Şedadê Çiftçiler Birliği’nden Neda El Hilo: Sularımızın kesilmesi şiddettir

Türk devletinin Xabûr Nehri’nin suyunu kesmesine tepki gösteren Şedadê Çiftçiler Birliği üyesi Neda El Hilo, su kaynaklarının kesilmesinin kadınlara, doğaya ve toprağa yönelik bir şiddet biçimi olduğunu söyledi.

RONÎDA HACÎ

Hesekê - Suriye krizinin başlangıcından bu yana, Türk devletinin Xabûr Nehri’nin suyunu kesmesi Fırat Nehri’nin akışını da olumsuz etkiledi. Bu durum, özellikle kadın çiftçiler ile toprak ve doğa üzerinde ciddi sorunlar yaratıyor. Hesekê Çiftçiler Birliği üyeleri, konuyla ilgili endişelerini ajansımıza aktardı.

‘Kadınlar tarımı geliştirmek için direniyor’

Şedadê Çiftçiler Birliği üyesi Neda El Hilo, Cizîr bölgesinin büyük ölçüde tarıma dayalı olduğunu ve bu alanda kadınların öncülük ettiğini belirtti. Kadınların kendilerini toprağın bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Neda El Hilo, “Mevcut koşullar ve Xabûr Nehri’nin suyunun Türk devleti tarafından kesilmesi nedeniyle tarım neredeyse yok oldu. Buna rağmen kadınlar direniyor ve tarımı geliştirmek için canla başla çalışıyorlar” dedi.

‘Tarımın kötüleşmesi en çok kadınları etkiliyor’

Ekonomik alanda kadınların özerkliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Neda El Hilo, “Kadınlar bağımsızlıklarını kazanmak için tarımı keşfetti, geliştirdi ve geliştirmeye devam ediyor. Tarih boyunca kadınlar, tarım sayesinde hem tıbbı öğrendi hem de kendi yaşamlarını ve bağımsız varoluşlarını kurdu. Tarım, kadın doğasının ayrılmaz bir parçası. Tarımın kötüleşmesi kadınları doğrudan olumsuz etkiliyor. Bir kadın tarım alanından uzaklaştığında, bu, onun toprakla olan içsel bağından bir şeyler kaybettiği anlamına gelir” ifadelerinde bulundu.

‘Suların kesilmesi en büyük şiddet biçimidir’

Kadınlara, toprağa ve doğaya yönelik şiddete dikkat çeken Neda El Hilo, şunları söyledi: “Xabûr Nehri ve özellikle Elûk İstasyonu ile diğer kaynaklardan gelen suyun kesilmesini kadınlara ve toprağa yönelik bir şiddet olarak değerlendiriyoruz. Bir kadının içme suyu almak için evine su testisi taşımak zorunda kalması en büyük şiddet biçimidir. Xabûr Nehri’nde kuraklık varken biz kadınlar tarım için nasıl su temin edeceğiz? Bu nedenle Türk devleti ve müttefiklerinin kadınlara, doğaya ve Suriye topraklarına karşı en büyük şiddeti uyguladığını görüyoruz. Biz de su payımızı istiyoruz.”

‘Kadınlar tarımda önemli rol oynuyor’

Neda El Hilo, kadınların üretkenliğe ve toprağa bağlı olmaları nedeniyle tarımda temel bir rol oynadığını belirterek, "Bugün bile kırsal kesimdeki kadınlar tarımda önemli bir rol oynuyor ve tarımsal iş gücünün büyük bir bölümünü oluşturuyor. Tüm zorluklara ve sıkıntılara rağmen, kadın çiftçiler hala ekonominin ve tarımsal kalkınmanın omurgası olabilir” şeklinde konuştu.

‘Tuzlu su tarıma zarar veriyor’

Şadadê, Hol ve Erîşa ilçelerindeki tarımsal duruma değinen Neda El Hilo, bölgelerindeki tarımın kötü durumda olduğunu belirterek, tuzlu suyun tarıma uygun olmadığını ve bunun ekonomilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Neda El Hilo, “Şadadê, Erîşa ve Hol’de tuzlu su kullanılıyor. Bu nedenle ektiğimiz ürünler iyi verim vermiyor ve büyümüyor. Bu durum, tarımı hayatlarının bir parçası olarak gören kadınları psikolojik olarak da etkiliyor” diye kaydetti.

‘Geçici hükümet su krizini çözmeli’

Neda El Hilo, geçici yönetimin Suriye halkının karşı karşıya olduğu krizlere çözüm getirmediğini, aksine en acımasız ihlalleri gerçekleştirdiğini vurguladı. Geçici yönetimin su haklarını talep etmesi ve ihlalleri artırmaması gerektiğini dile getiren Neda El Hilo, sözlerini, “Bu şiddet doğrudan kapitalist devletlerden geliyor, başta Türkiye olmak üzere” diyerek tamamladı.