Ailesi Rojin’in unutulmamasını istiyor: Failleri bulun, beklemek çok zor

Üzerinde çıkan iki erkeğe ait DNA örnekleri ile cinsel saldırı sonrası katledildiği şüpheleri güçlenen Rojin Kabaiş’in ölümü hala aydınlatılmayı bekliyor. Annesi, “beklemek çok zor” diyerek, faillerin korunmamasını ve hesap vermesini istiyor.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Wan - Türkiye’de kadınların şüpheli ölümleri giderek artıyor. Kadın örgütlerinin her ay açıkladığı veriler, bazı aylarda, şüpheli kadın ölümlerinin, katledilen kadınların sayısını geçtiğini gösteriyor.

Kadın örgütlerinin verilerine göre, 2017 yılından bu yana bin 494 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Sadece Kasım 2024 ile Ekim 2025 arasında 218 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti.

Şüpheli kadın ölümleri birçok nedenden ötürü başlangıçta kayıtlara “intihar” olarak geçse de, kadın örgütlerinin baskısının ardından yeniden açılan kimi davalarda kadınların katledildiği ortaya çıkıyor.

Rojin Kabaiş’in ölümü

21 yaşındaki Rojin Kabaiş, Türkiye’de şüpheli şekilde hayatını kaybeden yüzlerce kadından biri.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş, üniversiteye başladıktan sadece iki gün sonra ortadan kayboldu. 27 Eylül 2024’te kaldığı devlet yurdundan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Cenazesi 18 gün sonra, 15 Ekim’de Wan Gölü kıyısında bulundu.

Rojin’in cenazesinin bulunmasıyla birlikte Van Valisi, herhangi bir adli inceleme yapılmadan önce babası Nizamettin Kabaiş’e “bakın, kızınız intihar etmiş” dedi ve dava dosyasına gizlilik kararı getirildi.

Yapılan ön otopside Rojin’in boynunda ve sırtında morluklar bulundu. Ancak otopsi avukatlar ile paylaşılmadı. Avukatların bir ay sonra aldığı ATK raporunda, Rojin’in ölüm nedeninin “boğulma” olduğu belirtiliyordu. Valinin ilk açıklaması ve ATK raporu ile Rojin Kabaiş’in intihar ettiği algısı yaratıldı.

6 Kasım 2024’te açıklanan detaylı otopsi raporunda iki ayrı DNA örneğine rastlanıldığı daha sonraki açıklamalar ise iki erkeğe ait olan bu DNA’ların “bulaş” olmadığı açıklandı.

İhmaller zinciri

Rojin Kabaiş’in ölümüne dair açılan dosya içinde birçok ihmal bulunduruyor: Gece yurda dönmeyen Rojin’in ailesine bir gün sonra haber verilmesi ve aramaların geç başlaması ve yetersiz ilerlemesi, Vali’nin açıklaması ve ön otopsinin dikkate alınmadan ATK’nin raporu ile yaratılan “intihar” algısı, dosyaya getirilen gizlilik kararının aleyhe kullanılması, Rojin’in yurt arkadaşının odadan apar topar ayrılması ve odanın boşaltılması. 

Rojin’in ölümünden bugüne yaşanan tüm gelişmeler cinsel saldırı ve cinayet şüphelerini güçlendiriyor. 

‘Telefonu hala incelemede’

Dosya avukatlarından Wan Barosu’ndan Zeynep Demir, ihmaller ve soruşturmanın yavaş ilerlemesi nedeniyle Rojin’in ölümünün arkasındaki gerçeklerin hala açığa çıkarılmadığını söyledi.

Avukat, Rojin Kabaiş’e ait telefonun bir yıl boyunca yapılan çalışmalar sonucunda açılamadığını hatırlatarak, telefonun Adalet Bakanlığı’nın girişimleriyle İspanya’daki kriminal laboratuvara gönderildiğini ve henüz bir sonuç alamadıklarını belirtti.

