Şafak Erkmen: Zorlu süreçleri mücadelemizle bugünlere taşıdık
Newroz için kadınlar her alanda coşkuyla hazırlıklar yapıyor. STAR Kadın Derneği Başkanı Şafak Erkmen Özanli, 2026 Newrozu’nun kadınların “Özgürlük Newrozu” olacağını söyledi.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Wan - Kürt halkı direnişin simgesi olarak kabul edilen Newroz, 2026 yılında da “Özgürlük ve Demokrasi” şiarıyla Türkiye ve Kürdistan’ın birçok kentinde coşkuyla kutlanıyor. “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinin de etkisiyle ve barışa olan inançla kutlanan Newroz Kürt kadınlar için “Özgürlük Newrozu” olarak karşılanıyor.
STAR Kadın Derneği Başkanı Şafak Erkmen Özanli, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıyı ve başlatılan süreci hatırlatarak, bu Newroz’un süreçle birlikte daha fazla anlam kazandığını söyledi.
Süreç içinde yaşanan aksaklık ve eksikliklere de işaret eden Şafak Erkmen Özanli, bir yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hala devlet tarafından somut adımların atılmamış olmasını eleştirdi.
Şafak Erkmen, “2025 Newrozu bütün halklar için umut dolu geçmişti. Geçen zaman içinde hareketin silah yakması, Türkiye sınırlarından geri çekilmesi gibi çeşitli adımlar atıldı. Geçen sürece baktığımızda Sayın Öcalan ve hareket tarafından atılan adımlara karşın devlet tarafından herhangi bir adım atılmadı. Devlet tarafından yalnızca bir komisyon kuruldu komisyonun öne sürdüğü maddelerin bir kısmı Kürt halkı için kabul görmese de önemli bir adım denebilir. Bugün 2026 Newrozu’nu kutluyoruz. 2026 Newrozu bizim için önemli bir noktada. Newroz’u karşılarken hukuki ve yasal sürecin başlatılmasını bekliyoruz” dedi.
‘Umut hakkı uygulansın’
Şafak Erkmen, Devlet Bahçeli’nin “gerekirse Sayın Öcalan meclise gelsin, umut hakkından yararlansın” sözlerine işaret ederek, buna rağmen Abdullah Öcalan’ın üzerinde hala bir tecrit olduğunun altını çizdi. Şafak Erkmen Özanli sözlerine şöyle devam etti: “2026 Newrozu’nun şiarı özgürlük ve demokrasidir. Bu şiardan hareketle Sayın Öcalan ve bütün siyasi tutsaklar için umut hakkının hayata geçirilmesi gerekir. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması, kendi halkıyla, kitlesi ve örgütüyle görüşmeler gerçekleştirmesi gerektiğini düşünüyoruz. 2026 Newrozu’nun özgürlük ve demokrasi noktasında ön açıcı olmasını temenni ediyoruz.”
‘Demirci Kawa’dan bugüne süren direniş’
Newroz’un çıkışına dair aktarımlarda bulunan Şafak Erkmen, “Zalim Dehaqlara karşı ezilenlerin dirilişidir Newroz. Demirci Kawa’dan bugüne kadar o direniş sürüyor. Bugün Ortadoğu’da da Dehaqların olduğuna şahit oluyoruz. Kürt halkı olarak yüzyıllardır Dehaqlarla mücadele ediyoruz. 1990’lı yıllardan sonra ortaya çıkan 17 bin faili meçhulden mesul olanlar da Dehaq zihniyetinin devamı niteliğindedir. Saddam, Esad, İran mollalarının halklara yaşattıkları da Dehaq zihniyetidir. Bugünün Dehaq’ı ise IŞİD ve HTŞ’dir. Rojava halkına yönelik saldırılarında ortaya koydukları zihniyet buydu çünkü” şeklinde konuştu.
‘Kadınların güçlü ve örgütlü bir ağ oluşturması gerekiyor’
Özgürlük için savaşan kadınları katleden zihniyetin de Dehaq zihniyeti olduğunu belirten Şafak Erkmen, Dehaq zihniyetiyle kadına yaklaşanlara karşı kadın mücadelesinin ve direnişinin yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.
Şafak Erkmen, bütün kadınlar birlik olarak mücadele etmesi gerektiğine değinerek şöyle konuştu: “Kadınların güçlü ve örgütlü bir ağ oluşturması gerekiyor. Nasıl 8 Mart’ta kadınlar olarak direniş ve mücadele ruhuyla bir araya geliyorsak, 2026 ‘Demokrasi ve Özgürlük’ Newrozu’nda da aynı ruhla alanlarda bir arada olmak lazım. Aynı zamanda bütün halkların da Newroz alanlarında bu direnişe ses vermesi gerekiyor. Sayın Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum sürecine olan inancı büyüterek, bu inancın etrafından öncelikle kadınların kenetlenmesi gerek.”
Şafak Erkmen, günümüz Dehaqlarının kadın ve çocukları katleden bir zihniyet olduğunu ifade ederek, “Bugün bile savaşlarda Dehaqlar ilk olarak kadınları ve çocukları hedef alıyor. Bu yüzden Newroz’larda bütün kadınlar direniş ve mücadele için alanlardadır. Kadın barışı ve yaşamı temsil eder. Barış ve yaşam için kadınların bir arada mücadele yürütmesi gerekiyor. Bugün devam eden Demokratik Toplum sürecini gerçekleştirecek olan kadınlar ve kadınların mücadelesidir” sözlerini kaydetti.
‘Yılların direniş ve mücadelesi bizi bugünlere getirdi’
Şafak Erkmen, barış ve özgürlüğün konuşulduğu günlere büyük bedeller ödenerek gelindiğini söyleyerek, 1990’lı yıllarda kutlanan ve katliamlara dönüşen Newroz’ları hatırlattı.
1990’lı yıllarda saldırılara rağmen kutlanan Newroz’ların tarihe geçtiğini ifade eden Şafak Erkmen, “Halkın direniş, bahar, mücadele Newrozu bir katliama dönüşmüştü. 1990’lı yıllarda Newrozlar yasaktı, hatta en ufak bir ateş yakmak bile yasaktı. Yasaklara rağmen açık veya gizli bir şekilde halk Newroz’unu kutlamıştır. Çünkü Newroz bahar bayramı olduğu kadar direniş bayramıdır. O günden bugüne kadar baskılara rağmen hep direnişle ve mücadeleyle kutlandı. O direniş ve mücadele bizi bu sürece getirdi. Kimse bize bahşetmedi biz kendi direnişimiz ve mücadelemizle zorlu süreçleri bugünlere getirdik” diye konuştu.
Şafak Erkmen, son olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve umut hakkının uygulanması için bütün halkı Newroz alanlarına davet etti.