Afganistanlı Şükriye Novabi: İranlı kadınların direnişi bize umut veriyor
İran’daki protestolarda kadınlar ön safta yer alırken, sorunlarının aynı olduğunu dile getiren Afganistanlı Şükriye Novabi,“İranlı kadınların direnişi bize umut veriyor; ağır baskı koşulları altında güçlükle nefes alan bir umut bu’ dedi.
BAHARİN LEHİB
Baglan- Son günlerde İran, farklı şehirlerde yeniden geniş çaplı halk ayaklanmalarına sahne oluyor. Derinleşen ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlardan beslenen bu protestolar, halk ile iktidar arasındaki süregelen güven krizini bir kez daha görünür kıldı. Başlangıçta geçim talepleriyle ortaya çıkan eylemler, kısa sürede daha kapsamlı toplumsal ve sivil taleplerin dile getirildiği bir sürece dönüştü.
Gıda fiyatlarındaki sert artış, yaşam maliyetlerinin yükselmesi, özellikle gençler arasındaki yaygın işsizlik ve halkın alım gücündeki ciddi düşüş, toplumun farklı kesimleri üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Protestocular, artık temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını ve kendileri ile çocukları için umut verici bir gelecek göremediklerini dile getiriyor.
Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve kültürel kısıtlamalar, yaşam tarzına yönelik sıkı denetim ve sivil özgürlüklerin yokluğu da protestoların temel nedenleri arasında yer alıyor. Birçok gösterici, taleplerinin yıllardır görmezden gelindiğini ve seslerini duyurmak için sokaktan başka bir seçenek kalmadığını düşünüyor.
Kadınlar ön saflarda
Son protestolarda kadınların rolü dikkat çekici biçimde öne çıkıyor. Uzun süredir ayrımcı ve kısıtlayıcı yasaların baskısı altında yaşayan kadınlar, eylemlerin ön saflarında yer alarak insan onuru, özgürlük ve seçme hakkı talep ediyor. Kadınların aktif katılımı, protestolara hem sembolik hem de politik açıdan güçlü bir anlam kazandırıyor.
Polisin eylemcilere yönelik saldırıları, toplu gözaltılar, şiddet kullanımı ve internet ile medyaya getirilen kısıtlamalar ise ülkedeki insan hakları ihlallerine dair endişeleri artırmış durumda. Buna rağmen, alınan önlemler protestoları bastırmaya yetmezken, toplumsal hoşnutsuzluk farklı kesimlerde devam ediyor.
İran’daki protestolar yalnızca ülke içi bir gelişme değil, sınırları aşan büyük bir halk ayaklanması olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, bölge halkları tarafından, özellikle de Afganistanlı kadınlar tarafından duyarlılık ve dayanışmayla takip ediliyor. Kendileri de yıllardır yoksunluk, ayrımcılık ve sistematik baskı altında yaşayan Afganistanlı kadınlar, İran’daki direnişte kendi yaşadıkları acıların bir yansımasını görüyor.
‘Sorunlarımız kökeni ortaktır’
Afganistanlı Şükriye Novabi, yıllarca İran halkı ve kadınları ile benzer sorunlar yaşadıklarını dile getirerek protesto eylemlerinde yer alanlarla dayanışmasını şu sözlerle dile getirdi:
“Belki İran sokaklarında değilim, ama İran halkının acısını bütün benliğimle hissediyorum; çünkü biz Afganistanlı kadınlar o acıyı yıllardır yaşıyoruz. Bu protestolar benim için sadece bir haber değil; ses hakkı, seçme hakkı ve toplumda özgürce var olma hakkı elinden alınmış kadınların ortak acısının aynasıdır. İran ve Afganistan’daki pek çok sorunun kökeni ortaktır; insanı, özellikle de kadını, karar alma mekanizmalarının merkezinden dışlayan ve onu toplumun kenarına iten yapılarda.”
‘Bedeli ağır olsa bile değişime hâlâ inanılabileceğini görüyorum’
Şükriye Novabi, İranlı kadınların direnişinin Afganistanlı kadınlara umut verdiğini vurgulayarak, “İranlı kadınların direnişi bize umut veriyor; ağır baskı koşulları altında güçlükle nefes alan bir umut bu. İran sokaklarında yükselen her çığlık, Afganistan’da sesi bastırılmış kadınların yüreğinde de yankılanıyor. İranlı kadınlar protesto ettiklerinde, yalnız olmadığımızı hissediyorum ve yol uzun, bedeli ağır olsa bile değişime hâlâ inanılabileceğini görüyorum” dedi.
Uluslararası toplumun sessizliği
Şükriye Novabi ayrıca uluslararası toplumun soğuk ve temkinli tutumunu eleştirerek, bölge halklarının, özellikle kadınların, yaşadığı acıların çoğu zaman yalnızca raporlar ve açıklamalarla sınırlı kaldığını, somut adımların atılmadığını ifade etti. Ona göre son protestolar, halkın taleplerinin yalnızca ekonomik iyileştirmelerle sınırlı olmadığını; yönetim anlayışında köklü değişim, vatandaşlık haklarına saygı ve baskının sona erdirilmesi isteğini açıkça ortaya koymuştur.
‘Sınırlar olsa da mücadelede yakınız’
İranlı ve Afganistanlı kadınlar arasındaki dayanışmanın özel bir önem taşıdığını söyleyen Şükriye Novabi, bu dayanışmanın ortak acı, ayrımcılık ve direniş deneyimi üzerine inşa edildiğini vurgulayarak, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Biz Afganistan ve İranlı kadınlar, sınırlar bizi ayırsa bile acıda ve mücadelede birbirimize yakınız; birbirimizin sesini duyuyoruz.”