İranlı öğretmenlerden uyarı: Bu hareket halkın onur ve geçim talebidir

İran Öğretmen Sendikaları Koordinasyon Konseyi, yayımladığı açıklamada toplumsal protestoların dış müdahalelerin değil, yoksulluk ve adaletsizliğin sonucu olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi - İran Öğretmen Sendikaları Koordinasyon Konseyi, yayımladığı açıklamada, yoksulluk, ayrımcılık, aşağılanma ve adaletsizliğin yol açtığı “öfke ve acıya” dikkat çekerek, yaşanan toplumsal hareketliliğin herhangi bir “düşünce merkezinin ürünü” olmadığını, halkın onur ve geçim güvenliği talebinin doğal bir yansıması olduğunu vurguladı. Konsey, güvenlik güçlerine şiddetten kaçınma çağrısı yaparak, baskı politikalarının krizi daha da derinleştireceği uyarısında bulundu.

Öğretmenler, emekli eğitim emekçileri ve eğitim alanındaki diğer çalışanları temsil eden açıklamada, öğretmenler ve farklı meslek gruplarının adı anılarak, geçim ve mesleki taleplerin yasal ve sivil yollarla dinlenmesi ve karşılık bulması gerektiği ifade edildi. Konsey, bu duruşun “siyasal pay kapma amacı taşımadığını; insan onuru ve toplumsal adalet için” olduğunu özellikle vurguladı.

Son aylarda eğitim emekçilerinin sendikal faaliyetleri; maaşlar, mesleki derecelendirme, ödemelerdeki gecikmeler ve iş güvencesi gibi talepler etrafında yoğunlaştı. Gözlemciler, artan ekonomik baskı ve kurumsal işleyişteki sorunların öğretmenleri defalarca eylem ve protestolara yönelttiğine dikkat çekiyor. Rütbe sistemi ve maaşlara ilişkin taleplerin, eğitim odaklı medya ve uzmanlık sitelerinde geniş yer bulduğu belirtiliyor.

Barışçıl protesto hakkının korunması

Koordinasyon Konseyi ayrıca, protestoların siyasi aktörler tarafından “mühendislik” yoluyla yönlendirilmesi ya da sahiplenilmesi riskine işaret ederek, halkın kendi adına ve kendi sesiyle konuşması gerektiğini savundu. Bu tutumun, sivil toplum örgütleri arasında yaygın olan, protesto hareketlerinin parti rekabetinin aracı hâline getirilmesine yönelik kaygıyı yansıttığı ifade ediliyor.

Son haftalarda sendikal eylemler sırasında bazı öğretmenlerin gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakıldığına dair haberler kamuoyuna yansımıştı. Konsey, açıklamasında protestoculara yönelik baskıcı uygulamalardan duyduğu endişeyi dile getirerek, barışçıl protesto hakkının korunması ve şiddet içeren müdahalelerden kaçınılması çağrısında bulundu.

Ülke genelinde öğretmenleri temsil eden eşgüdümlü bir yapının bu açıklaması, yerel destek beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, protestocular için hukuki ve sendikal dayanışma ağlarını güçlendirebilecek bir adım olarak görülüyor. Ancak, öğretmen aktivistlere ve sendikal yapılara yönelik iç tartışmalar ve güvenlik baskılarının, sendikal hareketin kırılganlığını artırabileceği de ifade ediliyor.