Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de zorunlu göç dalgası: Barınma merkezleri doldu
Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde saldırılarla derinleşen kriz, binlerce aileyi yeniden zorla göçe sürükledi. Efrîn Toplumsal Birlik Yönetimi Muşire Mela Reşid, “Qamişlo, Amûdê ve Dêrik’te barınma merkezleri doldu” dedi.
Qamişlo – Halep’teki Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde süren saldırılar, binlerce aileyi yeniden zorla göçe sürükledi. Göç edenlerin yaşadığı ağır koşullara dikkat çeken Efrîn Toplumsal Birlik Yönetimi Muşire Mela Reşid, bunun “geçici bir durum olmadığını”, aksine yıllardır sürdürülen “sistematik göç” politikasının yeni bir halkası olduğunu söyledi. Muşire Mela Reşid, Cizîrê Kantonu’nun “on binlerce kişinin zorla yerinden edilmesiyle büyük bir nüfus ve insani baskı altında kaldığını” vurgulayarak, saldırıların devam etmesi ve “etkili bir uluslararası hamlenin yokluğunun” krizi derinleştirdiğini ifade etti.
Hedef alma sürüyor
Muşire Mela Reşid, Halep’teki Kürt mahallelerinin son günlerde yeni bir zorunlu göç dalgasına daha sahne olduğunu vurguladı. Bu dalganın, yıllardır halka dayatılan ardışık göçlerin uzun kaydına eklendiğini belirten Muşire Mela Reşid, yaşananların Kuzey ve Doğu Suriye’nin karşı karşıya olduğu büyüyen insani felaketin bir yansıması olduğunu söyledi. Muşire Mela Reşid’e göre bu tablo, Şam yönetimine ve Heyet Tahrir el-Şam’a bağlı cihatçı çetelerin yürüttüğü saldırılarla daha da ağırlaşıyor.
‘Uluslararası sessizlik durumu derinleştiriyor’
Muşire Mela Reşid, Cizîrê Kantonu’nun bugün hem yerel halk hem de zorla göç ettirilenlerle dolup taştığını, bir bölgeden diğerine tekrar eden zorunlu göçlerin artık kriz düzeyine ulaştığını ifade etti. Muşire Mela Reşid, "Aileler daha önceki bir göçün etkisini atlatamadan bu kez askeri saldırıların baskısıyla yeniden göç gerçeğiyle karşı karşıya kaldı. İşgalci Türk devletine bağlı silahlı grupların uyguladığı korkutma politikaları, bölgesel müdahaleler ve sivillere yönelik ağır ihlaller karşısındaki uluslararası sessizlik bu durumu daha da derinleştiriyor" dedi.
‘Barınma merkezleri doldu’
Muşire Mela Reşid, saldırıların ağır insani koşullarla eş zamanlı yaşandığını, özellikle de sert kış şartlarının tabloyu büyüttüğünü belirtti. Muşire Mela Reşid, "Barınma merkezleri kapasitesini aşacak şekilde doldu. Qamişlo kentinde ve çevresindeki yerleşimlerde sivillerin evleri de tamamen dolmuş durumda. Bazı evler en az beş aileyi barındırıyor; bazı durumlarda ise aynı evde ondan fazla aile kalıyor. Bu tablo, benzeri görülmemiş bir insani baskıyı gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Hedef demokratik ulus projesi
Muşire Mela Reşid’in değerlendirmesine göre, Özerk Yönetim bölgeleri, özellikle de demokratik ulus projesini benimseyen alanlar, hedef alınıyor. Muşire Mela Reşid, bunun söz konusu projeyi zayıflatma ve içeriğini boşaltma amacını taşıdığını; yerli nüfusun hedef alınması, zorla göç ettirme yoluyla yeni bir demografik gerçeklik dayatılması, sistematik imha ve sivillere yönelik katliamlarla sürdürüldüğünü belirtti.
