İran’da protestolara baskı: Binlerce gözaltı, doğrudan ateş ve internet ablukası

İran’ın birçok kentinde süren halk protestoları, geniş çaplı gözaltılar, güvenlik güçlerinin doğrudan ateş açması ve sağlık merkezlerine yönelik saldırılarla bastırılmaya çalışılıyor.

Haber Merkezi- İran’ın farklı kentlerinde halk protestolarının sürmesiyle eş zamanlı olarak; gözaltılar, güvenlik güçlerinin doğrudan ateş açması, sağlık merkezlerine yönelik saldırılara ilişkin çok sayıda haber gelmeye devam ediyor.

Rojhilat, Garchak, Kazvin ve Şahrud’dan Kerac, Meşhed, Zahidan, Esferayin ve Sircan’a kadar yüzlerce yurttaş “protestoların liderliğini yapmak” gibi suçlamalarla gözaltına alındı. İnternet kesintileri, yargı süreçlerindeki şeffaflık eksikliği ve gözaltına alınanların bilinmeyen yerlerde tutulması, insan hakları ihlallerinin ve protestoculara yönelik sistematik baskının arttığına dair endişeleri büyütüyor.

Rojhilat’ta gözaltılar sürüyor

Rojhilat’taki kaynaklara göre Saqiz, Bukan ve Sine kentlerinde güvenlik güçlerinin varlığı eşi benzeri görülmemiş biçimde arttı. Saqiz, Bukan ve Senne fiilen askeri kampa dönüştürülmüş durumda; bu durum yalnızca dolaşım özgürlüğünü değil, halkın psikolojik güvenlik hissini de derinden zedeliyor.

Veriler güncelleniyor

Herana İnsan Hakları Örgütü’nün derlediği son verilere göre, protestoların başlamasından bu yana geçen 31 günde yaşamını yitirenlerin sayısı 6 bin 221’e ulaştı. Bunların 5 bin 858’i protestocu, 100’ü 18 yaş altı çocuk, 214’ü hükümete bağlı güçler ve 49’u protestocu olmayan sivillerden oluşuyor. İncelemesi süren cenaze sayısı ise 17 bin 91 olarak bildirildi. Toplam gözaltı sayısı 42 bin 324’e, ağır yaralı sayısı 11 bin 17’ye ulaştı. Zorla alınan itirafların sayısı 261, güvenlik kurumlarına çağrılanların sayısı ise 11 bin 26 olarak açıklandı. Kayıtlara geçen protesto eylemi sayısı 31 ilde 201 kentte toplam 656 oldu.

Sokaklardan morglara görüntüler

18 ve 19 Ocak 2026’da İran’ın onlarca kentinde yeni bir protesto dalgası yaşandı. Aynı günlerde, güvenlik güçlerinin doğrudan ateş açtığını, protestocuların katledildiğini ve yaralandığını, hastane ve morgların kapasitesinin aşıldığını gösteren çok sayıda video yayımlandı. Ülke genelindeki internet kesintileri nedeniyle bu görüntüler gecikmeli olarak paylaşıldı. Rojhilat kentleri başta olmak üzere İlâm, Kirmanşah, Sari, Meşhed (Ahmedabad, Vekilabad, Heftir), Lahican, Yezd, Behbahan, Bender Abbas, Amol, Perend, Firdis, Şahinşehr, İslamabad-e Garb, Reşt, Hürremabad, İsfahan ve Tahran’dan protesto görüntüleri paylaşıldı. Gösterilerde “Diktatöre ölüm”, “Korkmayın, hepimiz birlikteyiz”, “Bu yıl kan yılı, Seyyid Ali devrilecek” ve “Boş hayal, Hamaney katildir” sloganları atıldı.

Tahran’da protestolar Selsebil, Eşrefi İsfahani, Sadıkiye, Naziabad, Vanak Meydanı, Piroozi Caddesi ve Leşgeri Otoyolu’nda gerçekleştirildi. Bazı videolar tabanca ve otomatik silahlarla ateş açıldığını, yaralıların yurttaşlarca taşındığını gösteriyor.

Perend, Firdis, Bender Abbas, İsfahan (Büyükmehr Meydanı), Amol ve Şahinşehr’de ateş açılması sonucu yaralanan ve hayatını kaybedenler oldu. Meşhed’de protestocuların baş ve boyun bölgelerinden vurulduğu görüntüler paylaşıldı.

Aynı zamanda Hürremabad Aşayer Hastanesi ve Tahran’daki El-Gadir Hastanesi morglarından yayımlanan görüntüler, hayatını kaybedenlerin kapasiteyi aşan ve insanlık dışı koşullarda tutulduğunu ortaya koydu. Bu görüntüler, resmi açıklamaların çok ötesinde bir şiddet tablosuna işaret ediyor.

İnternet ablukası: Gerçekler kuşatma altında

İnternet kesintileri sürerken, İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, internetin her gün dijital ekonomiye yaklaşık 500 milyar tümen, ülke ekonomisine ise 5 trilyon tümen zarar verdiğini ve bu durumun 10 milyon kişinin geçimini doğrudan etkilediğini açıkladı.

İran-Çin Ticaret Odası Başkanı da, ticaretle uğraşanların internete yalnızca günde 20 dakika ve denetim altında erişebildiğini, bunun dış ticareti fiilen durma noktasına getirdiğini söyledi.

NetBlocks ise, internet kısıtlamalarının 20’nci gününde bazı ağların yeniden görünür olduğunu, ancak internetin normale dönmediğini ve erişimin hala “beyaz liste” sistemiyle ciddi biçimde sınırlandığını bildirdi.