Yurt müdürlüğünün ihmalleri görülmedi

Zeynep Demir’in dikkat çektiği bir diğer ihmal de yurt müdürlüğünün. Zeynep Demir, “Yurt müdürleri ve yurt güvenliği olmak üzere ihmal, bildirim, müdahale eksikliklerinin olması neticesinde biz bir soruşturma talebinde bulunmuştuk. Bu kişilerin görevlerini kötüye kullandığını düşünüyoruz. Bu talebimiz neticesinden Van valiliği tarafından yurt memurları ve güvenlik personellerinin mevzuat kapmasında güvenlik personellerinin görevini yerine getirdiğini belirten bir karar tarafımıza gönderildi ve soruşturma izni verilmedi” dedi ve karara itiraz ettiklerini söyledi.

Zeynep Demir şöyle dedi: “Bildirim yükümlülüğü sonraki gün değil Rojin’in yurda gelmediği gece saat 23:00 itibariyle olmalıydı. O tarihte ve o saatte bildirim yapılması ve bir gözetim mekanizmasının devreye girmesi gerekiyordu. Bu ciddi bir güvenlik zafiyeti. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’ne itirazda bulunduk. Van Cumhuriyet Başsavcılığı ‘memur suçları soruşturma bürosu’ aynı şekilde bu kararın mesnetsiz olduğunu sundu. Savcılık tarafından da bu karara bir itiraz yapıldı.”

İhmali olanlar hakkında soruşturma açılmasının dosya açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Zeynep Demir, “Erzurum Bölge İdare Mahkemesi’nin, dosya avukatlarının ve Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazlarının göz önüne alınarak, soruşturma izninin verilmemesi kararının kaldırılması yönünde bir beklentimiz var” şeklinde konuştu.

‘DNA karşılaştırma süreci devam ediyor’

Şu ana kadar şüpheli olma ihtimali taşıyan, olası mekanlarda bulunan birçok kişiden DNA alındığını aktaran Zeynep Demir, Rojin Kabaiş’in bedeninden elde edilen DNA örnekleriyle eşleşen DNA’nın henüz bulunmadığını belirterek, DNA’ların karşılaştırma süreçlerinin devam ettiğini kaydetti.

Zeynep Demir, dosyanın başından itibaren ciddi ihmallerin yaşandığını ancak gelinen aşamada savcılığın daha detaylı bir soruşturma süreci yürüttüğünü ifade ederek, “Bunun daha ivedi bir şekilde yapılması gerekiyor. Telefonu ivedi bir şekilde açılması, aynı zamanda diğer çalışmaların bütünsel olarak hızlı yürütülmesi gerekiyor. Yaşanan ihmaller birçok delilin gözden kaçmasına sebebiyet verebiliyor” diye belirtti.

Rojin’in kaybolduğu ve cenazesinin bulunduğu günden bu güne “intihar” ettiğine inanmayan ve cinsel saldırıya uğradıktan sonra katledildiğini düşünen ailesi ise, verdikleri mücadele ile hem kadınlara hem de kızları şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş ailelere umut oldu.

Rojin’in anne, baba ve kız kardeşi Türkiye’nin birçok kentinde Rojin için yapılan eylemlere bizzat katılarak, hem kadın dayanışmasının hem de örgütlü olmanın kadınların yaşamları için ne kadar hayati olduğunu gösterdi.

Anne Kabaiş: Kimi koruyorlar?

Anne Aygül Kabaiş, kızının ölümünün aydınlatılması ve faillerin açığa çıkarılması için mücadele ediyor. Ajansımıza konuşan Aygül Kabaiş, kızının ölümünden bu yana acı içinde yaşadığını belirterek, “Ne gecemiz ne gündüzümüz var. Sorumlular kimse ortaya çıkarılsın. Neden gizliyorlar, kimleri koruyorlar? Sabahlara kadar uyumuyoruz, gözümüz hep telefonda haber bekliyoruz” dedi.

‘Beklemek çok zor’

Yaratılan intihar algısına tepki gösteren anne, kızının öğretmen olmak istediğini ve henüz iki günlük bir üniversite öğrencisiyken yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, “Üniversitede kendi halinde bir kız intihar eder mi? Kimse bir açıklama yapmıyor, bir şey söylemiyor. Son konuştuğumuzda iyiydi, keyfi yerindeydi, markete gittiğini söyledi sonra bir daha haber alamadık. Yüreğimiz yanıyor. Bir bilen varsa söylesin, bugün değilse yarın ortaya çıkacak elbet. Beklemek çok zor. Niye açıklamıyorlar, sebebi kimse söylesinler” ifadelerini kullandı.