Afganistan’da sel felaketi: Kriz yönetilemedi kayıp sayısı artıyor

Altyapı yetersizliği ve zayıf kriz yönetimi, yağışların yol açtığı sel felaketlerini daha yıkıcı hale getiriyor. Halk bir yandan kuraklıktan kurtulma umudun yaşarken, öte yandan benzer felaketlerin tekrarlanmasından endişe duyuyor.

BAHARİN LEHİB

Kabil- Afganistan’da yıl, bazı illerde etkisini sürdüren yoğun kar ve yağmur yağışlarıyla başladı. Uzun süredir kuraklıkla mücadele eden ülkede birçok kişi bu yağışları umutla karşılarken, çiftçiler ise düşük sıcaklıklar nedeniyle mahsullerinin donmasından endişe ediyor. Şiddetli yağışlar, tarım arazilerine zarar vermenin yanı sıra sel felaketlerine de yol açtı.

61 kişi yaşamını yitirdi

Ülke genelinde meydana gelen sellerde şimdiye kadar 61 kişi hayatını kaybederken, 200 kişi yaralandı. Bazı bölgelerde ise yoğun kar yağışı nedeniyle çöken çatılar can kayıplarına neden oldu. Öte yandan, 14 Nisan’da Kabil’de meydana gelen depremde 12 kişi yaşamını yitirdi. Laghman vilayetinde yaşanan toprak kaymasında ise 10 yaşındaki bir kız çocuğu hayatını kaybetti. Kabil’in Bagrami ilçesine bağlı Gosfandara bölgesinde sel felaketinde aynı aileden 9 kişi hayatını kaybederken, yaşadıkları ev ise tamamen yıkıldı.

Gosfandara’da projeler yarım kaldı

Gosfandara, Kabil vilayetinin doğusunda yer alan kırsal ve gelişmekte olan bir bölge olarak dikkat çekiyor. Kabil Dağları’nın kalbinde bulunan bölge, son yıllarda devlet kurumları ve kalkınma projelerinin odağı haline gelmiş durumda. Son 20 yılda kademeli olarak yerleşim alanına dönüşen bölgede, öğretmenler ve geri dönen vatandaşlar için konut projeleri, sanayi parkları ile eğitim ve hizmet merkezlerinin kurulması planlandı. Ancak söz konusu projelerin hayata geçirilmesi, çeşitli zorluklar nedeniyle beklenen düzeye ulaşamadı.

En büyük sorunlardan biri, aralarında milletvekili Molla Tarakhel’in de bulunduğu etkili kişilerin arazi gaspı iddialarıydı. İddialara göre Molla Tarakhel, Kabil’de geniş arazileri kendisi ve ailesi adına alarak halka yüksek fiyatlarla sattı. Ayrıca, kamu çalışanlarına tahsis edilen bazı arazilerin zorla geri alınarak yeniden satışa sunulduğu öne sürülüyor. Gosfandara bölgesi de bu uygulamalardan etkilenen yerler arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra, proje uygulamalarında etkili bir yönetim mekanizmasının bulunmaması, birçok kalkınma girişiminin ya durmasına ya da yavaş ilerlemesine neden oldu.

Sel bölgeyi vurdu

Gosfandara köyüne girişte dar ve ıssız bir yol dikkat çekiyor. Yolda neredeyse hiç araç bulunmazken, yalnızca özel kıyafetler giymiş ve dini okula giden birkaç çocuk görülüyor. Şoförün aktardığına göre, bölge henüz yerleşim alanına dönüşmeden önce burada büyük bir dini okul inşa edildi. Kabil’e yalnızca birkaç kilometre uzaklıkta olmasına rağmen köyde ne bir sağlık kliniği ne de bir devlet okulu bulunuyor. Köye ulaştıktan sonra yaşanan sel felaketi ardından bir evin duvarının çökmesiyle aynı aileden dokuz kişinin hayatını kaybettiği eve yöneldik.

5 kadının cenazesi çıktı

Ailenin komşularından Noordia Golnour, bizi eve kadar götürdü. Gözlerinde korku ve dehşet okunuyordu. Eve yaklaştığımızda içeri giremeyeceğini söyledi. Gözyaşları içinde yaşadıklarını anlatarak, “İki gece önce bu evden 8 cenaze çıkardık, bunlardan beşi kadındı. Duvarın üzerlerine çöktüğünü ve şiddetli yağmur yağdığını fark ettiğimizde, komşu kadınlar yardım istemek için bağırmaya başladı. Enkazdan cenazeleri çıkardıktan sonra Taliban’a ait araçlar geldi. Her biri cenazeleri hastaneye götürmek için kendi tarafına almak istiyordu, böylece yakınları tespit edilebilecekti” dedi.

İran’dan sınır dışı edilmişlerdi

Bu sözlerin ardından Noordia Golnour, kapının duvarına yaslandı, sanki yaşadığı dehşet yeniden gözlerinin önünde canlanmıştı. Bir süre sessiz kaldı, ardından kapı kenarındaki taş ve toprakla oynadı. Sokakta oynayan çocukların sesleriyle kendine gelerek, “Bir ay önce İran’dan sınır dışı edilip Afganistan’a geldiler. Aslen Takhar vilayetinde yaşıyorlardı. Dört duvardan oluşan bir avluda çadır kurmuşlardı. Yağmur şiddetlenince biz komşular olarak yanlarına gidip ‘Gelin, size ücretsiz bir oda verelim’ dedik ama kabul etmediler” ifadelerinde bulundu.

Bölge halkı ağırlıklı olarak Peştuca konuşuyor ve Noordia Golnour da olayları bu dilde anlattı. Noordina Golnour’un aktardığına göre, çadırda yaşayan dokuz kişiden yalnızca bir çocuk kurtuldu, ancak o da ağır yaralıydı. “Noordia Golnour, “Dün gece, onun da hayatını kaybettiğini duyduk” diye belirtti.

En çok çocuklar etkilendi

Komşular ise yaşananları “çok korkunç bir gece” olarak tanımlıyor. Mahalle sakinlerine göre, birçok çocuk hala evlerinden çıkamıyor. Bunun nedeni ise hayatını kaybeden ailenin genç erkek çocuklarının, mahalledeki diğer çocukların oyun arkadaşları olması. Aile fertlerinin ölümünü öğrenen çocukların büyük korku ve travma yaşadığı ifade ediliyor.

Halk endişeli

Bu olaylar, Afganistan’ın birçok bölgesinde temel hizmetlerin yetersizliği, güvenli altyapı eksikliği ve zayıf kriz yönetiminin sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Söz konusu yapısal sorunlar, doğal afetlerin etkisiyle birleşerek halkın kırılganlığını daha da artırıyor. Bir yandan kuraklıktan kurtulma umuduyla beklenen yağışlar sürerken, diğer yandan benzer felaketlerin tekrarlanması ve can ile mal kayıplarının artabileceği yönündeki endişeler de devam ediyor.