İran’da 2025 krizi derinleşti: Kadınların ekonomik yükü artıyor
Yüksek enflasyon, işsizlik, internet kesintileri ve çarşıların kapanmasıyla ekonomik kriz derinleşirken, kayıt dışı sektörde çalışan kadınlar en ağır darbeyi aldı. Küçük esnaf ve seyyar satıcılar, geçim kaynaklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
BERŞENK DEVLETİYARİ
Haber Merkezi- İran, 2025 yılıyla birlikte ekonomik krizde yeni bir aşamaya girdi. Yüksek enflasyon, talep daralması, yaygın protestolar, internet kesintileri ve çarşıların kapanması bir araya gelerek özellikle kayıt dışı sektörde çalışan kadınların yaşamını zorlaştırdı. Küçük esnaf ve seyyar satıcılar, Newroz ve Ramazan dönemlerinin çakışmasıyla ekonomik daralmanın etkilerini derinden hissederken, kadınların kırılgan geçim kaynakları ciddi şekilde tehdit altında.
İran İstatistik Merkezi verileri ve Merkez Bankası’nın analiz raporlarına göre, 2025’in ikinci yarısında enflasyon oranı kış aylarında yüzde 45-50 arasında seyretti; bazı aylarda gıda enflasyonu yüzde 60’ı aştı. Petrol dışı ekonomik büyümenin sıfıra yaklaştığı ya da negatif olduğu tahmin edilirken, küçük ve orta ölçekli atölyelerin üretim endeksi düşüş eğilimi gösteriyor. Bu tablo klasik bir durgunluk görünümü sunuyor. Ancak kayıt dışı ekonominin ağırlığı ve geniş kesimlerin günlük yevmiyeye dayanması nedeniyle İran’da etkiler daha ağır hissediliyor. Seyyar satıcılar ve küçük esnaf yalnızca talep düşüşüyle değil, her yıl özellikle 20 Şubat–20/21 Mart arasında ve Newroz öncesinde zirveye ulaşan satış döngüsünün çökmesiyle de karşı karşıya kaldı.
Durgunluk ve kadınların kırılgan geçim kaynakları
İran ekonomisi son on yıldır kronik enflasyonla mücadele ediyor. Ancak 2025 kışını farklı kılan; yüksek enflasyon, fiili talep daralması ve piyasa hareketliliğindeki bozulmanın aynı anda yaşanması oldu. 2025’te belirlenen asgari ücret, bağımsız araştırma kurumlarının açıkladığı kentsel yoksulluk sınırının yarısından daha az kaldı. Düşük gelirli hanelerin harcama sepetinde gıdanın payı yüzde 40’ı aşmış durumda; bu da gıda fiyatlarındaki her artışın doğrudan geçim koşullarını etkilemesi anlamına geliyor.
Kadınlar kayıt dışı çalışıyor
İran’da sayıları 3 milyonu aşan kadın hane yöneticisi, en düşük gelir gruplarında yoğunlaşıyor. Kadınların işgücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 15 ve bunun büyük bölümü sigorta ve iş güvencesinden yoksun kayıt dışı işlerde gerçekleşiyor. Seyyar satış, mevsimlik kıyafet ve ucuz ev eşyası satışı, el işi ürünler ve ev yapımı gıda üretimi bu alanlar arasında. Bu işler, sınırlı nakit akışına ve sezonluk satışlara bağımlı. Tasarrufun ve banka kredisine erişimin olmaması nedeniyle birkaç günlük satış kesintisi bile günlük gıda temininin aksaması anlamına geliyor.
2025 kışında hane halkının alım gücündeki sert düşüş nedeniyle talep geriledi. Perakende satış endeksleri ve ticaret odalarının saha raporları, zorunlu olmayan tüketim mallarında belirgin düşüş gösterdi. Gelirinin büyük bölümünü Newroz öncesi kıyafet ve bayram malzemesi satışından sağlayan kadınlar için bu düşüş, basit bir dalgalanma değil varoluşsal bir tehdit niteliğinde.
Protestolar, kapanmalar ve gelir kaybı
Aralık 2025’in sonlarında birçok İran kentinde geniş çaplı protestolar yaşandı; çarşılar kapandı, aralıklı grevler ve ülke genelinde internet kesintileri meydana geldi. Güvenlik operasyonları ve şiddetli baskılar sonucunda binlerce sivil yaşamını yitirdi. Bu süreçte küçük işletmeler günlerce, hatta haftalarca faaliyet gösteremedi. Resmi ekonomideki fabrikalar mali rezervler ya da kredilerle üretim kaybını telafi edebilirken, kayıt dışı ekonomide çalışan kadınlar sınırlı sermayeleri nedeniyle en ağır darbeyi aldı.
