İran’da gözaltı ve baskı dalgası büyüyor
İran ve Rojhilat Kürdistan kentlerinde son günlerde gözaltılar, ağır hapis cezaları, zorla kaybetmeler ve güvenlik operasyonları yoğunlaştı. Hak savunucuları baskıların muhalif sesleri susturmayı amaçladığını belirtiyor.
Haber Merkezi - İran’da güvenlik önlemlerinin artırılmasıyla birlikte çok sayıda kentte yeni bir gözaltı ve baskı dalgası yaşanıyor.
Son dört günde Tahran, Tebriz, Sine, Seqiz, Mehabad, Bokan, İze, Ehvaz, Şiraz, Sebzevar, Zahedan, Xaş, Fanûc, Mihristan, Nîmruz, Abdanan, Kirman ve Meşhed başta olmak üzere birçok kentte gözaltılar, mahkeme çağrıları, ağır cezalar ve zorla kaybetme vakaları rapor edildi.
Sine, Seqiz, Bokan, Mehabad, Cavanrud ve Pîranşar gibi kentlerde yoğun güvenlik önlemlerinin halk arasında kaygı yarattığı belirtiliyor. Son günlerde çok sayıda Kürt yurttaş, sivil toplum aktivisti ve öğrencinin gözaltına alındığı, ailelerin ise yakınlarının durumu hakkında bilgi vermemeleri yönünde baskıya maruz kaldığı kaydedildi.
Ayrıca İran Devrim Muhafızları tarafından öldürülen iki Yarsan kültür aktivistinin ailelerinin, taziye ve yedinci gün anması düzenlememeleri için tehdit edildiği bildirildi.
Aktivist gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü
Tebriz’de ise eski öğrenci konseyi sekreteri olan bir öğrenci aktivisti istihbarat güçleri tarafından gözaltına alınarak bilinmeyen bir yere götürüldü. Güvenlik güçlerinin, mahkeme kararı olmaksızın aktivistin evine baskın düzenlediği ve kişisel eşyalarına el koyduğu aktarıldı.
Belucistan’da baskınlar ve toplu gözaltılar
Belucistan’da da güvenlik önlemlerinin önemli ölçüde artırıldığı bildirildi. Yerel kaynaklara göre gece baskınları, toplu gözaltılar ve Beluç mahallelerinde yoğun askeri varlık sıradan hale geldi. Ailelerin, gözaltına alınan yakınlarının nerede tutulduğu konusunda bilgi alamadığı ifade ediliyor.
Kaynaklar, güvenlik güçlerinin mahkeme kararı olmadan operasyonlar düzenlediğini, kontrol noktaları kurduğunu, telefonları denetlediğini ve araç aramalarıyla olası protestoları engellemeye çalıştığını belirtiyor.
Kadın tutuklular üzerindeki baskı artıyor
İnsan hakları savunucuları, kadın tutuklulara yönelik ağır cezaların sürdüğüne dikkat çekiyor. Meryem Babacani’ye 32 yıl 6 ay 2 gün hapis cezası verilirken, İsfahanlı Bahai yurttaş Roya Estefar hakkında verilen 6 yıllık hapis cezası ve ek yaptırımlar istinaf mahkemesi tarafından onandı. Roya Estefar ayrıca 15 yıl boyunca sosyal haklardan mahrum bırakıldı.
Siyasi tutuklu Fatıma Sepehri’nin ailesi, açık kalp ameliyatı geçirmesine rağmen gerekli tedavi ve ilaçlara erişiminin engellendiğini açıkladı. Azade Yakubi’nin de acil tedavi ihtiyacına rağmen sağlık merkezlerine sevk edilmediği bildirildi.
Tahran’daki Evin Cezaevi kadınlar koğuşunda bulunan Gulrox İrai, Sukeyne Pervane, Şiva İsmaili ve Zehra Safai’nin de aralarında bulunduğu 10 siyasi tutuklunun, idam cezalarını protesto etmelerinin ardından telefon ve görüş haklarından mahrum bırakıldığı aktarıldı. Bazı kadın tutukluların açlık grevinde olduğu belirtildi.
Aktivistler, avukatlar ve öğrenciler hedefte
Tahran’da film yönetmeni Semire Nuruz Nasiri gözaltına alınırken, ressam Zehra Arefi Mehr mahkeme duruşmasının ardından tutuklanarak Terbet Haydariye Cezaevi’ne gönderildi. Zehra Arefi Mehr’in duruşmada avukat olmadan savunma yaptığı belirtildi.
Kirman’da avukat Fatıma Ruhende’nin tutukluluğu sürerken, insan hakları savunucuları bağımsız avukatlara yönelik baskının siyasi tutukluların savunulmasını zorlaştırmayı amaçladığını ifade ediyor. Son protestolar sırasında gözaltına alınan Afganistan yurttaş Humeyra Şerifi’ye de 5 yıl hapis cezası verildi.
Öte yandan Tahran ve çeşitli kentlerde öğrenci ve akademisyenlere yönelik yeni bir operasyon dalgası başlatıldı. Şerif Teknoloji Üniversitesi’nden bir öğrenci gözaltına alınırken, Arak Üniversitesi öğrencisi olan bir genç İsfahan’da sivil giyimli güçler tarafından gözaltına alındı. Kaynaklar, öğrencinin darp edildiğini ve ailesinin tehdit edildiğini aktardı. Abdanan’da ise Tahran Üniversitesi’nde doktora yapan bir öğrenci “rejim propagandası yapmak” suçlamasıyla savcılığa çağrıldı.
İşkence, zorla itiraf ve idam tehdidi
İnsan hakları örgütleri, gözaltındaki kişilere yönelik işkence ve zorla itiraf uygulamalarının sürdüğünü belirtiyor. Kazvinli Muzde Haşimi, sorgu sırasında ağır işkence gördüğünü ve itirafa zorlandığını açıkladı. Huzistan’da da benzer amaçlarla gözaltındaki protestoculara işkence yapıldığına dair raporlar yayımlandı.
Ayrıca Ahvaz’daki Şiban Cezaevi’nde tutulan bazı Arap siyasi tutuklular hakkında verilen idam cezalarının kesinleştiği, üç siyasi tutuklunun daha idam tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bildirildi. İsrail ile iş birliği suçlamasıyla yargılanan 20 yaşındaki ikiz kardeşler hakkında da idam kararı verildiği, kardeşlerden birinin diğerine karşı ifade vermesi için işkenceye maruz bırakıldığı öne sürüldü.
Uluslararası sessizlik eleştirisi
Uluslararası Af Örgütü, son açıklamasında ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın başlamasından bu yana siyasi gerekçelerle yargılanan en az 36 kişinin idam edildiğini duyurdu. Örgüt, bu davaların adil yargılama ilkelerinden uzak olduğunu belirtti.
Rapora göre en az 78 siyasi tutuklu ve protestocu idam riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Bunların 41’inin son protestolar sırasında gözaltına alınan kişiler olduğu belirtiliyor. İnsan hakları savunucuları, uluslararası toplumun sessizliğinin sürmesi halinde İran’da baskı, zorla kaybetme ve idamların daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.