İngillere’den Rojava çağrısı: Birleşik Krallık’ın Kürtlere destek verme yükümlülüğü bulunmaktadır
İngiltere’de iktidar ve ana muhalefette yer alan birçok siyasi parti ve Lord, Britanya Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’a Rojava için bir mektup gönderdi. Mektupta, “Birleşik Krallık’ın Suriyeli Kürtlere destek verme yükümlülüğü bulunmaktadır” denildi.
Haber Merkezi - Birleşik Krallık’a bağlı İngiltere, Kuzey İrlanda, Galler ve İskoçya’daki siyasal partilerden milletvekilleri ile Lordlar’dan oluşan 70’i aşkın isim, İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’a Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin bir mektup gönderdi.
Mektuba imza atanlar arasında, iktidardaki İşçi Partisi (Labour), ana muhalefet partisi Muhafazakârlar (Conservative), Liberal Demokratlar, Galler’den Plaid Cymru, İskoçya’dan Scottish National Party (SNP), Yeşiller Partisi (Green Party), Democratic Unionist Party (DUP) ile Kuzey İrlanda’dan Sinn Féin’e bağlı milletvekilleri ile Lordlar yer aldı.
‘Kürtler için derhal harekete geçin’
Mektupta, hükümetin Kürtler için derhal harekete geçmesini isteyen milletvekilleri ve Lordlar, “Bu ülke, yıllarca IŞİD terörüne karşı cesurca direnmiş sayısız Kürt kadın ve erkeğe minnettardır. Bu zor zamanda atılacak somut adımlar, onlara olan borcumuzun asgari karşılığıdır. Partiler üstü bir milletvekilleri ve Lordlar grubu olarak size yazıyoruz; çünkü Kürt topluluklarının gerçek ve yakın bir şiddet tehdidiyle karşı karşıya olduğu Kuzeydoğu Suriye’de hızla kötüleşen güvenlik durumundan endişe duyuyoruz” denildi.
‘HTŞ ile bağlantılı birimler sivillere şiddet uyguluyor’
Mektupta Suriye Demokratik Güçleri’ne (QSD) yönelik saldırılarla yüzbinlerce insanın göç etmesine değinildi. Mektupta, şu ifadelere yer verildi: “Son birkaç gündür, Batı destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) çekilmesinin ardından, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın yönettiği güçler Kuzeydoğu Suriye’de varlıklarını artırdı. Güvenilir raporlar siviller için ciddi bir risk olduğunu gösteriyor; yerel yetkililer ise 150 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildiriyor. Suriye makamları da kara mayınları ve patlamamış mühimmat uyarıları eşliğinde binlerce sivilin bölgeden kaçtığını doğruladı. QSD’nin çekilmesi, doğrudan Suriye Hükümeti güçlerinin saldırılarına yanıt olarak gerçekleşti; bu güçler arasında Hayat Tahrir el-Şam ile doğrudan bağlantılı birlikler de var. Bunlar Hamza Tümeni, Sultan Murad Tümeni ve Sultan Süleyman Şah Tümeni olup, sivillere yönelik şiddet içeren saldırılardaki rolleri nedeniyle Birleşik Krallık’ın yaptırım rejimleri kapsamında yer almaktadır.
‘IŞİD savaşçılarının geleceğine dair belirsizlik endişelere yol açmaktadır’
Özellikle QSD’nin El-Hol Kampı’ndan çekilmesi dikkat çekicidir. Bu kampta IŞİD bağlantılı aileler tutuluyordu ve çekilme, devam eden bombardıman ve Suriye Hükümeti güçlerinin saldırıları nedeniyle gerçekleşti. Benzer şekilde QSD, yaklaşık 2 bin IŞİD savaşçısının tutulduğu bildirilen El-Şeddadê Kampı’ndan da çekilmek zorunda kaldı. Bu IŞİD savaşçılarının geleceğine dair belirsizlik, bölgesel ve ulusal güvenlik açısından ciddi endişelere yol açmaktadır.
