Şex Maqsud ve Eşrefiye’ye ağır saldırı
Cihatçı HTŞ’nin Halep’in Şex Maqsud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerini ağır silahlarla hedef alması sonucu en az 6 sivil yaşamını yitirirken, çoğu kadın ve çocuk 40 kişi yaralandı.
Haber Merkezi - Halep’in Şex Maqsud, Eşrefiye mahallelerinde son günlerde artan saldırılar, kentte zaten kırılgan olan güvenlik ve yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdı. Sivillerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerin ağır silahlarla hedef alınması, katliamlar ve büyük çaplı yıkıma yol açarken, saldırıların durdurulmasına yönelik herhangi bir somut adımın atılmaması, bölgede yeni bir insani felaket endişesini beraberinde getiriyor.
Şex Maqsud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahalleleri, ağır topçu silahları ile roketatarlar dahil olmak üzere çeşitli ağır silahlarla yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kalmaya devam ediyor. HTŞ’li cihatçıların, sivil nüfusun yoğun olduğu alanları ani bir şekilde hedef alması, üç mahallede yaşayan 600 bini aşkın kişi arasında panik ve kaosa yol açtı.
6 sivil yaşamını yitirdi
Birçok mahalleyi etkileyen saldırılar sonucu 6 sivil yaşamını yitirirken, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 40 kişi yaralandı. Bombardımanın sürmesi ve saldırıların genişlemesi nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının artmasından endişe ediliyor.
Bombardıman; ana caddeleri, yerleşim alanlarını ve hayati tesisleri de kapsayarak, mermi ve roketlerin düşmesi sonucu 150’den fazla ev ve iş yerinde hasara neden oldu. İşgalci Türk devletine bağlı geçici yönetim güçleri olan Emşat, Hemzat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi paralı asker gruplarının Eşrefiye’deki Osman Hastanesi'ni bombalaması sonucu hastane hizmet dışı kaldı. Çete grupları, mahallelerin altyapısını sistematik olarak bombalıyor. Saldırıların devam etmesiyle birlikte, halihazırda kuşatma ve ağır yaşam koşulları altında bulunan bölgelerde insani durumun daha da kötüleşeceği ve sivil kayıpların artacağı yönündeki kaygılar büyüyor.
Son dönemde Halep’in maruz kaldığı bu saldırılar, bölgedeki kırılgan istikrarı tehdit eden tehlikeli bir gelişme olarak değerlendirilirken, Özerk Yönetim ile Suriye geçici yönetimi arasında varılan mutabakatlara uyulup uyulmadığına dair soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Saldırıların tekrarlanması ve yerleşim alanlarının hedef alınması, askeri faaliyetlerin durdurulması, sivillerin korunması ve gerilimin önlenmesini öngören 10 Mart Anlaşması’nın açıkça ihlal edildiğine dair göstergeleri artırıyor.