İbtisam Hüseyin’den kadınlara çağrı: Anayasal haklarımız için gücümüzü birleştirmeliyiz

Yeni Suriye anayasasında kadın haklarının güvence altına alınması için tüm kadınları güçlerini birleştirmeye çağıran Qamişlo’dan İbtisam Hüseyin, kadınların aktif katılımının demokratik toplumun inşasında kritik olduğunu vurguladı.

ESMA MUHAMMED

Qamişlo – Kadın hakları, adil ve demokratik bir devletin inşasının temel direklerinden biri olarak görülürken, yeni Suriye anayasasının hazırlanmasına yönelik tartışmaların da merkezinde yer alıyor. On yıllar boyunca ötekileştirilme ve karar alma mekanizmalarından dışlanma ile karşı karşıya kalan kadınlar için, haklarının anayasal güvence altına alınması siyasi ve toplumsal yaşama aktif katılımlarının sağlanması açısından vazgeçilmez bir adım olarak değerlendiriliyor. Suriye’nin geleceği ve kurulacak siyasi sistemin niteliğine dair tartışmalar yoğunlaşırken, kadın haklarının yeni anayasa sürecinde en çok öne çıkan başlıklardan biri olduğu belirtiliyor. Kadın haklarının anayasal çerçeveye dahil edilmesi artık yalnızca hukuki bir talep olarak değil, adalet, eşitlik ve fırsat eşitliği temelinde demokratik bir devlet kurmanın zorunlu şartlarından biri olarak görülüyor. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentinden İbtisam Hüseyin, konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

‘Kadınlar siyasi dengelerde önemli dönüşümlere yol açabilir’

İbtisam Hüseyin, kadınların güçlenmesine yönelik bazı siyasi çevrelerde görülen çekincelerin, aslında kadınların artan farkındalığı ve toplumsal etkisinden duyulan endişeyi yansıttığını belirtti. Bazı güçlerin kadın haklarının anayasaya dahil edilmesine karşı çıkmasının arkasında, kadınların haklarını ve yeteneklerini fark etmeleriyle birlikte kamusal alanda daha güçlü bir şekilde yer almalarından duyulan gerçek bir korku olduğunu ifade eden İbtisam Hüseyin, özellikle kadınların geleneksel sistemlerin onlarca yıl boyunca dayattığı kısıtlamaları aşmasının bu kaygıları artırdığını söyledi. İbtisam Hüseyin’e göre, kadınların kamusal ve siyasi yaşama aktif katılımı, mevcut toplumsal ve siyasi dengelerde önemli dönüşümlere yol açabilecek bir potansiyele sahip.

Kadın haklarının anayasal olarak tanınmasının yalnızca hukuki bir düzenleme olmadığını belirten İbtisam Hüseyin, bunun kadınların siyaset, ekonomi ve toplumsal yaşamda etkin biçimde yer almasının önünü açacak önemli bir adım olduğunu vurguladı. İbtisam Hüseyin, “Bu katılım gerçekleştiğinde, uzun yıllardır erkeklerin egemenliğinde olan geleneksel güç yapısının yeniden şekillenmesine katkı sağlayacaktır” dedi. Kadın haklarının güvence altına alınmasının, kadınlara karar alma ve etki alanlarında yer alabilmeleri için yasal ve siyasi araçlar sunacağını ifade eden İbtisam Hüseyin, bazı siyasi çevrelerdeki endişelerin de büyük ölçüde bundan kaynaklandığını dile getirdi.

‘Kadınları dışlamak, aslında toplumun yarısını dışlamaktır’

İbtisam Hüseyin, kadınların artan farkındalıkları ve güçlü iradeleriyle eşitlik ve dengeye dayalı demokratik bir toplumun inşasında önemli bir rol oynayabileceklerini belirterek şunları söyledi:

“Toplumda gerçek özgürlükten söz etmek, kadınlar inşa ve değişim sürecinin temel ortakları olmadıkça mümkün değildir. Kadınları dışlamak, aslında toplumun yarısını dışlamak ve toplumun gelişme kapasitesini zayıflatmak anlamına gelir. Özgür bir toplumun temeli, kadınların rolünü tanıyan ve haklarına saygı duyan demokratik bir aileyle başlar. Kadınlara hak ettikleri yer verildiğinde bunun olumlu etkileri tüm topluma yansır. Tarih boyunca kadınların karşı karşıya kaldığı dışlanma ise geçici bir durum değildir. Bu durum, kadınların rolünü yalnızca üreme ve ev işleriyle sınırlayan dar bir anlayışın ve onları bilinçli şekilde siyasi ve toplumsal etki alanlarından uzak tutan uzun bir sosyal ve kültürel politikalar sürecinin sonucudur.”

Kadın haklarının anayasada yer alması

Tarih boyunca birçok gücün kadınların değişim yaratma potansiyelinden korktuğunu kaydeden İbtisam Hüseyin, “Kadınların sessiz ve etkisiz kalması için uzun yıllar boyunca çeşitli politikalar yürütüldü. Bugün bazı tarafları endişelendiren şey ise kadın haklarının anayasal metinlerde açık bir şekilde yer alması ve kadınların devlet ile toplumun yönetiminde gerçek ortaklar haline gelme ihtimalidir. Bazı güçler, kadının rolünün yalnızca evle sınırlı olduğu ya da kurumları yönetme konusunda yeterli olmadığı gibi sosyal veya dini gerekçeler öne sürerek kadınları liderlik pozisyonlarından uzak tutmaya çalışıyor. Oysa bu söylemler, kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığını engellemek için kullanılan bahanelerden ibarettir” sözlerine dikkat çekti.

İbtisam Hüseyin, bu tür argümanların kamusal alanı yalnızca erkeklere ayırmayı ve kadınların etkili pozisyonlara ulaşmasını engellemeyi amaçladığını söyleyerek, “Bugün birçok siyasi kurumda kararlar hala kadınların gerçek katılımı olmadan alınıyor. Kadınların varlığı çoğu zaman sembolik bir temsille sınırlı kalırken, gerçek karar alma süreci dar bir erkek çevresinin elinde bulunuyor. Bu gerçekle yüzleşmek, kadınları güçlendirmek ve toplumsal farkındalığı artırmak için çalışan kadın kurumları ve örgütlerinin rolünü daha da güçlendirmeyi gerektiriyor. Kadınların birliği ve dayanışması, dışlama girişimlerine karşı güçlü bir dayanışma zemini oluşturabilir” şeklinde konuştu.

Kadınlara çağrı

Mevcut sürecin kadınlar için tarihi bir fırsat olduğunu vurgulayan İbtisam Hüseyin, sözlerini şöyle tamamladı: 

“Bugün içinde bulunduğumuz dönem, kadınların haklarını taviz vermeden talep etmeleri ve bu hakları kalıcı şekilde güvence altına almaları için önemli bir fırsattır. Bu nedenle tüm kesimlerden kadınları, yeni Suriye anayasasında ve toplumsal kurumların tamamında adil ve gerçek bir temsil sağlamak için güçlerini birleştirmeye çağırıyorum. Kadınlar iradeleri ve güçleriyle, adalet, eşitlik ve toplumun tüm bileşenleri arasında gerçek bir ortaklığa dayanan demokratik bir toplumun inşasına etkin biçimde katkıda bulunabilir. Kadınların sesinin bugün güçlü bir şekilde duyulması, geçmişte yaşanan dışlanma ve ötekileştirilmenin yeniden yaşanmaması için hayati önem taşımaktadır.”