Muşire Mela Reşid, Efrîn’den göç ettirilenlerin uzun bir zorunlu yer değiştirme sürecine maruz kaldığını hatırlattı. Bu sürecin Efrîn’den Şehba’ya, ardından yeniden Halep’e ve son olarak Cizîrê Kantonu’na uzandığını söyleyen Muşire Mela Reşid, bunu "bitmeyen bir göç döngüsü" olarak tanımladı. Muşire Mela Reşid’e göre bu döngü, devam eden saldırılar ve askeri baskılarla dayatılıyor. Muşire Mela Reşid, "İşgalci Türk devletinin doğrudan desteğiyle hareket eden silahlı gruplar, uluslararası sessizlik ve siyasi örtü altında bunu sürdürüyor. Hatta Şam’daki yönetimin doğrudan ya da dolaylı meşrulaştırması da bu tabloya ekleniyor" dedi.
Hakim güçlerin çıkarlarına göre yeniden dizayn
Muşire Mela Reşid, bugün yaşananların bölgesel ve uluslararası siyasi bağlamdan bağımsız ele alınamayacağını ifade etti. Muşire Mela Reşid, "Dış ülkelerde yapılan bazı toplantılar ve anlaşmalar eski bölünme senaryolarını yeniden hatırlatıyor. Sykes-Picot ve Lozan anlaşmaları örneğinde olduğu gibi haritalar, halkların iradesi, sivillerin hakları ve Suriye’nin geleceği ile birliği gözetilmeden, hâkim güçlerin çıkarlarına göre yeniden çiziliyor" dedi.
Mevcut imkanların yetersizliği
İnsani boyuta ilişkin bilgi veren Muşire Mela Reşid, yerel meclislerin göçün ilk anlarından itibaren acil durum komiteleri ve kriz masası oluşturduğunu, göç edenlerin barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için 24 saat esasına göre çalıştığını belirtti. Muşire Mela Reşid, Qamişlo, Amûdê, Dêrik ve çevre bölgelerde 100’den fazla barınma merkezinin bulunduğunu; bu merkezlerde on binlerce göçmenin ağırlandığını söyledi. Ancak Muşire Mela Reşid, mevcut imkanların "felaketin büyüklüğüyle uyumlu olmadığını" vurguladı.
‘Göç edenlerin sayısı 100 bini aştı’
Muşire Mela Reşid, göç edenlerin sayısının 100 bini aştığını, bunun 10 binden fazla aileye karşılık geldiğini belirtti. Göçün sürmesi nedeniyle bu sayının artmaya devam ettiğini kaydeden Muşire Mela Reşid, bunun bölgenin kapasitesini zorladığını söyledi. Yerel komitelerin yoğun çabalarının yanı sıra Cizîrê halkının evlerini açarak ve yardım sağlayarak büyük bir toplumsal destek sunduğunu ifade eden Muşire Mela Reşid, bazı insani yardım kuruluşları ile Federe Kürdistan Bölgesi’nden gelen desteğin de sürece katkı sunduğunu aktardı.
‘Göç edenler güvenli ve onurlu bir şekilde topraklarına dönmek istiyor’
Konuşmasının sonunda, göç edenlerin temel talebinin yalnızca gıda ve barınma olmadığını söyleyen Muşire Mela Reşid, asıl talebin güvenli ve onurlu bir şekilde kendi topraklarına geri dönüş olduğunu ve bunun için gerçek uluslararası güvenceler gerektiğini vurguladı. Muşire Mela Reşid, "Teröre karşı mücadele eden, büyük bedeller ödeyen ve IŞİD’in elindeki geniş bölgeleri özgürleştiren Suriye halkı, bugün fitne projelerinden uzak; halkların kardeşliğini hedef alan ve bileşenler arasında bölünme yaratmaya çalışan girişimlerden arındırılmış bir şekilde barış, güvenlik ve istikrarı hak ediyor" dedi.