde bulunan Türkiye Konsolosluğuna yürüyüş gerçekleştirildi. FED-DEM’in (Federasyona Civaka Demokratik a Kurdistaniyên li Bakurê Elmanya) kitlesel olarak destek verdiği eyleme, Hamburg Demokratik Kürt Halk Meclisi, Rojbin Kadın Meclisi, TCŞ, Alman Enternasyonalistler ve Kürdistanlılar katıldı.

“Freiheit für Abdullah Öcalan, Statüs für Rojava“, “Heta Azadiye Reberti Berxwedana Be Dawi, Wiederstand bir Der Kurdisch Führer frei İst” pankartının açıldığı eylemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’nın posterleri, TJK-E ve TEV-DEM bayrakları taşındı. Sık sık "Biji Serok Apo", “Selam selam İmralı’ya bin selam”, “Biji Berxwedana Rojava", “Jin Jiyan Azadi” sloganları atıldı.

Yaşamını yitirenler adına saygı duruşu ile başlayan eylemde Rojbin Kadın Meclisi adına Leyla Kaya açıklamada bulundu. Açıklamada “Önderlik ve Rojava kırmızı çizgimizdir” mesajı verildi.

Strasbourg

15 Şubat komplosunun yıldönümü vesilesiyle yapılan mitingde Kürt Halk Önderi’nin fiziki özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğü olduğu mesajı verildi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası 15 Şubat komplosunun yıldönümü vesilesiyle Fransa’nın Strasbourg kentinde bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, "Önder Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü" talebiyle kitlesel bir yürüyüş ve miting gerçekleştirdi. Boulevard de Lyon üzerinde toplanan halk, yürüyüş boyunca Kürt Halk Önderi’nin posterlerini ve YPG/YPJ bayraklarını taşıdı. Yürüyüşün en ön saflarında, Şêxmeqsûd direnişinde şehit düşenlerin resimleri yer aldı. Kürdistanlılar yol boyunca büyük bir coşkuyla "Bîjî Serok Apo" "Bê Serok Jiyan Nabe" "Yek e Yek, Gelê Kurd Yek e" ve "Bîjî Berxwedana Rojava" sloganları ile miting alanına kadar yürüdü. Alana gelen on binler özgürlük mücadelesi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ve Ey Raqîp marşının okudu.

Mitingde Avrupa Kürt Kadınlar Hareketi adına Selma Sürer ve KCDK-E Eşbaşkanı Engin Sever birer konuşma yaptı. Selma Sürer, Kürt halkının 27 yıldır Avrupa ve Kürdistan’ın dört parçasında Kürt Halk Önderi’nin fiziki özgürlüğü için mücadele ettiğini belirterek, “Kürt halkı özgürlüğünü Önder Apo’nun özgürlüğünde görmüş ve bu Önderlik özgürleşene kadar mücadelesinde kararlıdır” dedi.

Engin Sever ise, Avrupa Parlamentosu’na, AB’ye ve CPT’ye seslenerek, hukuklarını uygulamalarını istedi. Sever, Önder Apo’nun özgürlüğünün artık ertelenemez bir durum olduğunu söyledi.

Ardından DEM Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan bir konuşma yaptı. Ömer Öcalan, 100 yıl önce Kürt halkının haklarının gasp edildiğini belirterek, yeni yüzyılda yine aynı anlayışın devrede olduğunu ve Kürt halkının kazanımlarını yok etmek istediklerine dikkat çekti. Ömer Öcalan, Rojava’da devreye konulan komplonun Kürt Halk Önderi’nin tarafından öngörüldüğünü ve zamanında uyarılarda bulunduğunu, komployu boşa çıkarmak için Kürt Halk Önderi’nin devreye girdiğini bir çok alanda müdahale ettiğini sözlerine ekledi. Ömer Öcalan, Kürt Halk Önderi’nin üzerinde 27 yıl önce devreye konulan uluslararası komplonun bu gün Rojava’da tekrar devreye konulduğunu vurgulayarak, Kürt halkının asla rehavete kapılmaması gerektiğini kaydetti. Kürt Halk Önderi’nin fiziki özgürlüğünün artık sağlanması için Kürt halkının daha büyük bir irade ortaya koyduğunu belirten Ömer Öcalan, Kürt Halk Önderi’nin fiziki özgürlüğü halkın özgürlüğü olduğunun altını çizdi.

Marsilya

Marsilya’da 15 Komplosu’na karşı yürüyen binlerce kişi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleştirilen Uluslararası Komplo, Fransa’nın Marsilya kentinde düzenlenen kitlesel yürüyüş ve mitingle protesto edildi.

Öğle saatlerinde La Canebière Meydanı’nda toplanmaya başlayan Marsilya, Draguignan, Marignane ve Montpellier’den gelen Kürtler ile dostları, binlerce kişinin katılımıyla bir araya geldi. Eylemde, Kürt Halk Önderi'nin 15 Şubat 1999’da Kenya’da, uluslararası devletler tarafından korsanca yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmesi protesto edildi.

“Rêber Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü” şiarıyla gerçekleştirilen eylemde, Kürt Halk Önderi’nin posterleri ile “Rojava’ya statü, Önder Apo’ya özgürlük” pankartları taşındı. Kadın ve gençlerin yoğun katılım gösterdiği yürüyüşte “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Liberté pour Öcalan” ve “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı. Yürüyüş, Vieux-Port’a kadar devam ederken çevredeki halkın da alkış ve ıslıklarla destek verdiği görüldü.

Yürüyüş sonrası yapılan konuşmalarda 1999’dan bu yana aralıksız sürdürülen 15 Şubat eylemlerine dikkat çekilerek “Güneşimizi karartamazsınız” eylemiyle yaşamını yitirenler anıldı. Konuşmalarda Rojava’ya yönelik saldırıların yeni bir komplo süreci olduğu belirtildi, Kürt Halk Önderi’nin Ortadoğu için geliştirdiği demokratik toplum paradigmasının sahiplenileceği vurgulandı.

Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJKE) bildirisinde ise 15 Şubat 2026’nın, Kürt Halk Önderi’nin Türkiye’ye götürülmesine yol açan Uluslararası Komplo’nun 27. yıl dönümü olduğu hatırlatıldı. Bildiride, Abdullah Öcalan’ın 9 Ekim 1998’de Suriye’den ayrılarak Kürt sorununa barışçıl çözüm arayışı kapsamında Avrupa’ya yöneldiği, ancak “istenmeyen kişi” ilan edilerek siyasi kapıların kapatıldığı belirtildi. 15 Şubat 1999’da Kenya’daki Yunanistan Büyükelçiliği’nden Türkiye’ye götürülen Kürt Halk Önderi’nin, o tarihten bu yana İmralı Adası’nda ağır tecrit koşulları altında tutulduğu ifade edildi.