Kadınlardan süreç için ‘hakikat komisyonu’ çağrısı

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, barışın sağlanması için kadınlara yönelik militarist şiddetin araştırılması ve yargılanmasını istedi. İnisiyatif, kadın hakikat komisyonlarının kurulması, siyasi tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Haber Merkezi– Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Türkiye’de barış sürecinin kalıcı hale gelmesi için kadınların yaşadığı savaş ve militarist şiddetin görünür kılınması gerektiğini belirterek, kadın hareketinin oluşturacağı bağımsız hakikat komisyonlarının resmen tanınmasını istedi. İnisiyatif, kadınlara yönelik şiddetin cezasız bırakılmasına son verilmesi ve demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, barış sürecine ilişkin değerlendirmelerini Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı. Çok sayıda kadının katıldığı toplantıda ortak açıklamayı inisiyatif adına Eylül Soyluoğlu okudu.

‘Barış silahların susmasından ibaret değil’

Meclis’te kabul edilen çerçeve yasanın 40 yıllık çatışmanın sona erdirilmesi açısından önemli bir ilk adım olduğunu belirten Eylül Soyluoğlu, barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını ifade etti.

Eylül Soyluoğlu, kalıcı barışın demokratikleşme adımlarıyla desteklenmesi ve çatışmaya neden olan tarihsel ve toplumsal koşulların ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını söyledi. Söz konusu yasal adımı, barışın inşası ve uzun soluklu demokratikleşme mücadelesinin başlangıcı olarak değerlendirdiklerini belirten Eylül Soyluoğlu, halkların barış talebini güçlendirecek demokratik adımların hızla atılmasını istedi.

‘Kadın hareketi sürecin asli bileşeni olmalı’

Meclis’te oluşturulacak izleme komisyonu ve koordinasyon kurulunun alt kurul ve mekanizmalarında yer alma kararlılığında olduklarını ifade eden Eylül Soyluoğlu, kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız izleme komisyonunun sürecin resmi muhatabı ve bileşeni olarak tanınması gerektiğini söyledi.

Eylül Soyluoğlu, yargı ve güvenlik bürokrasisi başta olmak üzere devlet kurumları ile siyasetçilerde yasanın “bir başlangıç değil, sonuç olduğu” yönündeki anlayışın somut sonuçlarını kadınların siyasal mücadelesine yönelik cezalandırma politikalarında görmeye devam ettiklerini ifade etti.

Yasanın kabul edilmesinden günler önce kadın özgürlük mücadelesinin ve TJA’nın aktivistlerinden Ayşe Gökkan’ın yeniden 19 yıldan fazla hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatan Eylül Soyluoğlu, Halep’te cihatçı çetelerin Kürt halkı ve Kürt kadınlarına yönelik işkencelerine karşı saçını ören hemşire arkadaşlarının da birkaç gün önce meslekten men edildiğini belirtti. Eylül Soyluoğlu, bu tür antidemokratik uygulamaların sürecin gereklerine uygun şekilde sonlandırılması gerektiğini vurguladı.

‘Kadınlara yönelik devlet şiddetinde cezasızlık sona ermeli’

Eylül Soyluoğlu devamında şunları söyledi:

“Kürt kadınlara yönelen erkek devlet şiddetine, üniformalı erkek şiddetine yönelik cezasızlık politikalarına son verilmesini istiyoruz. Devlet personeli, yargı-kolluk ittifakıyla örtbas edilen kadın cinayetlerinin tüm failleri ve destekçileri ortaya çıkarılmalı. Savaş yılları boyunca kadınlara yönelen militarist şiddetin sorgulanması ve yargılanması için kadın hareketinin oluşturacağı kadın hakikatleri komisyonlarının resmen tanınması ve gerekli belgelere ulaşması sağlanmalı. Kadınların yaşamına doğrudan tehdit oluşturan, erkek devlet şiddetini besleyen koruculuk ve bekçilik sistemleri derhal kaldırılmalı. Aynı zamanda demokratik siyasetin önünün açılması için kayyum uygulamalarına derhal son verilmeli, tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engel olan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) tüm sonuçlarıyla iptal edilmeli, barış için sorumluluk üstlenen sivil inisiyatifler yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Ve Meclis Komisyon raporunda da belirtildiği üzere AYM-AİHM kararları derhal uygulanmalı ve hasta mahpuslar öncelikle derhal serbest bırakılmalıdır. Demokratik bir dönüşümü her düzeyde mümkün kılana kadar alanlarda, masada ve barışın her adımında var olmaya devam edeceğiz. Gerçek bir barış için kadın dayanışmasıyla mücadeleye devam!”

Açıklama, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla sona erdi.