‘Birleşik Krallık’ın Suriyeli Kürtlere destek verme yükümlülüğü bulunmaktadır’
Kürtler bölgedeki Birleşik Krallık’ın en güçlü müttefikleri arasında yer alıyor. Kürtlerin Suriye’de IŞİD’i yenilgiye uğratırken gösterdiği olağanüstü kararlılık göz önünde bulundurulduğunda, Birleşik Krallık’ın Suriyeli Kürtlere destek verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Yaşanan gelişmeler yalnızca endişe beyanları ve gerilimi düşürme çağrılarıyla geçiştirilemez. Birleşik Krallık’ın, bölgesel ve küresel ortaklarıyla birlikte hareket ederek Kuzeydoğu Suriye’deki Kürt halkını koruyacak ve bölge için uzun vadeli, sürdürülebilir bir çözüm sağlayacak bir yanıtı hızla ve kararlılıkla koordine etmesi gerekiyor.”
Mektupta, hükümetten acil talepler ise şu şekilde sıraladı:
“* Sivillere yönelik şiddete karşı net bir duruş sergilenmesi ve Suriye’de tüm azınlık gruplarının haklarına saygı gösteren uzun vadeli bir siyasi çözümün desteklenmesi;
* Sivillere yönelik şiddetten sorumlu kişi ve kuruluşlara yönelik hedefli yaptırımların uygulanmasının değerlendirilmesi;
* Daha fazla askeri tırmanmayı önlemek ve sivilleri korumak amacıyla bölgesel ve küresel müttefiklerle diplomatik çabaların yoğunlaştırılması;
* Kuzeydoğu Suriye’deki topluluklara yeterli insani yardım sağlanması ve bu yardımın güvenli şekilde ulaştırılmasının temin edilmesi.”
Mektubun sonunda, bu zor dönemde atılacak somut adımların, IŞİD’e karşı savaşan Kürtlere karşı borcun asgari karşılığı olacağı ifade edildi.
Mektuba imza atan milletvekili ve Lordlar şöyle:
İşçi Partisi (Labour Party)
Luke Akehurst MP
Dr Rosena Allin-Khan MP
Dr Scott Arthur MP
Richard Baker MP
Alex Ballinger MP
Chris Bloore MP
Dawn Butler MP
Maureen Burke MP
Ruth Cadbury MP
Sarah Champion MP
Bambos Charalambous MP
Feryal Clark MP
Dr Beccy Cooper MP
Stella Creasy MP
Jim Dickson MP
Mary Kelly Foy MP
Daniel Francis MP
Terry Jermy MP
Kim Johnson MP
Peter Lamb MP
Siobhain McDonagh MP
John McDonnell MP
Navendu Mishra MP
Grahame Morris MP
Chi Onwurah MP
Kate Osborne MP
Toby Perkins MP
Marie Rimmer MP
Oliver Ryan MP
Sarah Smith MP
Alex Sobel MP
Kirsteen Sullivan MP
Henry Tufnell MP
Derek Twigg MP
Chris Webb MP
Nadia Whittome MP
Sean Woodcock MP
Muhafazakâr Parti (Conservative Party)
Gavin Williamson MP
Liberal Demokratlar (Liberal Democrats)
Daisy Cooper MP
Steve Darling MP
Andrew George MP
Ian Sollom MP
Yeşiller Partisi (Green Party)
Sian Berry MP
Carla Denyer MP
Adrian Ramsey MP
Baroness Bennett of Manor Castle
Baroness Jones of Moulsecoomb
İskoç Ulusal Partisi (SNP)
Chris Law MP
Noah Law MP
Plaid Cymru
Ben Lake MP
Llinos Medi MP
Liz Saville Roberts MP
Demokratik Birlik Partisi (DUP)
Jim Shannon MP
Baroness Foster of Aghadrumsee
Lord Elliott of Mickle Fell
Sinn Féin
Brendan O’Hara MP
Lordlar Kamarası üyeleri
Lord Alton of Liverpool
Baroness Carberry
Lord Cashman
Lord Doyle
Baroness Goudie
Lord Hain
Lord Hendy
Lord Khan of Burnley
Lord Kinnock
Lord Mann
Lord Moraes
Lord Moynihan
Lord Ranger
Lord Singh of Wimbledon