Çarşıların kapanması, Newroz satış sezonunun fiilen gecikmesine yol açtı. Normalde Ocak ortasından itibaren küçük esnaf bayram hazırlıkları için sermaye biriktirir. Bu dönemde satışların durması, Mart ayında rekabet edebilmek için yeni ürün temin edememek anlamına geliyor. Yani protestolar yalnızca o aya ait gelirleri değil, Mart ayındaki kazanç kapasitesini de zayıflattı.
Haftalarca süren internet kesintileri ise çevrim içi satış kanallarını devre dışı bıraktı. Son yıllarda bazı kadın hane yöneticileri dijital medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden düşük maliyetli satış modellerine yönelmişti. İnternetin kesilmesi bu alternatif kanalı ortadan kaldırarak kadınları yeniden daralmış geleneksel pazara mahkum etti. Sermaye ve piyasalara erişimde zaten cinsiyet temelli ayrımcılığın bulunduğu bir yapıda, dijital kopuş kadınların daha da marjinalleşmesine yol açtı.
Talebin donması ve borç riski
Sendikalara dayanan gayriresmi raporlar, kıyafet ve ev eşyası satışlarında geçen yıla kıyasla ciddi düşüşler yaşandığını gösteriyor. Riyalin değer kaybı ve döviz kurundaki dalgalanmalar, ithal ve yerli malların fiyatını artırdı. Malları çoğunlukla taksitle ya da borçla alan kadın satıcılar aynı anda iki riskle karşılaştı: azalan satışlar ve artan borç yükü.
Siyasal ekonomi perspektifinden bakıldığında; yaptırımlar, bütçe açığı ve kur dalgalanmaları gibi makro şoklar, fiyat mekanizması ve talep daralması üzerinden kayıt dışı ve cinsiyet temelli sektörleri orantısız biçimde etkiliyor. Kadın hane reislerinin ne petrol gelirlerine ne de ayrıcalıklı kredi ağlarına erişimi var; kriz yükü en alt basamakta yoğunlaşıyor.
Mart ayı, İran’daki küçük işletmeler için yılın en karlı dönemlerinden biri. Ancak 2025’te Ramazan ayının da bu döneme denk gelmesi tüketim kalıplarını değiştirdi ve bazı sektörlerde durgunluğu artırdı. Son üç ayın ağır koşulları birçok küçük işletmenin dayanma gücünü zayıflattı; özellikle büyük kentler ve Tahran’da çok sayıda işletmenin kapandığına dair söylentiler yayılıyor. Protestolar, internet kesintileri, ekonomik durgunluk ve toplumsal yas atmosferi altında girişimciler yeni yıla toparlanamadan girdi.
Normal koşullarda Ramazan ile Newroz’un çakışması yalnızca satış modelini değiştirirdi; ancak durgunluk ve yas ortamında bu durum çift yönlü talep daralmasına dönüştü. Alım gücü düşen haneler Newroz harcamalarını kısarak temel ihtiyaçlara yöneldi. Küçük işletmelerin beklediği satışların önemli bir bölümü gerçekleşmedi.
2025’te birçok kadın için psikolojik ve ekonomik dayanak olan “İsfend umudu” döngüsü çöktü. Satış zirvesinin düşmesi, gelecek yıla dair beklentileri kararttı ve kadınların işgücü piyasasından çekilme ya da aşırı yoksullaşma riskini artırdı. Ocak–Mart 2025 dönemi, İran ekonomisindeki yapısal krizin yoğunlaşmış bir örneğini oluşturdu.
Kayıt dışı ekonomideki kadın satıcılar ve hane reisleri; mevsimsel talebe bağımlılık, tasarruf eksikliği, sosyal koruma yoksunluğu, piyasalara erişimde ayrımcılık ve çifte aile yükü gibi iç içe geçmiş kırılganlıklarla karşı karşıya kaldı. Son üç ay yalnızca gelir kaybı değil, ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli sembolik ve psikolojik sermayenin de aşınmasına yol açtı. Riskleri yeniden dağıtacak ve kayıt dışı sektöre hedefli destek sunacak reformlar olmaksızın, benzer baskıların yeni siyasal ya da toplumsal şoklarda yeniden yoğunlaşması olasılığı yüksek görünüyor.