Afganistanlı Zoya Nur: Kamusal alan kapalı, dijital alan da susturuldu
Afganistan ve İran’da internetin kesilmesi yalnızca teknik bir sorun değil; kadınların eğitim, ekonomik bağımsızlık ve kamusal ifade alanlarını daraltan bir müdahale. Çevrim içi alanın kapanması, kadınların sesini ve görünürlüğünü doğrudan hedef alıyor.
BAHARİN LEHİB
Kabil- Afganistan’da 72 saat süren internet kesintisi, birçok kişi için sıradan bir teknik aksaklık değil, dış dünyaya açılan son pencerenin kapanması anlamına geldi. Özellikle kadınlar için internet; yüz yüze eğitimden, kamusal çalışma yaşamından ve sosyal katılımdan dışlandıkları bir ortamda hayati bir iletişim ve öğrenme alanı işlevi görüyor. Benzer şekilde İran’da protesto dönemlerinde uygulanan internet kısıtlamaları da kadın aktivistlerin, öğrencilerin ve girişimcilerin sesini sınırladı. Her iki ülkede de internetin kesilmesi, kadınların hem bireysel hem toplumsal varlığını daraltan bir araç olarak öne çıkıyor.
İnternet kesintisini derin bir psikolojik, eğitsel ve toplumsal darbe olarak değerlendiren Afganistanlı Zoya Nur, “Kadınların yüz yüze eğitimden, ev dışında çalışmaktan ve geniş toplumsal katılımdan mahrum bırakıldığı bir ülkede internet, nefes almanın tek yoluydu. İnternet kesildiğinde kadınlar yeniden dört duvar arasına hapsediliyor ve sahip oldukları o sanal bağlantıyı da kaybediyor” diye belirtiyor.
Eğitim hakkına dijital darbe
Kadınların eğitim hayatına devam etmesini engelleyen bir ülkede internetin eğitimdeki önemine değinen Zoya Nur, bu durumu şöyle açıklıyor: “Birçok kız için çevrim içi eğitim, öğrenmeye devam etmenin son fırsatıydı. Dil sınıfları, fen kursları, üniversite ve öğretmenlerle iletişim internet sayesinde mümkün oluyordu. İnternetin kesilmesi bu yolun tamamen durması demektir.”
İran ile benzerlik
Zoya Nur, Afganistan’daki durumu İran’da protesto dönemlerinde yaşanan internet kesintileriyle karşılaştırıyor: “İran’da da protestolar sırasında internet geniş çapta kesildi ve kadın aktivistler, gazeteciler ve öğrenciler ciddi iletişim kısıtlamalarıyla karşılaştı. Bana göre her iki ülkede de internet karartmasının ilk sessiz kurbanları kadınlardır; çünkü kadınlar seslerini duyurmak ve deneyimlerini anlatmak için erkeklerden daha fazla dijital alana dayanıyor. Bu alan kapandığında onların sesi de kısılıyor.”
Kadınlar için ekonomik etkileri
“Afganistan’da birçok küçük ölçekli kadın girişimci, el işi ürünlerini ya da eğitim hizmetlerini çevrim içi satarak gelir elde ediyordu” diyen Zoya Nur, şöyle devam etti: “İnternetin kesilmesi bu gelir kaynağını ortadan kaldırıyor ve ekonomik bağımlılıklarını artırıyor. İran’da da birçok kadın sosyal medya üzerinden ev temelli işler kurmuştu ve her internet kısıtlamasında zarar gördü. Bu ekonomik darbe doğrudan kadınların mali bağımsızlığını etkiliyor.”
Anlatıları kontrol etme aracı olarak internet kesintisi
İnternet kesintisinin yalnızca bağlantıyı değil, haberleşme ağlarını da kopardığını söyleyen Zoya Nur, “İnternet yalnızca bir eğlence aracı değildir; aynı zamanda bir bilinç ve farkındalık aracıdır. Resmi medyanın sınırlı olduğu koşullarda kadınlar internet üzerinden haberlere, analizlere ve diğer ülkelerdeki kadınların deneyimlerine ulaşabiliyor. İnternet kesildiğinde yalnızlık hissi katlanarak artıyor. Üniversiteye gitmesine izin verilmeyen ve dışarıda çalışma imkanı elinden alınmış bir kız için internet tek umut penceresidir. Afganistan’da internet kesintisi genellikle korku atmosferiyle birlikte gelir; insanlar ne olduğunu ve iletişimin neden aniden sustuğunu bilmez. İran’daki durumu da benzer görüyorum; huzursuzluk dönemlerinde internet kesintisi görüntülerin ve anlatıların ülke dışına aktarılmasını engelledi. Bu benzerlik, her iki toplumda da internetin anlatıları kontrol etme aracına dönüştüğünü gösteriyor” şeklinde konuştu.
‘Toplumsal kısıtlamalarla karşı karşıya olan kadınlar için nefes penceresi’
Kadınların toplumsal yaşamda var olmalarına izin verilmeyen ülkelerde internetin kadınlar için ayrı bir anlam taşıdığını söyleyen Zoya Nur, “Her iki ülkede de kadınlar yasal ve toplumsal kısıtlamalarla karşı karşıya ve internet bir nefes alanı işlevi görüyor. Bu alanın kesilmesi, hava deliğinin kapatılması gibidir. Benim için internetin kesilmesi; arkadaşlar, öğretmenler ve hatta uzaktaki aile üyeleriyle bağın kopması anlamına geldi. Bu kopuş yalnızlık duygusunu daha da derinleştiriyor.
Özgür diyaloğun sınırlı olduğu bir toplumda internet, aracısız yazma ve ifade etme imkanı sağlıyordu. Onun susması zorunlu sessizliğe geri dönüş demektir. Afgan ve İranlı kadınlar her internet kesintisinde küresel akademik rekabetten birkaç adım daha geri düşüyor. Bu gerileme yalnızca bireysel değil; bir neslin geleceğini etkiliyor” ifadelerini kullandı.
‘İnternet kesintisinde ilk kısılan ses kadınların sesi’
Zoya Nur son olarak şöyle dedi: “İnternet kesintisini en çok kadınlara zarar veren bir araç olarak görüyorum; çünkü kadınlar eğitim, çalışma, dayanışma ve kendilerini ifade etmek için bu araca diğerlerinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Afganistan ve İran’ı karşılaştırdığımda görüyorum ki internet nerede susarsa, ilk kısılacak ses kadınların sesidir.”