Yapay zeka ve çocuklarda sosyal izolasyon tehlikesi
Gazeteci Viyan Kemal, denetimsiz yapay zeka ve teknoloji kullanımının çocuklarda sosyal izolasyona ve dil gelişiminde gecikmeye yol açtığını belirterek; ailelere ve eğitim kurumlarına bilinçli kullanım ile etkili denetim çağrısında bulundu.
HÊLİN AHMED
Silêmanî- Teknolojinin hızla gelişmesi ve yapay zeka kullanımının yaşamın her alanına yayılması, çocukları da bu dijital dönüşümün merkezine yerleştirdi. Bir yandan çocukların bilgiye erişimi, öğrenmesi ve yeteneklerini geliştirmesi için önemli kapılar aralayan bu teknolojiler; diğer yandan sınırsız ve denetimsiz kullanım nedeniyle çocukların ruhsal, fiziksel ve zihinsel gelişimini tehdit ediyor. Çocukları dijital dünyadan tamamen soyutlamak imkânsız olsa da, özellikle erken çocukluk döneminde doğru sınırların konulması ve bilinçli bir denetim mekanizmasının kurulması hayati önem taşıyor.
Gazeteci Viyan Kemal, bir anne ve medya emekçisi olarak çocukların gözetimsiz bir şekilde yapay zeka ve dijital araçlarla baş başa kalmasının yarattığı tehlikelere dikkat çekiyor. Viyan Kemal, çocukların teknolojiden yararlanabilmesi için ailelerin, okulların ve eğitim kurumlarının ortak bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak, bu sürecin çocukların toplumdan kopmasına ve aile içi bağların zayıflamasına yol açmaması gerektiğinin altını çiziyor.
‘Yapay zeka çocukları toplumdan koparıyor’
Yapay zekanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Viyan Kemal, teknolojinin süzgeçten geçmeden çocukların hayatına girdiğini şu sözlerle ifade ediyor:
"Günümüzde yapay zeka dalga dalga yayılarak çocuklarımızın önüne geliyor. Çocukların günlük işlerde ve bilimsel araştırmalarda yapay zekadan yararlanması elbette olumlu bir adımdır. Ancak çocukların karşısına çıkan içeriklerin büyük bir kısmı ikincil ve zararlı niteliktedir. Bu durum çocukları sosyal izolasyonla karşı karşıya bırakıyor; teknolojiye bağımlı hale gelen çocuk, toplumdan ve akranlarından uzaklaşıyor. Bu akımı tamamen engellemek mümkün değil; ancak planlı, sistemli bir zaman yönetimiyle çocuğun sosyal yaşamın içinde kalması ve yapay zekayı yalnızca bilinçli bir öğrenme aracı olarak kullanması sağlanmalıdır."
‘Çocuklar denetimsiz içeriklerle sağlıksız eğitime maruz kalıyor’
Erken yaşta elektronik cihaz kullanımının çocuk gelişimine zararlarına dikkat çeken Viyan Kemal, çocuk doktorlarının da bu konudaki uyarılarını hatırlatarak, "Uzmanlar, çocuklardaki konuşma gecikmelerinin temel nedenlerinden birinin erken yaşta maruz kalınan ekran süresi olduğunu belirtiyor. Dijital platformlarda hiçbir sansürden geçmeyen animasyonlar çocukların eline ulaşıyor. Çocuk, henüz süzgeç yeteneği gelişmediği bu yaşta her bilgiyi filtresiz bir şekilde zihnine kaydeder ve sağlıksız bir eğitime maruz kalır. Üstelik birçok animasyon ve içerik, aile içi çatışmaları ve şiddeti barındırıyor. Yeni nesli korumak için bu içeriklerin denetlenmesi şarttır. Okullar ve eğitimciler de çocukları sosyal medyanın ve dijital araçların tehlikelerine karşı bilinçlendirme konusunda aktif rol oynamalıdır" diyor.
Bilinçli annelik ve toplumsal sorumluluk
Toplumun dijital tehlikeler konusunda daha duyarlı olması gerektiğine işaret eden Viyan Kemal, kendi annelik deneyimini ve çözüm önerilerini şu sözlerle paylaşıyor:
"Bir anne olarak çocuklarımın belirli bir yaştan sonra teknolojiye erişimine izin veriyor, doğru ile yanlışı onlara bizzat gösteriyorum. Onları sağlıklı içeriklere yönlendiriyor ve bir gözlemci olarak sürekli takip ediyorum. Çocuk iyi ile kötüyü kendi başına ayırt edemez; bu nedenle rehberlik etmek bizim sorumluluğumuzdur. Bugün psikiyatri kliniklerinde çok sayıda çocuk ve genç olduğunu görüyoruz. Eğitim kurumlarının bu kriz durumuna karşı müdahale etmesi, okullarda bilinçlendirme derslerine yer vermesi gerekiyor. Umuyorum ki tüm kesimler bu konuda sorumluluk bilinciyle hareket eder."