Cezayirli kadınlardan yangından etkilenenlere ‘Onur Çantası’ desteği

Cezayir’in Cijel ve Bicaye kentlerinde meydana gelen yangınlardan etkilenen kadın ve kız çocukları için başlatılan ‘Onur Çantası’ girişimi, temel hijyen ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor.

Cezayir - “Birlikte Daha İyi Bir Geleceğe Doğru” girişimi, AVIFE Vesile Ağı ve Cezayir Feminist Gazetesi (Le JFA), Cijel kentinin çeşitli bölgelerinde meydana gelen yangınlardan etkilenen kadın ve kız çocukları için “Onur Çantası” adıyla kadın dayanışmasına dayalı bir yardım kampanyası başlattı. Kampanya daha sonra Bicaye kentine de yayıldı.

Birlikte Daha İyi Bir Geleceğe Doğru girişiminden Farah Lina Şebbub, ajansımıza yaptığı açıklamada, “Onur Çantası” fikrinin en fazla zarar gören bölgelerdeki kadınların ihtiyaçlarını anlamaya yönelik çalışmalar sonucunda ortaya çıktığını söyledi.

Yangınların ardından Cijel’de yaşayanlarla iletişime geçtiğini belirten Farah Lina Şebbub, kadın ve kız çocuklarının genel ihtiyaçların yanı sıra kişisel hijyenle ilgili bazı ürünleri talep etmekte zorlandıklarını fark ettiğini ifade etti.

Bazı muhafazakâr bölgelerde kadınların bu tür ihtiyaçlarını dile getirmekten çekindiğini belirten Farah Lina Şebbub, bunun üzerine kadınların mahremiyetini koruyacak bir yardım yöntemi geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Bu kapsamda Cezayir Feminist Gazetesi ile iletişime geçilerek, kadın ve kız çocuklarının özel ihtiyaçlarını içeren “Onur Çantası” girişimi hayata geçirildi.

Girişimin ardından kadın iç giyim ürünleri ve hijyen malzemeleri sağlayan markalar ve özel kuruluşlarla iletişime geçildi. Farah Lina Şebbub, çağrıya kısa sürede olumlu yanıt verildiğini ve bağışçıların sayısının giderek arttığını belirtti.
AVIFE Vesile Ağı da kurum ve şirketlere girişime katkı sunmaları için resmi çağrıda bulunurken, Cezayir Feminist Gazetesi ise diğer katılımcılarla koordinasyon içerisinde lojistik ve hazırlık çalışmalarını üstlendi.
‘Kolektif bir kadın emeği’

 Bağış toplama çalışmaları kısa sürede farklı bölgelerden kadın aktivistlerin, mücadele yürüten kadınların ve gönüllülerin katıldığı kolektif bir dayanışma faaliyetine dönüştü. Çok sayıda kadın, yardımların ayrıştırılması, düzenlenmesi ve paketlenmesi için saatlerce çalıştı.
Ekonomik kuruluşlar da yardımların taşınmasına destek vererek, bağışların toplanması ve yangından etkilenen bölgelere ulaştırılması çalışmalarına katkı sundu.

İlk kadın dayanışma konvoyu 1 Eylül günü Cijel’e doğru yola çıktı. Yardımların, Tahir yakınlarındaki köyler ve dağlık bölgeler dahil olmak üzere yangından etkilenen alanlara ulaştırılması hedefleniyor.

Girişimi yürüten kadınlar, dayanışmanın afetin ilk günleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Okulların açılmasına kısa bir süre kala birçok ailenin evini, malını ve geçim kaynaklarını kaybettiğini, bazı çocukların ise aile üyelerini yitirdiğini belirtiyorlar.
Bu nedenle kampanya kapsamında temel ihtiyaçların yanı sıra okul malzemeleri ve ilaç desteği için de çağrıda bulunuluyor. Bağışların güvenilir iletişim noktaları aracılığıyla köy ve diğer etkilenen bölgelere ulaştırılması planlanıyor.
‘Gerçek dayanışmanın gösterişe ihtiyacı yok’
 “Onur Çantası” girişimi, maddi yardımın yanı sıra etkilenenlerin onurunun ve mahremiyetinin korunmasını da temel bir ilke olarak görüyor. Girişimi yürüten kadınlara göre, kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı acılar fotoğraf veya gösteri malzemesine dönüştürülmemeli.
Bu nedenle yardım çalışmaları, kadınları utandırmadan, görüntülerini çekmeden ve özel yaşamlarını ihlal etmeden yürütülüyor. Girişim, gerçek dayanışmanın gösterişe ihtiyaç duymadığı ve yardım alan kadınların onurunun her türlü dayanışma faaliyetinin merkezinde yer alması gerektiği anlayışına dayanıyor.

Farah Lina Şebbub, bu çalışmanın yalnızca bağış toplamaktan ibaret olmadığını; aktivistlerin, gönüllülerin, bağışçıların, kurumların ve farklı ortakların bir araya geldiği kolektif bir kadın dayanışması deneyimi olduğunu vurguladı.

“Onur Çantası” aracılığıyla kadın girişimleri, afet dönemlerinde kadınların gerçek ihtiyaçlarına yanıt veren, kolektif emeğe dayanan ve yardım ulaştırırken ihtiyaç sahiplerinin mahremiyetini ve onurunu koruyan bir dayanışma modeli oluşturmaya çalışıyor.