Şengal’de kadınlar ‘yeni fermana’ karşı uyarıyor
Türkiye’nin Şengal’e ilişkin açıklamaları ve Irak ordusunun silah toplama girişimi sonrası Êzidî toplumunda yeni bir saldırı kaygısı büyüyor. Êzidî kadınlar, yaşananları “yeni bir ferman hazırlığı” olarak değerlendirerek özsavunma çağrısı yaptı.
Şengal - Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 9 Şubat’ta bir televizyon programına katıldı ve Şengal’e yönelik tehditlerde bulundu.
Hakan Fidan’ın bu açıklamaları ve Irak ordusunun Şengal’deki silahları toplama girişimi nedeniyle, Êzidîler arasında Şengal’e yönelik yeni saldırıların olabileceği endişesi oluştu. Êzidî toplumu, yeni kirli planlara karşı tüm kurum ve yapılarıyla tepkisini ortaya koyuyor. Bu tepkiler Êzidî kadınların öncülüğünde sürdürülüyor.
Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ) üyeleri Nafiya Şengalî ve Nazlîn Êdo, ajansımıza yaptıkları değerlendirmede gelişmeleri Êzidî toplumunu savunmasız bırakmaya yönelik girişimler ve yeni bir fermanın hazırlığı olarak gördüklerini dile getirdi.
‘O gün üzerimizde yapılan anlaşmayı ve pazarlığı asla unutmayacağız’
Aynı zamanda Xanesor Halk Meclisi Eşbaşkanı olan Nafiya Şengalî, Şengal ve tüm Ninova çevresinde tehlikeli bir planın yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi:
“2014’de 3 Ağustos fermanından önce de Irak devleti güçleri tekrar Şengal’in içinde dolaşıyor ve halkın elindeki silahları toplayacaklarını söylüyordu. Kısa bir süre sonra DAİŞ halkımıza ferman uyguladı. Hem Irak güçleri hem de Şengal’i korumakla görevli olan peşmerge güçleri, halkı korumadan kaçtı ve Şengal’i DAİŞ’in eline bıraktı. O gün üzerimizde yapılan anlaşmayı ve pazarlığı asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Zaten halkın elinde Irak’ın toplayacağı bir silah yok. Çünkü bizim savunma gücümüz YBŞ-YJŞ ve Êzîdxan Asayişi’dir. Bugün yeniden dillendirilen tehditler bize o günleri hatırlatıyor.”
‘Geçmişte olduğu gibi saldırılara hazırlıksız yakalanmamalıyız’
Nafiya Şengalî konuşmasında, toplum ve savunma güçleri olarak birlik olmaları gerektiğini belirtti. Yeni saldırı tehditlerine karşı Êzidî halkının 2014’te olduğu gibi hazırlıksız yakalanmaması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti: “O günlerde bugün olduğu gibi planların farkında ve örgütlü olsaydık, fermanı önleyebilirdik. Fakat bugün olan bilinç, o gün bizde yoktu. Toplumumuzu savunmasız bırakmaya yönelik bu girişimleri yeni bir fermanın hazırlığı olarak görüyoruz. Yine üzerimizde yeni katliamlar gerçekleştirmek istiyorlar. Şengal’e yönelik tehditte bulunan her güç, doğrudan olmasa bile DAİŞ’in ortağıdır. Halkımız bir kez daha kandırılmamalı ve yaratılmak istenen korkuya kulak vermemelidir.”
‘Ordunun köylerde karargah kurmasını kabul etmiyoruz’
Nafiya Şengalî, “Ne zaman sırtımızı başka bir güce dayadıysak, o zaman başımıza ferman geldi” sözleriyle kendi güçlerine güvenmenin önemini vurgulayarak şu uyarılarda bulundu: “Tüm Êzidî güçlere bir kez daha çağrı yapıyorum; Hangi yapıda yer alıyorlarsa alsınlar, Êzidî kimliğiyle el ele versinler. Savunma güçlerimizin biz halk olarak sonuna kadar arkasındayız. Biz kendimize yeteriz. Saddam rejimi döneminde ordu güçleri hiçbir şekilde halkın içine yerleşmezdi. Genellikle şehirlerin dışında konuşlanırlardı. İç güvenliği ise bizim gibi iç güçler sağlardı. Ordunun köylerde karargah kurmasını kabul etmiyoruz. Yarın bir kadın evinden rahatça çıkamayabilir.”
‘Halk kendi savunma güçlerine güvenmeli’
TAJÊ üyesi Nazlîn Êdo da, Êzidî halkının kendi topraklarına sahip çıkması gerektiğini belirtti. Şengal üzerinde gerçekleştirilmek istenen yeni kirli planlara karşı halkın direnmesini isteyen Nazlîn Êdo, “Halkımdan beklentim ve talebim şudur: Silahlarını kimseye vermesinler. Daha önce bize ihanet eden güçlere karşı herkese temkinli yaklaşsınlar ve kendi savunma güçlerine güvensinler. 2014’te de aynısını yaptılar; tek bir silah bırakmadılar ve ardından halkımızı fermanla yüz yüze bıraktılar. Artık biliyoruz ki kendi gücümüzle her saldırıya karşı durabilir ve kendimizi savunabiliriz. Biz artık 2014’teki gibi bir toplum değiliz. İnancımız tamdır halkımız toprağını, dağını ve sahip olduğu her şeyi koruyacaktır” dedi.